Çırê Musyon

16 Ekim 2017 Pazartesi

Milli ordu şarttır




Yıl 1988,
Halepçe katliamının üzerinden henüz beş ay geçmişti. Güneyden kuzeye yüzbinler göç etmisti. O yılın Agustos ayında beş günlüğüne arkadaşımız Azat Sagnıca misafir olmak için Tatvana gitmiştik.
Azad'a,
babanız feqiye bir gece misafir olup sohbet etmek istiyoruz dedik.
Azat bu istegimizi babası rahmetli Feqi Hüseyine iletmiş, o dönem Kürtce Ferheng çalışması yapan Feqi ,birkaç saatliğine ertesi gün bizi evinde ağırlayabileceğini kabul etmişti.

Ertesi gün altlı üstlü oturan Azat'la birlikte feqi'ye misafir olduk.
Feqi önce Kürtçe bilip bilmediğimizi sordu.
Bilmiyorsanız sizinle konuşmak istemiyorum diyerek birden kestirip attı.
Feqi nin bu tavrına o zaman çok şaşmıştık.
Kendisine anadilimiz Zazakiyi biliyoruz diyince sevindi.
Bize zazaki bilmedigini söyleyerek tabiri caizse düşmanın diliyle bizimle konusmayı kabul etti.
Çok sevinmiştik.
Çok güzel doyurucu ve bilgilendirici bir sohbet yapmıştık.

Konu Güneyden Kuzeye göç eden kürtler olunca, keşke hepsini öldürseydiler bu utancı yaşamasaydık. Bunların hepsi haindir dedi..
Güneyi terk etmeyip savaşan peşmergeleri övdü.
Milli ruh böyle birseydir dedi.
O dönemlerde kuzeyde ,PKK de varlığını iyice hissetirmeye başlamiştı.


Feqi önce Pesmerge ile gerilla kıyaslaması yaptı..
Peşmergenin ailesine ve topragina bağlı yaşam sürdüğü için, savaş gücünün gerilla kadar olmadığını savundu. Ve Peşmerge tehlikeyi gödüğünde ailesini kurtarmak ve yer değiştirmekte tereddüt etmez demişti.
Gerilla için ise durum tam tersidir demişti..Aile ve toprağa bağlılık yoktur. Bu nedenle savaş gücünün peşmergeden daha yüksek düzeyde olduğunu ifade ediyordu.

Bunları niye anlattım?
Dağınık ve partilere bağlı güçlerle ulusal cephe olmadan basarıyı yakalamak imkansızdır.
Bağımsızlığı programlarına alan Güney Kürdistanlılar için dağınık peşmerge gücü yerine „De Facto“ durumu korumak için düzenli ve milli bir orduya ihtiyac vardır.
Mücadele tarihimiz son Kerkük hadisesi ile bize bir kez daha göstermiştir.
Partilere başlı peşmerge ve gerillalarla zafer kazanılmaz..İç ihanetleride eklersek dağınık ve bağımlı güçlerle başarı şansıda yoktur. Zaten Kürdistanın özgün konumuda buna imkan vermiyor.
Ismail Besikcinin dedigi gibi Kürdistanın sömürge koşulları ile dünyanın değişik coğrafyalarındaki sömürgelerin koşulları farklıdır. Kürdistan devletlerarası bir sömürgedir.„Devletlerarası sömürge Kürdistan“ Bütün düşmanlarımızın Kürdistanda çıkarları vardır..
Bir tek düşmanı yoktur birden fazla onlarca düsmanı vardır. Savaşan güçler hangisine karşıç getirsinler?
Buna rağmen Kürdistanın mücadele tarihi ikiyüz yıllıktır.

Güney Kürdistan ve Güneybatı Kürdistanda(Rojava) yaşanan gelişmeleri irdelersek son iki yılda yaşanan gelişmeler bize doğruları bazı gercekleri görmemizide sağlar.
Uluslararası güclerin desteği şarttır.
Güneybatı Kürdistanda ABD ve Koalisyon güçleri başta YPG olmak üzere diğer gruplardanda oluşturdukları orduyu silah ve cephane ile donatarak ,ateş gücü yüksek bir orduya dönüştürdüler.
Güney Kürdistanda bu potansiyel daha fazladır ancak dağınıktır.
Güneyli silahlı gruplardan ateş gücü yüksek yüzbinler ordusu pekala kurulabilir..
15 yıllık De Facto devlet bunu başaramadığı için Kerkükte bir grubun ihaneti sonucu hüsrana uğramıştır.


Milli ordunun kurulması elzemdir. Aksi halde yakalanan firsat tekrar yitirilir.

11 Ekim 2017 Çarşamba

Türkler Kürtlerden hic bu kadar korkmamisti.

Türkler ve Kürtler kardestir.

Türk siyasilerin ve akademisyenlerinin dilinden sikca düsen cümleler bunlar.
Iyi güzelde,
peki Kürtler kendi gelecekleri hakkinda karar alinca niye asariz keseriz,ekmek vermeyiz,suyunuzu keseriz tehditlerini savurdunuz?
Insan kardeslerinin gelecegini istemez mi, yada kardeslerini asar keser mi,ekmeksiz ve susuz birakir mi hic?
Demek kardes degilmisiz..
Olsaydik bu kadar pervarsiz davranmazdiniz.
Referandum yaptik kizdiniz,köpürdünüz hatta o kadar seviyesizlestiniz ki birakin Kürtleri dünyayi bile kendinizden nefret ettirdiniz.
İSİD'i yendik..
Vay siz nasil ISID'i yenersiniz diye acik acik arka cikmaya basladiniz.
Kerkük'ün % 70 i Kürt olmasina ragmen,
Kürtlerin olmasin kimin olursa olsun diyorsunuz.
Sizin olursa oraya yavru kurtlari göndeririz sizi öldürsünler diyorsunuz.

Sizin dostlugunuza degil biz,
hic kimse inanmiyor..
Bütün dünyayi kendinize düsman ettiniz.
Batili dostlariniz bir bir sizi terkettiler.
Küfür ettiginiz, asagiladiginiz devletlere sigindiniz imdat diyorsunuz.

Esed'e etmediginiz küfür kalmadi , geri tepince Tal Abyad,Carablus simdide Esed icin Idlibde savasacagiz diyorsunuz.
Rusyanin Ucagini düsürdünüz, basladiniz efelenmeye..
Yine gelse yine düsürürüz dediniz.
Putine yok efendim natasalardan mi korkacagiz dediniz.
Elcilerini evinizde öldürdünüz bu utanc verici bir durumdu..
Is ciddilesince kosup Putinden merhamet dilediniz.

Kürt güçleri ilerledikçe siz rahatsız oldunuz.. Menbic,Rakka ve diger sehirler ISID'in elinde kalsaydı  sesinizi  cikarmaz ve Suriye'ye girme gereği bile duymazdınız..
25 milyon Kürt vatandaşınız var..Bu vatandaşlarınıza hiç değilse biraz saygınız olsun.. Vatandaşlarınızın akrabalarının yönetimi ele geçirmesi çıkarlarınız gereği sizide sevindirmeliydi..

Hani etle tırnak gibiydik ve kardestik.
"Türk Kürt kardestir istemeyen kallestir"diyorsunuz ya..
Sizinki düpedüz kalleşliktir..
Insan kardeşinin başarısına sevinmezmi?
Sahi, biz Kürtler hep sizinle beraber yürümedikmi ,en zor anlarınızda bile?
Siz ne yaptınız?
Ayağınız sağlam yere basar basmaz Kürdü red ve inkar etmeye başladınız..
Kürdü dağ Türkü yaptınız.
Kart kurt ses çıkaran millet yaptınız.
Eşkıya,haydut,harami,sergerde, en sonda terörist yaptınız..
Bu kadar aşağılanmaya kim dayanır, siz olsaydınız bunları kabul edermiydiniz?
Sizin kabul etmediğinizi biz niye kabul edelim?

Bize ait olan herşeyi tasarufuna alacaksın,bize dilini zorla konuşturacaksin, ama benimkine yasak koyacaksın.
Dilinden çocuklarimıza eğitim vereceksin, benim dilimdede eğitim  yasak olacak.
Bizim köy,kasaba ve şehirlerimizin adınıda değiştireceksin,yetmezmiş gibi dağlarımızın,ovalarımızın,nehirlerimizin,adınıda değişeceksin,eskiye yani bize  ait olan herşeyi yasaklayacaksın..
Hatta Istanbul,Ankara,İzmir,Antalya,Bursaya çalışmaya,okumaya ve gezmeye gelen insanlarımız kendi dilinden konuştuğu zaman linç edeceksin, gece yatarken benzin döküp yakacaksın..
Dünyanin neresinde bir Türk varsa yardimına koşacaksın,kürdün burnunun dibindeki akrabasını öldüreceksin,şehir ve kasabalarını bombalayacaksın, gerektiğinde sürgün edeceksin..
Dünyanin neresinde devlet kursaniz yikarız diyeceksin,bütün bu kötülüklerinden sonra utanmadanda Kürtlere kardeşlerimiz diyeceksin..


Kürtler kendi topraklarını katil sürülerinden geri aldıkça..
Siz üzülüyorsunuz ..
Kürtler kendi toprakları üzerinde özne olmak istiyor..
Siz olmaz diyorsunuz.
Kürtler kiminle dost olmaya kalksa, gidip rüşvet verip o dostluğu hemen bozuyorsunuz..
Yeryüzünde bir halka kardeşim deyip ona kötü davranan sizden başka bir millet varmidir?
Dünya alem sizi I.Cihan harbinde terketti..
Kürtler sizi yine terketmedi, keşke etseydiler. Hiç değilse bu zulmü yaşamayacaktılar.
Bugün Ortadoğuda Kürtlere yeni bir fırsat doğdu..Onuda ortadan kaldırmak için elinizden ne geliyorsa yapıp engellemeye çalışıyorsunuz...
Kötülük tanrısına bile rahmet okutursunuz..


Hata sizde degil bizim eşeklerde..
Bütün aşağılamalarınıza rağmen size kapikulu olmaktan vazgeçmiyorlar..Sizin hizmetinizde olmalarına rağmen  onlarada terörist diyorsunuz..
Sizden saygı falan inanın beklemiyoruz, biraz insan olun yeter..
En çokta sizin kuyruğunuz olan size hizmet eden karaktersiz Kürtlere kızıyorum..
Bu kadar burunlari yere sürüldüğü halde  arlanmıyorlar..
Onlara kökünüzü getireceğim diyorsunuz, onlar eline bayrak alip sizin icin nöbete kosuyorlar..
Bazilarida ortak vatan diyor, hatta yetmezmis gibi Musul,Kerküküde Misak-i Milli icine alacağız diyorlar..

Siz onlarin kökünü kaziyorsunuz , onlar hala  sizden ayrilmayiz diyorlar..
Bütün bu yaşadıklarına rağmen
Kusur sizde değil size sülük gibi yapışmış biz Kürtlerdedir.