Çırê Musyon

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Türkiye ve Iran ne yapabilir?

Türkiye ve Iran'in cabalari beyhudedir.
Kürdistana karsi bir takim müeyyideler koyabilirler fakat engelleyemezler.
Cünkü Kürt Bagimsizliginin arkasindaki en büyük güc batidir.

Rusya ile imzalanan S 400 füzeleri anlasmasi, Türkiye ile bati arasindaki baglari tamamen kesme noktasina getirmistir.
Bu ABD ve batinin keyfinide kacirmis durumdadir.
Batinin cikarlarina ters düstügü icin yakin gelecekte NATO dan cikarilacagida bile düsünülmektedir.
Bu nedenle NATO karargah ve üslerinin Ortadogunun merkezinde yani Kürdistana tasinmasi yüksek ihtimaller dahilindedir. Bu Kürdistanin korunmasi icinde büyük önem tasimaktadir.

Iran ile Türkiyenin öyle Güney Kürdistan topraklarinda ortaklasa harekat düzenlemeleride bir isgal provasi oldugu icin bati tarafindan pek hos karsilanmadigi gibi müdahale sansinida dogurur. Cünkü Kürdistan ortadoguda batinin elindeki tek sicrama noktasi oldugu icin stratejik önemede sahiptir. Türkiye ve Iranin ortak bir harekati ABD ye ortadogudan cik demektir. Buda pek mümkün görünmüyor. Yasanan bütün bu gelismeler Kürtlerin elini daha cok gelistirmistir..Barzani ve Güney yönetiminin referandumla ayrilik kararlari bu gelismelerin yansimasi sonucudur.

Türkiye ve Iranin yapmasini düsündükleri tek proje ise Kürdistana bütün koridorlari kapatip nefessiz birakmaktir. PKK nin Sengaldeki özerklik ilani tek sans olarak görülen koridoru kapatmaya yönelik oldugu icin ABD tarafindan hos karsilanmayacaktir. Türkiyenin gerektiginde Afrine saldiririz seklindeki aciklamalarida ic kamuoyunu rahatlatmaya yönelik aciklamalardir. Cünkü ABD iki bin tir ve ucak dolusu her cesit silahi rojavadaki gücleri donatacak sekilde konuclandirmistir. Türkiyenin girisi olur cikisi asla olmaz.Bu riskide Türkiye ABD ve batinin korkusundan dolayi asla böyle bir tesebbüste bulunamaz.

Kisaca özetledigim bu gelismeler Kürt ve Kürdistan düsmanlarinin rahatini kacirdigi gibi bütün plan ve projelerinide bosa cikaracaktir.

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Devlet olmak mi iyi devletsizlik mi?


25 Eylülde yapilacak Referandum ile ilgili tartışmalar sürerken, Kürtlerin partilerinin tavırlarındaki belirsizlik endişe yaratmaktadır.
Referandum kararı alan IKDP ye bakılırsa referandum için pek hazırlık yaptığıda söylenemez. YNK de çatlak sesler çıksada referandumdan yana tavır alacağı kesin Goranda durumu  zaten içler acısı

Devlet mi devletsizlik mi?

Devletsizlik.
Kürtlerin son yüz yılda yaşadıklarını biraz irdelersek, devlet istemeyenlerin ne kadar zavallı bir durumda olduklarını ortada.
Bölgede koalisyon güçleri olmasaydı bölge sömürgeci devletleri on defa Güney Kürdistanı işgal etmişlerdi.

Kürtler icin devletsizlik

-Halepçedir,
-Cizredir,
-Surdur,
-Şırnak ve Nusaybindir.
-Tecavüz odalarıdır.
-Topraklarından göçertme mallarına ve namuslarına el uzatlmasıdır.
Bunlara rağmen devletsizliği savunmak ve Bağdat'a bağlı kalmak istemeleri büyük bir gaflettir.
Irak devletine bağlı yaşamak iyi ise yakın tarihte yaşananlar neydi ve kime karşı yapılmıştı?
Yıllarca kime karşı ve niçin savaşıldı?
Enfal ve Halepçe katlıamları niçin yapıldı?


Dünyada hangi devlette yolsuzluklar ve yönetim sorunları yoktur, yada gerçek bir demokrasi batılı ülkeler dışında dünyanın neresinde uygulanıyor?
Sömürgesi olduğumuz devletlerin yönetimlerinde bunların bin katı olmuyor mu?
Sömürge ulusun halklarının devletsizlik iyidir dediklerine hiç şahit oldunuz mu?
Bu ülkelerde büyük çoğunluk açlık sınırında olmasına rağmen devletleri için nasıl çabaladıklarını hepimiz görüyoruz.
Işte milli bilinç ve ruh budur.
Bu güvensizliğin bütün suçluları Kürt partileri ve yöneticileridir.
Parti ve siyasi  cikarlarini halklarinin cikarlarindan daha cok önemsiyorlar.

Madem çok demokratsınız önce devletinizi kuracaksınız, bu sorunlarıda kendi içinizde mücadele ederek çözmeye çalışacaksınız.
Yüz yıllık devletler dahi birçok sorunununu hala çözememişken,  bu belirsizlik içinden çok demokratik talepler öne sürerek karşı koyuyorsunuz.
M.Kemal1940 lara kadar belki onbinlerce muhalifini ortadan kaldırdı.
Saddam keza öyle.
Iran seytan Cumhuriyeti derseniz o daha kötü, hiçbir sorununu çözmemiş.
El insaf!
Kürdistan yönetimi bunların hiçbirini halkına yasatmamış.
Peki ne istiyorsunuz?




Devlet olmak ise 
Tank,
Top,
Helikopter,
Uçakların hepsine sahip olmak ve ordulaşmaktır..
BM lerde kürsü sahibi olmaktır. 
Hiçbir devletin sana saldırmaması demektir.
Katliam ve soykırımların önünü kesmektir.
Dünya halklar ailesi içinde onurluca yerini almaktır.
Kendi zenginlik kaynaklarını kendi işletmektir.
Kendi insanına yaşam hakkı tanımaktır.
Yeniden inşa demektir.
Yabancı yatırımcıları ülkemize çağırmak ve yatırım yapmaktır.
Kendi petrolünü dünyaya kendin pazarlamaktır.
Bu maddeleri dahada uzatabiliriz..

Şimdi sormak istiyorum,
devlet olmak mı iyi yoksa devletsiz kalmak mı?
Hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Kürt halkı bütün olumsuzluklara rağmen bu sınavdan alnının akı ile çıkacaktır.


7 Ağustos 2017 Pazartesi

Kürdistan gerçeği ve Referandum


Bu kısa günceyi dün gece gece vardiyasında birlikte çalıştığım eski bir YNK li Peşmerge olan Halapçeli Jaffer Hasibin referandum değerlendirmesini olduğu gibi aktarıyorum.
Ben 1983 te Üniversite egitimim icin Bagdattaydim. Baas rejimi tarafından Bağdatta alı konulduğumda henüz 18 yaşında idim. Günlerce çırıl çıplak işkencelerden geçtim.Gözlerim kapalı nerede tutulduğumu dahi bilmiyordum. Gözlerimiz baglı günlerce Bağdattan uzakta bilinmeyen bir bölgede aç susuz tutuldum. Gözlerim açıldığında ıssıy bir çölde buldum kendimi. Günlerce kacma planı üzerinde yoğunlaştım. Genç ve güçlü hissediyordum kendimi öbu esaretten sağ salim kurtulmalıydım.
Bir gece tutuldugumuz yerden fırsatını bularak uzun bir yolda ne çıkarsa bahtıma diyerek yürüdüm.
Takatsız bir halde üzerimde sadece donumla bir yolun üzerinde baygın halde uyurken bir arap soför tarafından alınmış ve gözlerimi arabanın içinde açmıştım. Şoförle samimi konusmam sonuç vermiş, bana eskilerini giydirerek beni Diyalaya yakın bir köyde indirmişti.
Göz altında iken kurtulursam Peşmergeye katılmaya yemin etmiştim. Ilk yetiştiğim YNK nin Peşmerge makarında Peşmerge elbisesi giyerek tamı tamına 15 yıl Peşmergelik yaptım.
Kendisine Halepçeye kimyasal atıldığında neredeydin diye sorduğumda,
Halepçeye gaz atıldığında silahı omuzunda Peşmerge arkadaşlarımla yakın tepeden uçakların yoğun bombardımanını izleyen eli kolu bağlı o an hiç birşey yapamayan genç bir partizandım. Bu acıları yaşamış hiçbir Kürdün referandumda karşıt olabileceğini sanmıyorum.
Referandum Kürtlerin tarihinde yakalanmış en büyük firsattır aynı zamanda her Netewistin namus sınavıdır.
Partilerin tavrını sorduğumda bana cevaben,
Peşmergesi olduğum YNK dahil ,hiçbir Kürt partisi Kürt halkının arzuladığı bir yerde değildir..Buna rağmen her Kürt Halepçeyi, Enfali ve Kürdistana yapılan yüzlerce düşman saldirilarını bir kez daha gözünün önüne getirmeli ve öylece sandığa gitmelidir.

Halepceli Jaffer Hasib