Çırê Musyon

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Devlet olmak mi iyi devletsizlik mi?


25 Eylülde yapilacak Referandum ile ilgili tartışmalar sürerken, Kürtlerin partilerinin tavırlarındaki belirsizlik endişe yaratmaktadır.
Referandum kararı alan IKDP ye bakılırsa referandum için pek hazırlık yaptığıda söylenemez. YNK de çatlak sesler çıksada referandumdan yana tavır alacağı kesin Goranda durumu  zaten içler acısı

Devlet mi devletsizlik mi?

Devletsizlik.
Kürtlerin son yüz yılda yaşadıklarını biraz irdelersek, devlet istemeyenlerin ne kadar zavallı bir durumda olduklarını ortada.
Bölgede koalisyon güçleri olmasaydı bölge sömürgeci devletleri on defa Güney Kürdistanı işgal etmişlerdi.

Kürtler icin devletsizlik

-Halepçedir,
-Cizredir,
-Surdur,
-Şırnak ve Nusaybindir.
-Tecavüz odalarıdır.
-Topraklarından göçertme mallarına ve namuslarına el uzatlmasıdır.
Bunlara rağmen devletsizliği savunmak ve Bağdat'a bağlı kalmak istemeleri büyük bir gaflettir.
Irak devletine bağlı yaşamak iyi ise yakın tarihte yaşananlar neydi ve kime karşı yapılmıştı?
Yıllarca kime karşı ve niçin savaşıldı?
Enfal ve Halepçe katlıamları niçin yapıldı?


Dünyada hangi devlette yolsuzluklar ve yönetim sorunları yoktur, yada gerçek bir demokrasi batılı ülkeler dışında dünyanın neresinde uygulanıyor?
Sömürgesi olduğumuz devletlerin yönetimlerinde bunların bin katı olmuyor mu?
Sömürge ulusun halklarının devletsizlik iyidir dediklerine hiç şahit oldunuz mu?
Bu ülkelerde büyük çoğunluk açlık sınırında olmasına rağmen devletleri için nasıl çabaladıklarını hepimiz görüyoruz.
Işte milli bilinç ve ruh budur.
Bu güvensizliğin bütün suçluları Kürt partileri ve yöneticileridir.
Parti ve siyasi  cikarlarini halklarinin cikarlarindan daha cok önemsiyorlar.

Madem çok demokratsınız önce devletinizi kuracaksınız, bu sorunlarıda kendi içinizde mücadele ederek çözmeye çalışacaksınız.
Yüz yıllık devletler dahi birçok sorunununu hala çözememişken,  bu belirsizlik içinden çok demokratik talepler öne sürerek karşı koyuyorsunuz.
M.Kemal1940 lara kadar belki onbinlerce muhalifini ortadan kaldırdı.
Saddam keza öyle.
Iran seytan Cumhuriyeti derseniz o daha kötü, hiçbir sorununu çözmemiş.
El insaf!
Kürdistan yönetimi bunların hiçbirini halkına yasatmamış.
Peki ne istiyorsunuz?




Devlet olmak ise 
Tank,
Top,
Helikopter,
Uçakların hepsine sahip olmak ve ordulaşmaktır..
BM lerde kürsü sahibi olmaktır. 
Hiçbir devletin sana saldırmaması demektir.
Katliam ve soykırımların önünü kesmektir.
Dünya halklar ailesi içinde onurluca yerini almaktır.
Kendi zenginlik kaynaklarını kendi işletmektir.
Kendi insanına yaşam hakkı tanımaktır.
Yeniden inşa demektir.
Yabancı yatırımcıları ülkemize çağırmak ve yatırım yapmaktır.
Kendi petrolünü dünyaya kendin pazarlamaktır.
Bu maddeleri dahada uzatabiliriz..

Şimdi sormak istiyorum,
devlet olmak mı iyi yoksa devletsiz kalmak mı?
Hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Kürt halkı bütün olumsuzluklara rağmen bu sınavdan alnının akı ile çıkacaktır.


7 Ağustos 2017 Pazartesi

Kürdistan gerçeği ve Referandum


Bu kısa günceyi dün gece gece vardiyasında birlikte çalıştığım eski bir YNK li Peşmerge olan Halapçeli Jaffer Hasibin referandum değerlendirmesini olduğu gibi aktarıyorum.
Ben 1983 te Üniversite egitimim icin Bagdattaydim. Baas rejimi tarafından Bağdatta alı konulduğumda henüz 18 yaşında idim. Günlerce çırıl çıplak işkencelerden geçtim.Gözlerim kapalı nerede tutulduğumu dahi bilmiyordum. Gözlerimiz baglı günlerce Bağdattan uzakta bilinmeyen bir bölgede aç susuz tutuldum. Gözlerim açıldığında ıssıy bir çölde buldum kendimi. Günlerce kacma planı üzerinde yoğunlaştım. Genç ve güçlü hissediyordum kendimi öbu esaretten sağ salim kurtulmalıydım.
Bir gece tutuldugumuz yerden fırsatını bularak uzun bir yolda ne çıkarsa bahtıma diyerek yürüdüm.
Takatsız bir halde üzerimde sadece donumla bir yolun üzerinde baygın halde uyurken bir arap soför tarafından alınmış ve gözlerimi arabanın içinde açmıştım. Şoförle samimi konusmam sonuç vermiş, bana eskilerini giydirerek beni Diyalaya yakın bir köyde indirmişti.
Göz altında iken kurtulursam Peşmergeye katılmaya yemin etmiştim. Ilk yetiştiğim YNK nin Peşmerge makarında Peşmerge elbisesi giyerek tamı tamına 15 yıl Peşmergelik yaptım.
Kendisine Halepçeye kimyasal atıldığında neredeydin diye sorduğumda,
Halepçeye gaz atıldığında silahı omuzunda Peşmerge arkadaşlarımla yakın tepeden uçakların yoğun bombardımanını izleyen eli kolu bağlı o an hiç birşey yapamayan genç bir partizandım. Bu acıları yaşamış hiçbir Kürdün referandumda karşıt olabileceğini sanmıyorum.
Referandum Kürtlerin tarihinde yakalanmış en büyük firsattır aynı zamanda her Netewistin namus sınavıdır.
Partilerin tavrını sorduğumda bana cevaben,
Peşmergesi olduğum YNK dahil ,hiçbir Kürt partisi Kürt halkının arzuladığı bir yerde değildir..Buna rağmen her Kürt Halepçeyi, Enfali ve Kürdistana yapılan yüzlerce düşman saldirilarını bir kez daha gözünün önüne getirmeli ve öylece sandığa gitmelidir.

Halepceli Jaffer Hasib

20 Temmuz 2017 Perşembe

Dr Sait

Hani her hayatın bir hüzünlü hikayesi vardır derler ya, ama kimi insanın bir değil onlarca hüzünlü ve yürek burkutan hikayesi vardır. Her acı olgunlaştırır,serpiştirir,pekiştirir ve nasırlaştırır yüreklerini. Her hayat kendine benzer hayatlarda, hikayelerde hayat teselli ve avuntu bulur.
Kişinin hayata karşı dirençli,dirayetli ve metanetli olmasının yollarından biride avuntu ve tesellileridir. Bu avuntu ve tesellilerin bir hayat boyu devam ettiğine inaniyorum.
Dr Sait ve ailesinin hikayeside böyle bir hayat.
Dr Sait Cürükkaya´nın şehadetinden sonra kendisi hakkında elim bir türlü kalem tutmadı ki yazayım..Onun yurtseverliğini,yiğitliğini,cesaretini ve insan sevgisini birçok kişi yazdı ve hepimiz buna aşinayız.
Ben onun siyasi cizgisi ve yükselişini yazmayacağım..
Onunla paylaştığım bir iki anıyı yazmayı daha uygun buldum. Çünkü insanlar arkalarında bıraktıklari izler ve anılarıyla hep anılır ve yaşatılırlar.
Dr  2001 de Güney Kürdistandan Almanyaya uçtuğunda, kendisini Franfurt havalimanından almak üzere iki gün önce Wuppertal´e gelen agabeyi Selim ile  yine birgün önce kardesim Yilmaz’ı aynı havalimanından Selim ile birlite almıştık. Ertesi gün gelecek olan Dr Sait’i beklemeye koyulduk..Ertesi gün gelecek olan Doktoru almak icin ben,Selim,kardeslerim Yılmaz , Orhan ve aynı sabah Bremenden gelen yeğeni Ferman ve belki yasal bir engel çıkar diye Köln´den Berivan Aymaz’ıda alarak yola iki araba ile çıktık.
Evimizde de birgün öncesinden başlayan hummalı çalışma, gelecek misafirleri ağırlamak için yapılıyordu. Doktoru öglen saatlerinde havalimanından alarak Wuppertal’e geldik. Yemeklerimizi yedikten sonra sohbet koyulaştı. Dr her zaman olduğu gibi espiriler yaparak anlatıyordu. Daha çok çocukluğunda yaşadığı bir anısı beni çok güldürmüştü.
Bunu anlatmamın sebebine gelince.
Bugün akşam saatlerinde Bingölde çekilmiş bir videoyu izlerken, yoldan geçen ağabeyi Necmettin´i görünce aklıma esti yazayım dedim.
Necmettin bildiğim kadarıyla Dr.un anıt mezarını yapmak için Bingöl´de bulunuyor.
Gelelim Dr’un anlatımlarına..
Bana hoca biliyormusun, bizim Necmettin, biz henüz cocukken bize çok zalim davranıyordu..
Kendisine ,Necmettin evinizin bütün yükünü omuzlarında yıllarca taşıdı öyle deme , bana yok o anlamda demiyorum dedi..
Anlat bakalım ne zalimliği vardı?
Anı:I
Her zaman ki gibi o duru ve temiz duygularıyla anlattı..
Birgün evimiz misafir doluydu.
Annem bir tepsi dolu kavurmalı yumurta yapmıştı. Bende çocukken en çok kavurmalı yumurta yemeğini seviyordum. Canım yemek istiyordu , ancak Necmettin ikide bir bana göz ediyor dışarı çıkmamı misafirlerle oturmamamı istiyordu.
Bende Necmettin abime o çocuk aklımla, ben yemiyorum sadece bakıyorum dedim. Tabi sesimi duyan misafirler bana yer açarak benimde yememi sağladılar. Çok mutlu olmuştum.
Sonrasinda ne oldu?
Valla hicbirşey olmadı.
Necmettin sana sonra kızmadı mı?
Yok
Herhalde öyle unuttu.
Ani:II
Yılmaz grubu ile Güney Kürdistana gelmişti .O zamanlar tecrit altında kimseyle görüştürülmüyordum. Yalnız Yilmaz’ın geldiğini uzaktan gördüm. Etrafını akbabalar hemen sardı..Çünkü Yılmaz’da epeyce yüklü miktarda para olduğunu biliyordum. Amacım kendisine ulaşmak ve o parayı akbabalara kaptırmamaktı. Çünkü örgütten ayrılmayı düşünüyor ve kuzeyden gelen arkadaşlarımı bekliyordum. O an nihayet gelmiş çatmışti. Ayrılmak için para gerekiyordu. Parayıda ayrıldıktan sonra arkadaşlarla barınacağımız alanda giderlerimizi karşılamak için kullanacaktık. Ancak Yılmaz’a ulaşamadığım için parayı ondan çoktan almışlardı. Tam 370 bin Mark.
Paraları teslim eden Yılmaz´la birkaç saat sonra buluşmuştuk..O beni görmeye gelmişti..Kendisine inşallah parayı vermemişsin dediğimde ..
Benden yetiştiğim anda Cemil ve Duran, beni odaya alarak partinin emanetlerini teslim etmeniz gerekir dediler..
Bende teslim ettim..
Bilseydim vermezdim üzerimde herhangi birşey yok derdim, yada çok az bir miktar verirdim dedi..
Tabi iş işten geçmişti ne yapabilirdik ki..
Paranın yerini biliyorduk ancak ulaşma imkanımız yoktu.
Hatta birkaç deneyimimiz başarısız oldu böylece vazgeçtik..
Bilindiği gibi Mayıs 2000 de ilk büyük grup olarak 28 kişi Dr Sait Cürükkaya´nın komutasında ayrıldı. Insiyatif olarak kendilerini kamuoyuna duyurdular. Sonraki gelişmeler daha çok Güney Kürdistan´lıları zor durumda bırakmamak kaydı ile çalışmalarını avrupaya taşırarak devam etmek istedilerse de, avrupada sürekli gözetim ve gözaltılar sonucu insiyatif dağıldı.
Dr Sait her zaman içindeki o Kürdistan aşkı ile sanki avrupada misafir gibiydi. O aksine diğer Kürtlerde olmayan ruh ile hep yaşadı. Ta ki İŞİD Güneye saldırıncaya kadar.
O kapı Dr için aralanmıştı.
Ve Dr bu aşkını Kürdistanın özgürlüğü için kullandı.
O ruhunu artık Kürdistan anaya teslim etmişti..
Nur icinde uyu !
Kürdistanın yiğit evladı.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Yılanların dansı

Ortadoğuda kim düşman kim dost belli olmuyor bu günden güne değişebiliyor. Ortadoğuda Kürtlerin dostu kesin yoktur.
Yok Türkiye istedi diye referandum yapılıyor..
Ulusal talebi olmayan hareketler ulusal kongre istiyor.
Türkiye istemezse Kürdistan Bagimsizlik ilan edemez vs abuk subuk söylemler..
Bu bilgi kirliliğine inanıpta tartışan büyük bir Kürt kesimi var..
Ben bunların hiçbirinin ne dogruluguna nede bunları başaracak güçlerinin olduğuna inanmıyorum..
Irakta paradigmayı oluşturan  halen varlığı ve yaptırım gücü ile en güçlü aktör ABD’dir..
ABD varken, Türkiye referandum yapınız biz arkanızdayız diyebilir mi?
Hemde dünyada en son Kürdistan isteyen bir ülke olarak..
Buna inanıyor musunuz?
Yarın ABD Erbilde bütün Kürt yönetimini hizaya çekse ve dese ki ,
Türkiye size bu kadar iyi idi se, ben ortadoğuya gelmeden önce niçin size devlet kurun demiyordu, KYB nin buna cevabı ne olur sizce?
Kürtlerin bugünkü yönetiminin varlık nedeni olan ABD ye karşı koyma iradeleri zaten yoktur..
Hepimiz bunu az çok biliyoruz. ABD den olmasaydı farslar,araplar ve türkler on defa KYB yönetimine son verip ortadan kaldırmışlardı..Bütün planları bugüne kadar boşa çıkaran tek güc ABD’dir..
Evet Güneyde yaşanan sorunlar yeni değil yılların birikimidir.
Hala eski alışkanlıklar ve Güneyde yaşanan bir takım olumsuzluklarıda eklersek, bu çelişkiler düşmanlarımız tarafından körüklendiği açıktır. Aralarındaki çelişkileri Kürtlerin kendileri kaldırmaları en doğru olanıdır..Bunu Kürt halkı ıstemeli ve kendini dayatarak aşabilir mi bence orası belirsizdir.
Gelelim Kongre isteyenlere,
Kim istiyor?
Basta PKK,Goran ve YNK..
YNK ve Goran daha öncede statü yanlısı bir programa sahiptiler..Şimdi KYB ile yaşadıkları çelişkiler yüzünden böyle bir tavır içinde oldukları kesin. KYB ile yakınlaşmaları halinde bunun aşılacağına inanıyorum..
Ya PKK?
Bağımsızlığı çoktan çöpe attıklarını defalarca söylediler .Hatta devlet istememelerinin nedeninide “devlet bir baski ve zulüm aracıdır” diyerek red etmiyorlar mı?
YNK ve Goran hareketi ise KYB yönetimi ile sorun yaşadıkları için herkesle görüşüp duruyorlar .Bu aynı zamanda bir çıkış aramadan çıktı diyebiliriz. İzlenen yol ve yöntem yanlıştır.
Yakınlaştıkları hareketlerden biride PKK dir. PKK nin gücüne biat ettikleri gibi güveniyorlarda. Belki PKK ile KYB yi hizaya getiririz diye düsünüyorlar.
Bu yaşananlar bölge sömürgeci statükoların çıkarına olduğu için, ortadoğuya yeni düzen vermeye çalışan ABD buna asla müsaade etmeyecektir.
Tabiri caizse, ABD orada arsa alacak başkaları gelip üzerinde ev yapacak.
Yaparlar diyenler yanılıyor..Şayet öyle olsaydı ABD Suriyede Türkiye’ye rağmen YPG ile yola devam etmezdi.
Bir başka nedenide hazır Güneyde ezeli düşmanı İranın burnu dibinde böyle bir oluşumu yaratmış buna Rojavayıda ekleme gibi bir durum hazır mevcutken, bunu bozmaya calışanlara müsaade etmez..
ABD son dönemlerde ortadoğuda ağırlığını iyiden iyiye his ettirmeye başladı. Bütün bu gelişmeler sonuç almaya yönelikken böyle absürd gelişmelere inanmak siyaseti bilmemektir. 
Bu belirsizlik bir süre daha devam edecek ve Kürtler kendi aralarında gel gitler yaşayacaktır..Ta ki Suriyede paradigma belirleninceye kadar…
Suriyede yeni paradigma belirlenmeyinceye kadar Güneyin durumuda netlik kazanmayacaktır. Böyle bir beklenti içinde olanlar yanılıyorlar..
Kanaatimce ABD Suriyede Kürdistanın Akdenize açılacağı koridoru eninde sonunda açacaktır..Kürdistan ancak o zaman selamete kavuşacaktır..
Buna Türkiye,Iran ve bölge ülkeleri dahil hiçbiri güç getiremeyecektir. ABD Kürdistanda kuracağı üslerle bölgeyi korumaya alacaktır.
Devlet kurmak kudret sahibi güclerin isidir.
20. yüzyilda kurulan devletlerin ortadoğuda Iran hariç tamamını emperyal güçler kurmuştur.
Bu arada Kürtlerin sağduyulu davranmaları kendilerinin lehinedir.

13 Temmuz 2017 Perşembe

Westê asîn Markar efendî..

Kanîreş (Karliova) waxt verî yew westê asîn Markar esti bî..
Markar êslê xo Arminî bi..La bestê êrd xo bî..Hettûn merg xo Kanîreş di westayê asîn kerd zaf însan verî yi dî zenaat bunder bîyî.

Şarî Kanireş zafîn tede kerwayî kerdi bî..
Vatişan gore kam bişinî het yew hacê kêyî biviraştînî, vêrî merdim ra pers  kerdinî..
Vatinî:
Ez şimar hacê gawîr virazî yan hacê bisilmanan virazî ?
Mehnay inê yena zunayiş,
Kar gawir rind û şedînayî yanî êmr yê derg, kar bisilmanî ercûn û çiko xirabin bi..
Bisilmanu vatînî zê kar gawirû virazî kî wa rind û şedînayî û êmr yê derg bibo.
Vatê inson ser kar xo kerdînî..

Markar di qij yi estî bî..Yew lac yew kêna..
Namê kênê yi Marî bî la bele tera vatînî Meryem.
Vatişan gorê Marî zaf rind yew kêna bî..
Beg Kanîreş şînî Marî vera, qayilî Marî di bizevci.
La belê Marî nêwazena yew bisilman dî bizevcî..Ni vazîyet sera rehatê marî nidûnî..Marî û bray xo babî xo ra vanî:
Bavo ma ni welat hîn terk bikerî hol beno.?
Markar vano :
Ez in erd'id amaya dinya ez êrd xo terk nikêna..Lac û kênay yî hewîlyênî şînî Istanbolid ca donî xo..
Markar tena Kanireşid maneno..
Markar hîn bîyû ixtîyar nêşken kar û gurê zî bikero, tena bîn bon xwi di cuwîyenu..
Yew mude ser vîyerenu emîr yi beno tamom Markar mirenû..

Began Kanîreş ra ew waxt Reyis Belediya Hêsen Lutfî vendenû şarî Kanîreş vano:
Gelo in merdim çiqas dîn yi bisilman nîyû la belê yo zî oladî welat ma wo. Xizmêt yi mar zaf bîyu..Heqa ma na cinazê yi wedarî..?
Şarî Kanîreş vano:
Ni merdim bisilmanê nîyu ma cinaza nêwedarênî..
Reyis cinazê Markar wedarnen û tazîyê Markar zî kê xo di nûno ro..
Heskerdenê Markar şîn tazîyê Markar..
Lac û kênê yi eşnawênî babî yin merdo..
Istanbul ra dunî ra yênî Kanîreş..
Şînî Hêsen Lutfî zîyaret kênî..
Vanî: Homa tora razîbo to bayk ma bê wahar nêwerdo, cinaza to darita wî..Ni semedra ma pê zaf şeyn bîy û  cîr hurmet kênî û agêyrenî Istanbul..
Meselê Markar zî in qede bî..

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Kürt Kâbusu

Yaşı 60 a dayananlar iyi hatırlarlar..
70 li yıllarda hangi gazete Kürtlerle ilgili iki cümle yazsaydi, o gün Kürdistandaki bütün bayilerde o gazeteyi erken alanlar dışında bulmak imkansızdı..Herkes haberi merak eder ,ne yazdiğını bilmek isterdi.
Çünkü Kürtlerle ilgili haber yapmak Türk gazetelerinin literatüründe yoktu..Yapılan haberlerde Irakta Kürtlerle Irak devleti arasında yaşanan savaşla ilgiliydi..

Şimdi ise hergün Kürtler devlet olmasında ne olursa olsun kaygısından gazetelerde Kürtler ile ilgili onlarca haberden geçilmiyor..
Yok Suriye ve Irakın toprak bütünlüğünden yanayız,burnumuzun dibinde herhangi bir oluşuma asla müsaade etmeyeceğiz türünden abuk subuk haberlerden geçilmiyor..Sanki devlet kurulsa , o devleti yıkacaklar gibi bir algı yaratılmak isteniyor..
Buyrun Irakta 15 yıldır De Facto bir devlet zaten var..
Gücünüz yetti mi yıkmaya?

Yarın Suriyedede sizi temenni ederim ki Irak benzeri De Facto ikinci bir sürpiriz olursa hiç şaşmayın..
Bunuda yıkamayacaksınız.
Çünkü bu kurulan devletlerin güçlü koruyucuları olacaktır.
O koruyucular ki sizi devlet yapan ve asırlardır koruyan güçlerdir..Sizin varlık nedeniniz olan bu güce yani babanıza karşı koyabilecekmisiniz?
Yakınınızda harlanan ateşin evinize sıçramasıdan ve evinizin durumunun degismesinden korkuyorsunuz..
Kürtler devlet olursa, bölgedeki birçok çözülmemiş sorunda beraberinde çözülecektir..Ortadoğu artık eski ortadogu olmaktanda cikacak o Osmanlıcılık hayalleriniz son bulacaktır..
Bunun anlamıda bugüne kadar girişilen kirli ittifaklar son bulacak yada tesirsiz hale gelecektir..

Sizi temin ederim ,dünyanın kralları eğer böyle bir ferman buyurmuşlarsa,kaçınılmaz son yakındır..
Sağa sola saldırmanızın ve efelenmenizin nedenide budur..
Kürt kabusu hepinizin sonu olacaktır.. Tipki Irak ve gelecekteki Suriye gibi..



2 Temmuz 2017 Pazar

Nîyaca Zêyn..


Waxt vêrî sinor Pali omên ginên hettûn Tirba Xec.
Dew Gowderi zî pîyor bestê Palî bî..Ew waxt hema rahar asîn çinê bi..
Şarî ma pêyatî di roc di encax şînî pali..
Yew Miyalonic ma gurê yi  hûkmatid esto..
Dew ra zodê xwi ken torê xo ya peyatî şinû Pali..
Zodê yî zî nûn koryek û binê turaqo..
Nimac sibê şefeq erzen raseno Pali..
Dewic çarşuye Pali'd vêr yew Purnra vîyêreno, onêno somun têze vecîye hema dumon tera vêcîyeno..
Zêrê yi şina nûn teze u germin, bêr purnra kuen zere.
Torê xwi ra di nûnu vecen erzen sêr dezge purn û di somunun tezûn sêr dezgî ra gen û vecyenû teber..
Vahar purn vendenû dewicîd û vano:
Gelê merdim ,
to perê nidê û to nûn xwî girot û kotî teber..
Dewic agêren vahar purnra vano:
Heq to di nûn nîy?
Mi di nûn torê xwîra vêt û sêr dezgê toya nê ruê..
Qesem ma tim nûn xwi dewid bên kê nîyaca Zêyn'id bedelnên..
Yena zunayiş'ig
Şarî ma ew waxt yaf feqir bi..
Waxt vêr yew meyman bamênî kê'yûn ma..
Kê kam dî nûn xelle bibînî, nûn koryek berdîn pê nûn xellîya bedelnênî..
Dewic zî êdêt dew ra şîu

30 Haziran 2017 Cuma

Suriye Satranci



Önümüzdeki günler çok sancılı geçecek.
Hafta boyu Türk ulusal kanallarının bir çoğunda akademisyenlerle yapılan haber proğramları vardı..
Bu proğramların ağırlıklı bölümü Suriyedeki gelişmeler üzerineydi..
ABD nin Türkiyeyi sahanın dısına cekmesi ile başlayan sürec Türkiyeyi adeta Rusyanın kucağına itti..

Suriye sahasında ABD ve Rusya arasında oynanan santraçta hamleler sürekli değişmekle beraber alınan yeni tedbirlerlerle aktörler karşı karşıya..Yakında sular yine ısınmaya başlayacak..
Türk akademisyenlere bakılırsa, ABD Türkiyeyi Suriyede YPG ile değiştiğini, bu ittifakın geleceğin Suriyesinde de devam edeceği yönünde görüs hakim..
Bu gelişmeler neticesinde Türkiye batiıcephesinde Afrine yönelik işgal planları konuşuluyor..

Türkiye Afrine girer mi?
Alınan duyumlar Rusyanın bunun önünü açmak için Afrindeki bazı üslerden askerini çektiği yönünde..
Rusyanın ABD ye karsi NATO üyesi Türkiye kartını sahaya sürmeye çalışması yeni gelişmelerede gebedir..
Konuşmacılar Türkiyenin Afrinde başarılı olamayacağı yönünde görüş belirtirken, bunun siyasi ve ekonomik faturalarının ağır olacağını, Türkiyenin Suriye Kürt politikalarından hızlı dönüşüm yaparak yeni bir politika ile ,Kürtleri hedef alan politikaları bir an önce terk etmesi gerektiği konusunda hemfikirdiler..
ABD nin Suriyenin kuzeyinde YPG silahlı gücü ile Suriyede Iraka benzer planını açık açık devreye soktuğunu söylüyorlar..
Türkiye,Irakta yapamadığını Suriyede de yapamayacağı görüsü katılımcıların ortak görüşüydü..
Suriyede olmanın yegane şartiının Türkiye için bu saatten sonra Kürtlerle arayı düzeltmekten geçtiği yönündeydi..




23 Mayıs 2017 Salı

Êşirê Pueğ


Şêx Tahar efendi(bray Şex Sêîd efendi) rocek yeno Çolig..
Ew waxt Çolig hema zêrê derî (Çarşuyê cêr) bi..
Onênu yew xort nişt û astor zaf lotik erzenû..
Diqêt Şêx uncenu..
Şêx vano:
Xorto ti komcaray?
Xort vano ez êşîrê pueğ ra wo.
Şêx vano:
Na êşîrê pueğ ha kom cada mi cerrê nomê na êşîreşnawito.?
Xort vano:
Xalo êşîrê ma ni dere ra cor ti şêrî Qasmun esto..
Qasmon ra wet dew esti.
Ê dew bestê êşîrê ma pueğ ê.
Şêx Tahar vano:
Xorto vûllay ni welatid di êşîr estî..
Yew êşîrê Mistûn Botyun.
yew zî êşîrê Xelon esta..
Sobîna êşîr mi ni eşnawitî..

19 Mayıs 2017 Cuma

Referandum ve Bagimsizlik

Referandum sonrasi hemen ayri devlet mi olacagiz?
Bence öyle görüldügü gibi degil...
Referandum sonrasi Güney hükümeti Bagdata esit konfederal bir Irak teklifi yapmak zorundadir..
Irak kabul ederse yine Irak Konfederal devleti olarak varligi devam edecek..
Güney yönetimi Irak'a sizin neyiniz varsa bizimde aynisi olacak..Ordudan ,polisine,tankindan ,ucagina ve topuna, silahindan, ordusuna kadar ayri olacak...
Ama Irakin cikarlari icin birlikte hareket edilecek..
Yani gelirler bölüsülecek...
Irak kabul derse..
Cünkü referandum bunun icin yapiliyor yani direkt bagimsizlik olmuyor..
Tipki Cek ve Slovaklar gibi..

Ancak istek üzerine ayrilik olursa Bagimsizlik ilan edilecek..
Bircok Kürt referandum sonrasi hemen Bagimsiz devlet olacagiz umuduyla yasiyor..

Oysa durum hicte zanedildigi gibi degildir..

Bagimsizlik ilani hangi hallerde olur..?
Savasarak düsmani topraklarindan cikarir kendi egemenligini ilan ederek olur..
Irakla bir savas durumu yok..
Halen ayni Federal cati altindasiniz..
Ayrilik ancak Bagdat kabul ederse yada halk biz Irakla yasamak istemiyoruz derse ancak mümkündür..


18 Mayıs 2017 Perşembe

Sömürgeciler bizi nicin seviyorlar?

Neden sömürgeci her devlet kendi Kürdünü degilde bir baska parcanin Kürdünü seviyor?
Örnegin:
Türkiye Güney Kürdünü sever..Kendi Kürtlerinin sehirlerini kasabalarini yikar ve katleder..Güney Kürtlerini gercekten seviyormu?
Hayir..
Gecmiste bu Türkiye degilmiydi Güney bizim Kirmizi cizgimizdir diyen...Ta ki Güneyliler "De Facto" duruma kavusuncaya kadar..
Ne zaman ki "De Facto" durum nedeniyle dünya tarafindan tanininca kirmizi cizgi diye birsey ortada kalmadi...Cünkü Türkiye artik Güney Kürdistana aciktan müdahale edemez.. Güney Kürtleride tamam beni seviyorsun ama kendi parcandaki kardeslerimizide eziyorsun demiyor..

Iran hem Kuzey Kürdünü hemde Süleymaniye Kürdünü seviyor..Kendi Kürtlerinide vinclerle asiyor sokaklarda dolastiriyor..Diger parcanin Kürtleri onlarla isbirligi yaparken demiyor sen niye ülkendeki kardesimi asiyorsun..

Suriyede Kuzey kürdünü seviyor kendi Kürtlerine ise kimlik dahi vermiyor..Birileri kalkiyor ESAD kardesimizdir Kürt dostudur diyor..Ya Kürt dostu ise niye Kürtlere kimliklerini iade etmiyor?
Irak ise yine Kuzey ve Iran Kürtlerini seviyor kendi Kürtleri ilede onyillarca savasti Kürdistana kimyasal bile atti..Enfalde soykirima gitti..
Eger kuzey Kürtlerini sevseydi,kuzeyde Türk devletinin Kürtlere uyguladigi zalimane vahsete dur derdi.

Bunlar nereden cesaret aliyorlar?
Kendimizden yani yine bizden ..
Birde Kürtlerin bibirlerini sevmemesinden...
Kisaca Kürtler kendi partilerinin cikarlarini halkinin cikarlarindan daha fazla önemsiyorlar ve bu yüzdende birbirlerine karsi kayitsiz kaliyorlar...

Güney Kürdistan "De Facto" satatüsüne kavusunca TC nin kirmizi cizgileride renk degisti ve kabul etmek zorunda kaldi..
TC nin Güneybati icin kirmizi cizgileri hala mevcudiyetini koruyor..Yeni Suriye paradigmasinda Güneybati statüye kavusursa TC nin kirmizi cizgileri sadece kendi sinirlari icine cekilmis olacaktir..
Darisi Güneybati Kürdistanin basina..

9 Mayıs 2017 Salı

Xelon Gowderî



Xelun Gowderî yew dewa pîl bî..Vatişan gorê 1920 di 700 kyê bî..Êrd romitê tede kêm bi. Ni semedra dewê Xelun 1950 ra pê bî vila dormalê Çoligid çend dew newê nê pîyera..
In dew 
Xezik,Mendû,Qelix,Qadirun,
Qismêk Xelûnic Kuermûn,Simsor, û Derênazîkid ca da wo xwi..Yew kisim Xelonic dewe Dep Dewa newe di monên.
Zafî Xelûnic zî bacar Çolig,Xarpêt,Meletî yew kisimiz Avrupad monenî..

Xêlûnic zaf mal û milk ra hês kên..
Ez eskena vacî Xelûnic feqir cinû..Idarê pîyorê Xelûnicu zaf hol û..

                          X             X          X
Ez qayila Xelûn ser in niste xo di  di meselon vacî..

Qadîrunra Xalit Selhûn semedê xebat yenu Almanya..
Bahçun Almonunid waxt sayun say çînenû..
Halit vêcen sêr sayer,
a hêl cewê yira perê hurdi rişênî erd..
Sayer ra yenu war miyan vaşî ra perûn xwi dun arye û imarenu..
Onênû yew mark kêma..
Yew sehatra zêde geren la belê nişkenu bıvinu..
Embaz yi tera vanî Xalit,
Ti hin hê gêrên a mark..To ikê 10 mark perê qezenc kerdib..
Xalit agêrenû embaz xo ra vunû:
Herê mi qinra..
A mark cew ra şina..
10 mark û say honc ê minê, bê mi kom in sayu çinenû?

                           X            X            X

Rehmeta Hêc Kêkî Sêl Mendû ra wo..
Yew merdim rocêk tira vano:
Hec Kêkî:
In rehmeta Êwdilê Mehmud Doryeş(Bazencir) Azic
Biyû Vekîl Çolig..
Her seçimid xo nun rue..
Qêy ti Vêkîlêr xwî nênûn ruê?
Dormalê to zaf hera wo..
Gowderîc zî zafî rey dun to..
Hec Kêkî vano..
Lêr mi yew wayê mi zê Mircik (wayê Hêc Êwdila) çinka ez qezenc bikêrî..
Nifis Memleket nimo yo duêl Mircik o ..
Pîyorîz rey dun Hec Êwdilê..
Yo wayê mîz zê Mircik bibîn mi xwi nênî ruê...

Homa rehmê xwî hîri heme pîlon ma (Mircik,HecKek û Hec Êvdilla)bikû..



24 Şubat 2017 Cuma

Bingölün Devsirme Portreleri..

Bingöl'ün Devşirme Portreleri
Devşirmeler kendi halkının değer yargılarından, kültür ve kimliğinden uzaklaşan kesimlerdir.
Kendini küçülten bu güruha ironik dilde Ülkücü-Kürd veya Boz-Kürd demek en uygun tanımlamalardır..
Çolig coğrafyasında kamu görevlileri hariç yerleşik Türk yoktur. Halkın tamamı Kürd kökenlidir. Kığı,Yedisu çevresinde 1800 li yılların sonunda göçeden Çerkez kökenli bir iki köy hariç Kürd dışında yabancı veya başka aidiyete mensup insanlara rastlanmaz.,
1900'lu yillarda Arnavut kökenli Osmanli tarihçisi Şemseddin Sami'nin, Kamus-ul Alem eserinde Dareheni-Çolig üzerine olan araştırmasına bakmakta fayda vardır.
Araştırmada bu coğrafyadaki halkin % 70'i Kürd, geriye kalanların gayrimüslüm (Ermeni) olduğunu yazar.
Türkçülüğün fikir babası Çermikli Zaza Tevfiğin oğlu Ziya Gökalp, Çolig'deki halkının çoğu Kurmanc(Kırdas) ve zaza (Kırd) olduğunu yazar. Tabi bu tesbiti Türkçü olmadan evvel yazmıştır.
Yine Evliya Çelebi bölgeye yapttığı Seyhatnamede yaşayan halkın Kürdlüğünden ve farklı bir dilin kullanıldığından bahseder.
Yukarıda adı geçen bu üç isim de resmi-ideolojiye göre (refererans) kabul gören,itibarlı araştırmacı, gezgin, sosyolog ve tarihçidirler.
Colig cografyasinda hal böyleyken 1970 li yılların başından itibaren münferit (azda olsa) bazı öğrenci, meslek sahibi kişi ve ailelerin ortaya çıktığı görülür. Bu kesim biz Kürd değil Türküz, dediler. Bunun yanında ülkücü, Zazalıklarını (Zazaları ayrı bir halk olarak gören) keşf etmeye başladılar. Hemen belirtelim ki Bingöl'de Zazacılık yapanların hemen hemen tümü Ülkücülerdir. Bunları harekete geçiren sosyolojik,tarihi ve siyasi nedenler vardır.
Bu ülkücü gurup işi o kadar azıtarak Çoligde Kürd mücadelesi veren kişilere saldırmaya başladılar. Çolig gibi birbirini tanıyan küçük bir beldede 1980 öncesinde onlarca insan öldürüldü. Bu insanların çoğunun dedelerinin, babalarının kaderleri ortaktı.
Kürd ulusal davası (Şeyh Said hareketi) başta olmak üzere Çarlık Rusyasına karşı Çobantaşı (Kerre Seği) cephesinde beraberce şehid oldular. Bu konuda onlarca örnekte verebilirim,
Çolig'de ilk saldırıyı Kürdlüklerini inkar eden, avare, avare gezen kendini ülkücü gören her şeyden bihaber 6-7 gençten geldi. Çünkü düğmeye derin devlet tarafından basılmıştı. Ülkücülüğün ne olduğunu bilmedikleri kesin, ama onları kullanan güç belliydi. Bu gücün yerli işbirlikçileride geleceklerinden habersiz para, şöhret ve iktidar hırsı peşindeydi.
Bu işbirlikçilerin bazılarının dedeleri isyanda idam edilmişti, şehadetleri umurlarında bile değildi. Adeta dedelerine meydan okurcasına (reddi miras) yoluna gitmişlerdi. Bu irade beyanı ile dede ve babalarımızla bir alakamız olamaz der gibiydiler. Onlara göre dedeleri işledikleri suçlardan dolayı hak ettikleri cezayı devlet zaten vermişti.Kendileride dedeleri gibi aynı suçu işlemiyeceklerini,derin devletin hep hizmetinde olacaklarını beyan ediyorlardı. Çaresiz ve umutsuz eski Kürdlerin bir sözü varya, bunu dogrularcasına (Devletin mutlaka bir bildiği) vardır der gibiydiler. Bu gurupların misyonu kuşkusuz, Şeyh Said hareketinde Çete Huqmat, günümüzdeki karşılığı koruculukla eş değerdir. Geçmişteki çete huqmat olan bazı kişi ve aileler bunun utancını hala yaşıyorlar.
..................
Kürd davası büyüdü. Kürd federe devleti kuruldu. Derin devlet yerli işbirlikçilerini Çoligde yine devreye koyuldular. Elazıg ve Çolig çevresinde ülkücüler adına yıllar önceydi komando kampları kurdular. Kurdistanda ülkücülük,ırkçılık,kafatasçı şoven fikirler maya tutmayınca bu işi ancak islami ve dini (Hizbullah) motifli örgütlerle başarabileceğini denemeye koyuldular. 90 lı yılların ortalarına doğru Çoligin hemen bitişigindeki Erzurum-Karlıova yolu güzergahındaki Tüyerek köyünü boşaltarak üs kurdular.
Cami ve medrese adı altında silahlı eğitim ve işkencehane olarak kullanmaya başladılar. Hem de Hamamlar karakolu kontrolünde, Çan köyü (Tüyerek) mezrası tarihe tanıklık etmiş bir beldedir. Merhum Şeyh Îbrahim Korkutata'nın köyü artık cellatlarının hizmetine girmişti.
Şeyh Ahmed Çan'ın türbesi adeta kan ağlıyor, Çoligin yiğit direnişçilerine sitem ediyordu. Tıpkı müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa, müslümanlara yasak olduğu gibi, Tüyerek işgal altında gasp edilmiş ve artık köyün sahiplerinede yasaktı.
Türkçü, Ülkücü, Hizbullahçıların fikir babaları hepsi Kürd cellatlarıdır. Nihal Atsızın çıkardığı Ötüken yayınlarını geçmişe giderek okuyun. Barzani'ye Şeyh Said'e ve topyekün Kürdlere nasıl saldırdığı ve hakaret ettiğini görebilirsiniz. Sözde islamcı , Hizbullah veya Hizbul-kontra giderek Kurdistan da aktifleşti. Örgütün başınada Batmanlı bir Kürd Hüseyin Velioğlu getirildi.
Hüseyin Velioğluna bir misyon biçildi, görevi Kürd aydın ve yurtseverlerini temizlemekti. Velioğlu Hizbullahın ilim kanadının başına geçti. Ilk işi Said-i Kurdinin inançlı ve kararlı talebesi Izzettin Yıldırımı öldürmek oldu,
Izzeddin Yıldırım'ı nasıl kaçırılıp, domuz bağı ile öldürdüğü, ve zorla MİT ajanı olduğunu söyletip, video görüntülerinide kamuoyuna dağıtarak kendilerini kamufle etmeye çalişsalarda, pratikleri onları ele veriyordu.
Yine Batman'li Fidan Güngör menzil gurubunun lideri Hizbullahın bir başka versiyonuydu.
Hüseyin Velioğlu Menzil gurubu onlar gibi düşünmediği ve kısaca Kürd kanına girmedigi için saldırılarını yoğunlaştırdılar.
Başta liderleri Fidan Güngör olmak üzere onlarca Menzil örgütünden kişileri öldürdüler.
Izzedin Yıldırım Zehra gurubundan olup, dindar bir Kürd yurtseveri ve şehididir. Medreset'ül Zehra gurubu günümüzde Nübuhar yayın çevresi Kürd tarih, kültür ve edebiyatına verdiği eserler taktire değerdir.
Çoligliler bilir, Hizbullah Kürd şehidi Nesih Anşin'i kaçırıp,Tüyerek mezrasında Çuval içine koymuş, hikayesi çok uzun, bundan kıl payı kurtulmuştu.
Yine merhum Palu'lu Hacı Mustafa Akçan çok mütevazi bir zat,haraç vermediği için gece nasıl öldürüldüğünü Çolig halkı çok iyi biliyor. Çolig'in Afatlar mahallesinin delikanlı,sevecen ve zazaca çiirleri ve nüktedan kişiliğiyle bilinen Abdulcelil Bayram'ın oğlu Ahmet Bayramı şehit etiler. örnekleri çoğaltabiliriz.
............
Çoligdeki Kürd kökenli bu insanlar nasıl oldu da ırkçı-şoven ve kafatasçı fikirleri savunur oldular. Neden? Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Hüseyin Velioğlu,Velik Küçük gibi katil ve kafatasçı insanlara nasıl aşık oldular?
Belirleyici faktör belki mevki, makam, para, şan, şöhret ve iktidar hırsı gibi gözükebilir. Ama,asıl neden Kürd ulusal davasının önünü kesmek,bu tetikçilerle halkı sindirmektir. Bir insanki düşünceleri,fikirleri eylemleri kendi soyunu red ve inkar ediyorsa, Çolig gibi homojen, tümü Kürd olan halkı için büyük bir garabettir.
Ülkücü, ırkçı ve kafa tasçı bu fikir adamlarıniı kökenlerine girsek,istisnasız tümü Kürd, Çerkez, Boşnak, Ermeni veya belki Arnavut çıkabilirler ve öyledirde. Türklükle belki uzaktan yakından alakları yoktur. Türkiyedeki Türkçü ve Irkçı aydınların çoğu Kafkas göçmenleridir.
Çoligde geçmiste ülkücü ve kontr-gerillacı bazi portreler hakkındaki yaptığım araştırmaları size aktarmaya çalışacağım.
Ülkücüler:
Cezayir BAYSAL,
Kürd direnişçisi Yado'nun torunudur. Babası Filit Baysal ile, aynı kurumda beraber çalıştım. Aile aslen Daraheni Zıkte kökenli olup, 1900'lu yılların başında Çolige yerleşmistir. Erzurumda Ziraat Fakültesinde okuyordu.
Erzurum Atatürk Üniversitesinde1977 yılında Kars/Sarıkamış Kürdlerinden Doç.Orhan Yavuz'un ülkücüler tarafından öldürülmesi sonucunda Cezayir yakalanıp sonrasında serbest bırakıldı. Mahkeme sürecinde olayın bir numaralı faili olarak açığa çıkınca,Avrupa'ya çıktı.
Halen Avusturya/Viyana da yaşamakta olup, ülkücü fikirleri savunup, savunmadığı hakkında bilgi sahibi değilim. Cezayir'in ülkücülerle ilişkisi ağırlıklı Hikmet Tekin üzerinden olduğu söylenmektedir.
Erzurumlu ülkücü yazar Yusuf Ziya Arpacık'in Hikmet Tekin üzerine yazdığı makalede bu konuya değinmiştir.
Aldığım bilgilere göre Çoligdeki kardeşleride günümüzde ülkücülerle ilişkisinin olmadığı yönündedir.
Dedeleri Yado ve nineleri Telli'nin şehid edildikleri yerin tesbitinin izini sürdüler. Yado'nun mezar yeri tesbit edilemedi. Ancak,Telli'nin şehid edildiği Daraheni/Ulyan köyü cıvarındaki yeri tesbit edilip, mezarını yapmşlardır, kendilerini bu duruşlarından dolayıda kutluyorum.
Yado'nun ailesi kendi mirasına, değerlerine geçte olsa sahiplenmesi çok sevindiricidir.
Hikmet TEKÎN,
Aslen Çolig'in Elekrag köyündendir. Mensup olduğu aşiret Şüküranlardır. Elekrag köyü mıntıka olarak Seykaran mıntıkasındadır. Babası meşhur Tehsildar (Quncilci) Eziz Dılan'dır. Eziz Dilan Türkçü fikirlerle çocuklarını yetiştirmiştir.
Oğlu Hikmet Tekin Ankara'da Hacettepede okurken aktif ülkücü olarak faaliyet yürütür. Mezun olduktan sonra Istanbul'da Atatürk öğrenci sitesinde 2.müdür olarak görev yapar. Verdiği aktif mücadele sonucunda yurdun ülkücülerin eline geçmesini sağlar.
Ülkücüler arasındaki ismi, keskin zeka ve pratiğiyle (Karayılan) olarak kabul görür. Türkeş'in keşf etiği Hikmet Tekin'i, Çolig'de çok genç yaşında bazı çelişkilerden yararlanarak Belediye başkanı yapmayı başardı. Hikmet Tekin Çoligi ülkücü yapmak için görevlendirildiğini her platformda söylüyordu.
Hikmet belediye'yi bir mevzi olarak kullandı. Çolig'de Kürd yurtseverlerine yönelip, onlarca Kürd onun döneminde şehid edildi. Kürd hareketleri bu aktif militanı daha reisliğinin ilk yılını doldurmadan önce ağır yaralayıp,çok kısa bir süre geçmedende kardeşi,annesi ile beraber Çolig-Daraheni yolunda öldürdüler. Bu olaydan sonra ülkücülük yapan bazi devşirme Çoliglilerde şehiri terk etiler.
Hikmet'in abisi emekli Albay Saim Tekin Çolig'de sonraki yıllarda MHP mebus adayı oldu. Saim Tekin uzun sürede MHP parti meclis üyesiydi. Saim Tekin halen 21.yüzyıl Türkiye enstitütüsünde (Askeri alanda) bilimsel danışman olarak görev yapmaktadır.
Aynı kurumda Çolig'in eski Valisi Îsmet Metin'de strateji uzmanı olarak çalışmaktadır. Îsmet Metin'i Çoligliler iyi bilirler, 1980 darbesinin valilerinden olan ve rüştünü ,meşe ağaçlarından dolayı Keçi ve yerel giysilerimizden olan küllah ve şalvar düşmanlığı yaparak kendini ıspatlamaya çalışıyordu.
Polis ve askerleri çarşıya salarak Küllah ve fes toplatan koyu Kemalist biriydi. Îsmet Metin Kürd giysi düşmanlığıyla Çoligde ismi hafızalarda hala unutulmamıştır. Saim Tekin ile Îsmet Metin günümüzde aynı kulvarda Türkçü ve ülkücülük yapmaktadırlar.
Muhittin OLCAY (RÎNGO)
Aslen Çolig/dareyeni Zıkte aşiretinin Vazenan köyünün (Dere-Hemedun) mezrasındandır. Babasının adı Îzzet olup, fakir bir ailenin çocuğuydu. Daha genç yaştayken yakışıklı ve atletik vucudundan dolayı Cüneyt Arkına'a özenerek artist olmak için Istanbul'a Yeşilçama gider. Ispanyol paçalı pantolon ve yoldan dik duruşu ve heybetli yürüyüşüyle tanınırdı. Ringo A-politik ve eğitimsiz bir gençti.
Istanbul'da bulunduğu sürede yolu Hikmet Tekin'le kesişir ve ülkücü fikirlerin militanı olur. Hikmet Tekin'le beraberliğini Erzurumlu yazar Yusuf Ziya Arpacık övünerek makalesinde anlatır.
Ringo 1980 öncesi olaylarda başta TÖB-DER olmak üzere Alevi ve Kürd yurtseverlerinin ev ve işyerlerine saldırıda ön saflardaydı. 19 mayıs 1979 yılında Genç caddesi Halk bankası kavşağında PKK'nın silahlı saldırısına uğrayarak öldürüldü.
Ringo nun yanında Yakup isminde yine Zikteli bir gençte yaralandı. Ringo'nun,köyünden çok değerli Kürd yurtseverlerinin çıktığını biliyormuydunuz? Meşhur Vazenanlı ( Em Heyd) bu köydendir. Yakın dönemde aile Becerikli soyadını almıştır.
Aileden Kürd şehidleri ve Çolig DTP de bir dönem il başkanlığı yapan kişiler çıkmıştır. Zaten Zikte aşireti Şeyh Said hareketinde sonra Peçar tenkil hareketiyle adetta cografyasıyla soykırıma uğrar. Zikte Kürd tarihinde büyük bedeler ödemiştir.
Ringo, Kürd direniççisi şehid Îbrahim Încedursun'un dayısının oğludur. Îbrahim 1980 öncesi Türkiye 67 kiloda Türkiye boks şampiyonasında Köksal Özoğluöz karşısında hakettiği altın madalya hileyle kendisine verilmez.
Îbrahim 4-1 yenik sayılır. Juri üyeleri kendisine gümüş madalya'yı verirler. Îbrahim bu haksızılğa tepki göstererek, Juri başkanı Şefik Tevfik'in boynuna gümüş madalya'yı asarak, boksörlügü bırakır. Bir dönem yurtdışına çıkarak Ingiltere ve Norveç'te kalır.
Kürd aydın,siyasileriyle ilişkileri sonucunda düşünceleri değişerek Kürd ulusal davası uğruna mücadele eder. 1990'lı yılların başında HEP genel sekreter yardımcılığı ve Çolig milletvekili adayı oldu. KUM (Kürdistan Ulusal meclis) ülke faliyetleri ve en son 1994 yılında Dareheni/Murtezan mıntıkasında şehadete ulaşır.
Ibrahim'in şehadetini Hürriyet gazetesi 1994 Haziran fotosuyla bilinçli olarak yayınladılar. Devlet ailesine tıpkı Yado,Şeyh Said ve diğer Kürd direnişçileri gibi cenazesini vermez.
Ringo'nun aile, akraba ve yakın çevresi hakkında bu bilgileri derledim.
FEYZÎ BERDÎBEK;
Çolig'in 1980 öncesi atletik ve renkli ülkücülerindendi. Aslen Azıj aşiretine mensup, Wusfan köyündendir. Ülkücü fikirlerleyine Hikmet Tekin'in etkisiyle buluşur. Hikmet Tekin Belediye reisi seçildiğinde, çok yakın akrabası olan H.Yusuf Berdibek belediyenin önünde bir inek keserek kurban eder.
Feyzi nin yakın akrabalarından Kürd davasında çok değerli insanlar da vardır. Kürd dili (Zazaca), kültürü ve edebiyatı üzerine çalışmalar yapan,yakınlarını tanıyorum. En önemlisi Çoligin meşhur sanatçısı Rençber Eziz'le (Deza) aynı kabiledendirler. Feyzi 12 Eylül 1980 yılında MHP davasından Elazığ askeri cezaevinde yattı. Bende o dönemlerde Kürd davasından yargılanıyordum. Feyzi'yi bizimle ilgili bir duruşmaya tutuklu getirdiler.
Çok iyi hatırlıyorum, askeri mahkemeye çok sert bir çıkış yaparak yaşadığı işkenceleri anlattı. Mahkeme heyeti kendisini susturdu. Cezaevinden çıktıktan sonra Ülkücülere mesafeli durdu. Ülkücü (eski) kimliginden aldığı güç ve referansla Jandarma Alay komutanlığı ile iyi ilişkiler geliştirdi. Çoligdeki karakoların yapımını adeta tek başına üstlendi. Ihalesiz ve indirimsiz komutanlarla ortaklaşa yaptığı bu işlerden büyük servet edindi.
Tutuklanan Kürdlerin bırakılmasında zaman zaman rol oynadığı söyleniyordu. JÎTEM ile de iyi ilişkileri vardı. Selhattin Çelik'in (Kontrgerilla) kitabında da adı JÎTEMCÎ olarak geçti. Sonraki yıllarda Çillerin DYP sinde il başkanı oldu. Bir ara Çiller'i bir meleke benzeterek ona methiyeler düzerek gözüne girmeyi çalıştı. Ama ciddiye alınmayarak DYP Il başkanlığı görevinden derdest edildi. Sonrasında AKP ye yönelerek oradan mebus oldu.
Tayyip Erdoğan rahatsızlanıp, makam aracıyla hastahaneye götürülürken açılımayan kapısı balyozla camları kırılarak, açıldı. Feyzi bu balyozu satın alarak meclisteki odasına asarak reklamını yapmaya çalıştı. Tamda bu dönemde tele-kulak seks skandalarına takılınca Emine Erdoğan'ın gazabına uğrayarak bir daha aday edilmedi. Edindiğim bilgiler halen AKP çevresinde dolandığıdır
YALÇIN ÖZBEY
Aslen Kığı Hergep köyündendir. Öğrencilik ve gençlik yıları Malatya'da geçmistir. Ağca,Oral Çelik ve diğer önemli ülkücülerle Malatya'dan yolları kesişir. M.Ali Ağca'ya Abdi İpekçi cinayetinde yardım yataklık ettiği tesbit edilir. Ardından Ağca’nın Kartal Cezaevi’nden kaçırılmasında kullanılan arabanın sahibi olduğu tesbit edilir. Ağca ile Yapı Kredi Bankası Gebze Şubesi’nde ortak hesapları bulunan Ülkücü Yalçın Özbey 1978 yılında yurtdışına kaçar.
Papa cinayetindede Ağca'ya yardım etmiştir. PKK'nin önemli komutanlarından Hüseyin Özbey'in (Harun) amcası oğludur. Hüseyin Özbey'de eski ülkücülerdendir. Sonradan PKK saflarına katılarak uzun süre Awrupa sahasında kadro olarak çalışmiıştır. Hüseyin 1997 yılında Batman-Sason ilçesinde şehadete ulaşır. Şehadeti üzerine şaibeler olduğu söylenmektedir.
JÎTEM;ERGENEKON VE KONTRGERÎLLACILAR
ALPARSLAN ARSLAN (AVUKAT)
Alparsan Arslan aslen Çolig/Kığı ilçesinin Naçaklı (Avirtinik) köyündendir. Babası Idris eğtimci,annesi Porsor (Kürdçe-Kızıl saçlı) ev hanımıdır. Alparslan Arslan babasının görevi nedeniyle gençlik yıllarında Elazığ ve çevresinde okur. Alparslan'in babası Idris hoca kendisi ülkücü fikirleri savunan biridir.
Gazetelere vermiş olduğu bir demeçte (Yeşil) Mahmut Yıldırım'la arkadaş oldukları ve Elazığ Imam Hatip Lisesinde beraber okuduğunu söyler. En son 1997 yilinda Elazığ'da görüştüğünü söyler.
Alparslan Arsalan daha çocuk yaştayken babası Idris hoca tarafından karanlık güçler içinde büyütüldüğünü görebiliyoruz. Bu ilişkilerin sonucunda Istanbul Marmara üniversitesinde okurken ülkücü çevre içinde aktif görev alır.
Avukat olduktan sonra Ergenekonun beyin takımı Veli Küçük,Muzaffer Tekin tarafından Danıştay saldırısında tetikçi olarak kullanıldı. Halen tutuklu olup yargı süreci devam etmektedir.
MEHMET YAZICIOĞLU,
Aslen Çolig'in Solhan ilçesinden olup eğtimcidir. Mahmut Yıldırım (Yeşil) den daha çok JITEM ve ordu içinde güçlü olduğunu Çolig'de bilmeyen yoktur. Ahmet Cem Erseverin itiraflar kitabında Mehmet Yazıcıoğlundan detaylı bahs eder.
Muş Jandarma Alay Komutanlığında arama sonucunda 10 civarında gerilla yakalnır. Soruşturma devam edereken Mehmet Yazıcıoğlu ve ekibi (kontrgerilla) Jandarmadan 10 gerillayı teslim alır, Muş civarında infaz eder. Bu konuda dava açılır,Muş Barosu avukatlarından Varto'lu Selhattin Kaya bu davaya müdahil olur. Bu davala ilgili bilgileri Cem Erseverin itiraflar kitabında yazılıdır.
Yazıcıoğlu yıllarca Solhan'da hiç ögretmenlik yapmadan maaş almıştır. Jandarma ve askeri ihalelerini indirimsiz alarak kısa sürede zengin oldu. Solhan girişindeki petrol istasyonu ve dinlenme tesisleri,edindiği servetle yapmıştır.
1998 yılında PKK gerillaları bu tesisleri basarak Yazıcıoğlunun oğlu ve kardeşini öldürürler. Yazıcıoğlu Çolige geldiğinde yanında 3,4 silahlı korumasıyla hep gelirdi.
Yeşil ismi illegale karışmış fiziki olarak ortada görünmeyen biriyken,Yazıcıoğlu halen elini kolunu salayarak yaşamını sürdüren biridir. Mehmet Yazıcıoğlu bir dönemde Çolig'de DYP'den ikinci sıradan Milletvekili adayı oldu.
MAHMUT YILDIRIM (YEŞÎL)
Mahmut Yıldırim aslen Solhan ilçesinin ( dıjnık ) köyünden olup, Solaxi aşiretine mensuptur. Yeşil Elazığ Imam Hatip lisesinde bitirdi. Elazığ'da ülkücü çevre içinde siyaset yapar. Ülkücü fikirlerden JÎTEM'e terfi ederek Kurdistanda binlerce faili meçhulün sorumlusudur. Yeşil'in Solhanda kendisine yakın bir ekibide vardır.
Mehmet Yazıcıoğlu başta olmak üzere ilçede Ayhan Adar ve Sıddık Tuncç gibi tetikçilerlede yillarca ilişkisi herkesçe bilinir. Bu güruh çok kısa sürede haraç,ve ihaleler sonucunda servet sahibi oldular.
Tetikçilik ve JITEM faaliyetleri adetta Kurdistanda bir rant sektörüdür.Mahmut Yıldırımın biyografisini geçen yıl çok uzun yazdığım için detaylarına girmiyeceğim. Kamuoyu zaten yakinen biliyor.
Sonuç olarak, ülkücü Hizbul-kontra,Jitem,ergenekon içinde bulunan Çoliglilerin siyasi gelenekleri MHP-Ülkücü ağırlıklıdır. Kendi kimliğini,ırkını red ve inkar eden,Türküm diyen Kürdün kişiliginde bir sorun vardır. Bu gurupların sistem rejimle bir sorunları yoktur.
Bilakis bunlar sistem icinde palazlanmış, finanse edilerek Kürd yurtsever, aydın ve kurumlarına karşı kullanılmışlardır.
Orhan Zuexpayıj