Çırê Musyon

16 Ekim 2017 Pazartesi

Milli ordu şarttır




Yıl 1988,
Halepçe katliamının üzerinden henüz beş ay geçmişti. Güneyden kuzeye yüzbinler göç etmisti. O yılın Agustos ayında beş günlüğüne arkadaşımız Azat Sagnıca misafir olmak için Tatvana gitmiştik.
Azad'a,
babanız feqiye bir gece misafir olup sohbet etmek istiyoruz dedik.
Azat bu istegimizi babası rahmetli Feqi Hüseyine iletmiş, o dönem Kürtce Ferheng çalışması yapan Feqi ,birkaç saatliğine ertesi gün bizi evinde ağırlayabileceğini kabul etmişti.

Ertesi gün altlı üstlü oturan Azat'la birlikte feqi'ye misafir olduk.
Feqi önce Kürtçe bilip bilmediğimizi sordu.
Bilmiyorsanız sizinle konuşmak istemiyorum diyerek birden kestirip attı.
Feqi nin bu tavrına o zaman çok şaşmıştık.
Kendisine anadilimiz Zazakiyi biliyoruz diyince sevindi.
Bize zazaki bilmedigini söyleyerek tabiri caizse düşmanın diliyle bizimle konusmayı kabul etti.
Çok sevinmiştik.
Çok güzel doyurucu ve bilgilendirici bir sohbet yapmıştık.

Konu Güneyden Kuzeye göç eden kürtler olunca, keşke hepsini öldürseydiler bu utancı yaşamasaydık. Bunların hepsi haindir dedi..
Güneyi terk etmeyip savaşan peşmergeleri övdü.
Milli ruh böyle birseydir dedi.
O dönemlerde kuzeyde ,PKK de varlığını iyice hissetirmeye başlamiştı.


Feqi önce Pesmerge ile gerilla kıyaslaması yaptı..
Peşmergenin ailesine ve topragina bağlı yaşam sürdüğü için, savaş gücünün gerilla kadar olmadığını savundu. Ve Peşmerge tehlikeyi gödüğünde ailesini kurtarmak ve yer değiştirmekte tereddüt etmez demişti.
Gerilla için ise durum tam tersidir demişti..Aile ve toprağa bağlılık yoktur. Bu nedenle savaş gücünün peşmergeden daha yüksek düzeyde olduğunu ifade ediyordu.

Bunları niye anlattım?
Dağınık ve partilere bağlı güçlerle ulusal cephe olmadan basarıyı yakalamak imkansızdır.
Bağımsızlığı programlarına alan Güney Kürdistanlılar için dağınık peşmerge gücü yerine „De Facto“ durumu korumak için düzenli ve milli bir orduya ihtiyac vardır.
Mücadele tarihimiz son Kerkük hadisesi ile bize bir kez daha göstermiştir.
Partilere başlı peşmerge ve gerillalarla zafer kazanılmaz..İç ihanetleride eklersek dağınık ve bağımlı güçlerle başarı şansıda yoktur. Zaten Kürdistanın özgün konumuda buna imkan vermiyor.
Ismail Besikcinin dedigi gibi Kürdistanın sömürge koşulları ile dünyanın değişik coğrafyalarındaki sömürgelerin koşulları farklıdır. Kürdistan devletlerarası bir sömürgedir.„Devletlerarası sömürge Kürdistan“ Bütün düşmanlarımızın Kürdistanda çıkarları vardır..
Bir tek düşmanı yoktur birden fazla onlarca düsmanı vardır. Savaşan güçler hangisine karşıç getirsinler?
Buna rağmen Kürdistanın mücadele tarihi ikiyüz yıllıktır.

Güney Kürdistan ve Güneybatı Kürdistanda(Rojava) yaşanan gelişmeleri irdelersek son iki yılda yaşanan gelişmeler bize doğruları bazı gercekleri görmemizide sağlar.
Uluslararası güclerin desteği şarttır.
Güneybatı Kürdistanda ABD ve Koalisyon güçleri başta YPG olmak üzere diğer gruplardanda oluşturdukları orduyu silah ve cephane ile donatarak ,ateş gücü yüksek bir orduya dönüştürdüler.
Güney Kürdistanda bu potansiyel daha fazladır ancak dağınıktır.
Güneyli silahlı gruplardan ateş gücü yüksek yüzbinler ordusu pekala kurulabilir..
15 yıllık De Facto devlet bunu başaramadığı için Kerkükte bir grubun ihaneti sonucu hüsrana uğramıştır.


Milli ordunun kurulması elzemdir. Aksi halde yakalanan firsat tekrar yitirilir.

11 Ekim 2017 Çarşamba

Türkler Kürtlerden hic bu kadar korkmamisti.

Türkler ve Kürtler kardestir.

Türk siyasilerin ve akademisyenlerinin dilinden sikca düsen cümleler bunlar.
Iyi güzelde,
peki Kürtler kendi gelecekleri hakkinda karar alinca niye asariz keseriz,ekmek vermeyiz,suyunuzu keseriz tehditlerini savurdunuz?
Insan kardeslerinin gelecegini istemez mi, yada kardeslerini asar keser mi,ekmeksiz ve susuz birakir mi hic?
Demek kardes degilmisiz..
Olsaydik bu kadar pervarsiz davranmazdiniz.
Referandum yaptik kizdiniz,köpürdünüz hatta o kadar seviyesizlestiniz ki birakin Kürtleri dünyayi bile kendinizden nefret ettirdiniz.
İSİD'i yendik..
Vay siz nasil ISID'i yenersiniz diye acik acik arka cikmaya basladiniz.
Kerkük'ün % 70 i Kürt olmasina ragmen,
Kürtlerin olmasin kimin olursa olsun diyorsunuz.
Sizin olursa oraya yavru kurtlari göndeririz sizi öldürsünler diyorsunuz.

Sizin dostlugunuza degil biz,
hic kimse inanmiyor..
Bütün dünyayi kendinize düsman ettiniz.
Batili dostlariniz bir bir sizi terkettiler.
Küfür ettiginiz, asagiladiginiz devletlere sigindiniz imdat diyorsunuz.

Esed'e etmediginiz küfür kalmadi , geri tepince Tal Abyad,Carablus simdide Esed icin Idlibde savasacagiz diyorsunuz.
Rusyanin Ucagini düsürdünüz, basladiniz efelenmeye..
Yine gelse yine düsürürüz dediniz.
Putine yok efendim natasalardan mi korkacagiz dediniz.
Elcilerini evinizde öldürdünüz bu utanc verici bir durumdu..
Is ciddilesince kosup Putinden merhamet dilediniz.

Kürt güçleri ilerledikçe siz rahatsız oldunuz.. Menbic,Rakka ve diger sehirler ISID'in elinde kalsaydı  sesinizi  cikarmaz ve Suriye'ye girme gereği bile duymazdınız..
25 milyon Kürt vatandaşınız var..Bu vatandaşlarınıza hiç değilse biraz saygınız olsun.. Vatandaşlarınızın akrabalarının yönetimi ele geçirmesi çıkarlarınız gereği sizide sevindirmeliydi..

Hani etle tırnak gibiydik ve kardestik.
"Türk Kürt kardestir istemeyen kallestir"diyorsunuz ya..
Sizinki düpedüz kalleşliktir..
Insan kardeşinin başarısına sevinmezmi?
Sahi, biz Kürtler hep sizinle beraber yürümedikmi ,en zor anlarınızda bile?
Siz ne yaptınız?
Ayağınız sağlam yere basar basmaz Kürdü red ve inkar etmeye başladınız..
Kürdü dağ Türkü yaptınız.
Kart kurt ses çıkaran millet yaptınız.
Eşkıya,haydut,harami,sergerde, en sonda terörist yaptınız..
Bu kadar aşağılanmaya kim dayanır, siz olsaydınız bunları kabul edermiydiniz?
Sizin kabul etmediğinizi biz niye kabul edelim?

Bize ait olan herşeyi tasarufuna alacaksın,bize dilini zorla konuşturacaksin, ama benimkine yasak koyacaksın.
Dilinden çocuklarimıza eğitim vereceksin, benim dilimdede eğitim  yasak olacak.
Bizim köy,kasaba ve şehirlerimizin adınıda değiştireceksin,yetmezmiş gibi dağlarımızın,ovalarımızın,nehirlerimizin,adınıda değişeceksin,eskiye yani bize  ait olan herşeyi yasaklayacaksın..
Hatta Istanbul,Ankara,İzmir,Antalya,Bursaya çalışmaya,okumaya ve gezmeye gelen insanlarımız kendi dilinden konuştuğu zaman linç edeceksin, gece yatarken benzin döküp yakacaksın..
Dünyanin neresinde bir Türk varsa yardimına koşacaksın,kürdün burnunun dibindeki akrabasını öldüreceksin,şehir ve kasabalarını bombalayacaksın, gerektiğinde sürgün edeceksin..
Dünyanin neresinde devlet kursaniz yikarız diyeceksin,bütün bu kötülüklerinden sonra utanmadanda Kürtlere kardeşlerimiz diyeceksin..


Kürtler kendi topraklarını katil sürülerinden geri aldıkça..
Siz üzülüyorsunuz ..
Kürtler kendi toprakları üzerinde özne olmak istiyor..
Siz olmaz diyorsunuz.
Kürtler kiminle dost olmaya kalksa, gidip rüşvet verip o dostluğu hemen bozuyorsunuz..
Yeryüzünde bir halka kardeşim deyip ona kötü davranan sizden başka bir millet varmidir?
Dünya alem sizi I.Cihan harbinde terketti..
Kürtler sizi yine terketmedi, keşke etseydiler. Hiç değilse bu zulmü yaşamayacaktılar.
Bugün Ortadoğuda Kürtlere yeni bir fırsat doğdu..Onuda ortadan kaldırmak için elinizden ne geliyorsa yapıp engellemeye çalışıyorsunuz...
Kötülük tanrısına bile rahmet okutursunuz..


Hata sizde degil bizim eşeklerde..
Bütün aşağılamalarınıza rağmen size kapikulu olmaktan vazgeçmiyorlar..Sizin hizmetinizde olmalarına rağmen  onlarada terörist diyorsunuz..
Sizden saygı falan inanın beklemiyoruz, biraz insan olun yeter..
En çokta sizin kuyruğunuz olan size hizmet eden karaktersiz Kürtlere kızıyorum..
Bu kadar burunlari yere sürüldüğü halde  arlanmıyorlar..
Onlara kökünüzü getireceğim diyorsunuz, onlar eline bayrak alip sizin icin nöbete kosuyorlar..
Bazilarida ortak vatan diyor, hatta yetmezmis gibi Musul,Kerküküde Misak-i Milli icine alacağız diyorlar..

Siz onlarin kökünü kaziyorsunuz , onlar hala  sizden ayrilmayiz diyorlar..
Bütün bu yaşadıklarına rağmen
Kusur sizde değil size sülük gibi yapışmış biz Kürtlerdedir.


6 Eylül 2017 Çarşamba

Anadolu yerlilerinin hazin sonu

Bugün 6-7 Eylül cumhuriyet tarihinde isikli geceler olarakta anilir..
Bu devletin organize edip yürürlüge koydugu bir konseptti.
Bin yillardir bu cografyada Türklerle birlikte yasayanlarin kaderidir.

Rumu devsirilmis ruma,
Ermeniyide devsirilmis ermeniye vurdurdugu gibi.
Bugün bir röportaj ve o dönemlerde bu olaylara karismis iki karadenizliye ait iki can sikan yazi okudum.
Ikiside devsirilerek türklestirilen, hayvan gibi kendi milletlerinin üzerine sürülmüs iki katil ve hirsiz.
MIT ci Oktay,
Selanikte M.Kemalin güya dogdugu eve pravakasyon amacli bomba atar.
Eli kulaginda MIT ciler Istanbulda propaganda yaparak bu bombalamayi duyurur duyurmaz,
capulcu cahiller sürüsü ve onlarin elebaslari polisin denetiminde ise koyulurlar.
Basta zengin ve elit Rumlar olmak üzere,
bütün gayrimüslimlere ait is yerleri ve evler basilarak yagmalanir.
Yüzlerce kadin ve kiza tecavüz edilir ve katledilirler.
Bütün mal varliklarini bir gecede yitiren gayrimüslimler anavatanlarini terkederek vatansiz kalirlar.
1920 lerde Karadenizde baslatilan Rum kiyimi 1957 lerde böylece tamamlanir.

Karadenizin yerli halklarindan rumlar, katledilerek,sürülerek,zenginlikleri ellerinden alinarak böylece bitirilme noktasina getirildiler.
Geriye kalanlar ise müslümanlasarak ancak canlarini kurtardilar ve Türklestirildiler.
Bugün karadeniz ahalisinde Türk milliyetciliginin ve ulusalciliginin tabanini olusturnda bu asimile olmus rumlardir.
En cokta kendi halklarina düsmandirlar.

Selanik bombacisi pravakatör daha sonra Kayseri ve Nevsehire vali atanarak taltif edilir.
Ortadogudaki lider protipileride bep böyle.
Demek ki Ortadogu gercekligi budur.
Ortadoguda akilli,zeki,bilgin insana ihtiyac yoktur.
Eli kanli katillere hep ihtiyac duyulmustur.
Ayni zamanda en cok sevilen ve hayranlik duyulan insan müsvedeleri tipler.
Arkalarinda her daim yiginla sürüler olmustur.
Güce tapan bu cografyada,
eskidende simdide hep böyleydi.

3 Eylül 2017 Pazar

Zikay'ê Şêx



Mal millet min û tori zê cîyo.

Yeno mi vîr 30 ser cuwaver lacê Mehmed Zeki efendi Şex Feyzullah efendi ,
şi bi Tarbasûn û Çilkonî,
dewîcu sêr cuyîn di 10 têllîs çeltuk zika dabî ci.
Şex ma 9 têllîs çeltuk sêr cuyîn di roşen dun vahar çeltuk perûn xo gen..Yew têllîs zî ardi bî Çolig dikan zomay ma di nabi ro.
Vaşti bî bero fabrikad riz yi vec û semedê wêr bero kê xo.
Rehmeta babî mi şino dikan zomay ma,
onêno yew têlîsê çeltuk pê berî dî vinertêya.
Zomayra perseno vano na tellîsê çeltuk ê kama?
Zoma vunu:
A têllisê Şex Feyzullaya.
Vendenû rehmeta Êlî hamal Sivonicid.
Vano Êlo:
Na têllîsê çeltuk ti bên çarşuyê cêr fabrikê Ârif varê merg.
Yo riz vecenû ti bên kê ma.
Êl hamal çuvalê çeltuk genû xo kift benu fabrika..
Hetî yerêya riz veciyenû Êl çuvalê riz beno kê ma.

Roc bîn Şex yenû dikan zomay..
Onêno têllîse çeltuk cê xo di nîya..
Zomay mara vunu:
Çeltuk mi ho çado?
Zoma vûnû:
Vullay vistorê mi omê dikan persê çeltuk kerd..
Mi va ê Şex Feyzullaya.
Goştarîyê mi nikerd ,
venda Êl Sivonicid,
El ome girot wi berd fabrikad riz vet û berd kê yî.
A hêl rehmeta babî mi kuêno zerê dikan..
Şex vunu:
Keko qêy to tellîse çeltuk mi berda..?
A zikab devicu da bî mi..
Rehmeta babî mi vunû:
Çeltuk çara bîyû ê to..?
Ê dewicuno..
Mal devicu min û to ri ze cîyo.
Vullay ez tora hîna feqiro.
Zika torî şina, qey merdim feqir zê mîr nêşina?
Şex venge xo nêkeno, rehmeta babî mi veciyen teber şinu..
Şex zomayra vunu:
Ti êyr taşt dun mi.
Zoma vunu tamom efendi..
Şex zomay gen ben Loqonte.
4 tene kebab xo vênû.
A hêl rehmeta Şex Mehyeddîn Kelaxsi ucara viyerenû..
Vendenû êyd zî..
Rehmeta Mehyeddîn vunû:
Feyzullah in êhmak to çad diyu to ard loqante?
Feyzullah Efendi veng xo nikenu.
Yo zî 3 hiri kebabu xo venû varzêni wi.
Yi şinî yew heta, zoma zî şinu dikan..
Hêt yerîya ez şîya dikan zomay..
Zoma ho qerqiliyeno..
Mi va sebîyo?
Wa hal meselê bayk to in qedeya..
Yo riz berd kîye şima wênî..
Cirm riz şima zî ez dano..

Homa rehmê xo hîri hemin zî bikero.
Eyr yi dinyad nî la belê ma rî in  meselê wes verdê ma hê meselon yin ser xebêr danî.



27 Ağustos 2017 Pazar

Israil Kürtlere dost mu?

Yok Israilden dost olmazmis..
Peki Türkler,Araplar ve Farslardan Kürtlere dost olurmu?
Olur diyen beri gelsin.
Kürtler devlet olmak istiyoruz diyince en cok hangi milletler karsi cikiyor?
Türkler
Araplar
ve Farslar.
Peki neden Kürtlerle dindas olan bu milletler kendilerine hak gördükleri devleti Kürtlere görmüyorlar?
Ama Israil Kürtlerin devlet olmasina karsi degil bilakis destekliyoruz diyor.
Iyiligimizi isteyene kötü kötülügümüzü isteyene iyi diyoruz.

Sormak istiyorum..
Sizin devlet olmaniz mi iyi yoksa baska devletlerin boyundurugu altinda yasamak mi iyi?
Iyi ise sorun ne, degilse derdiniz ne?
Baskalarinin kapisinda kemik yalayacaginiza kendi kapinizin önündeki kemigi yeseniz olmaz mi?
Her zaman baskalarinin kapikulu mu olacaksiniz.?

Israil Kürt yakinlasmasi siyasi cikarlar geregidir. Bütün devletler gecmiste en kanli olduklari devletlerle isbirligi yapiyorlar. Ayrica Israilin bize kastida yok.
Türkler,Araplar hatta Farslar Israil ile cikarlari geregi analasabilirken size ne diye Israil düsmanligini dayatiyorlar, hic düsündünüz mü ne diye bunu size yaptiriyorlar?
Onlarin devletleri var,ucaklari,tanklari,toplari ve her türlü agir silahlari varken Israile düsman demiyorlar sadece Israili inanclari üzerinden elestiriyorlar o kadar,fiili bir saldirilarida yoktur.
Israilin Kürtlerle hicbir ihtilafi yokken, Türkiye,Arap ülkeleri ve Iran devleti topraklarimiz üzerindeki isgalci devletlerdir.
Kendi isgalcilerimizi dost ,bizim isgalcilerden kurtulup devlet olmamizi isteyen Israil ise düsmanimiz oluyor.
Peki Israille ne sorunumuz var onu kendimize düsman belleyelim.?
Israil kimin topraklarini isgal etmisse onlar düsmanlik bellesinler.Bizim düsmanlarimiz ise topraklarimizi isgal eden Türkiye,Iran,Suriye ve Iraktir.
Biz kalkmisiz dedemizin,babamizin, cocuklarimizin ve kadinlarimizin katillerine birsey demiyoruz..Dedelerinizi, babalarinizi,cocuk ve kadinlarinizi katledenlere en önemliside topraklarimizi isgal edenleri dost görüyoruz.

Size bunu yaptilar nicin akillanmiyorsunuz, artik devletlesin diyenleri ise düsman görüyoruz.
Bu akil tutulmasidir.
Cikarlari icin seytan dedikleri Israil ile her halti yiyorlar, siz enayilerede yahudi düsmanligini ha bire pompalayip duruyorlar.
Tabi ahmak oldugunuzu bildikleri icin.

Onlarin bizlerle sorunlari varken sizleri yanlis yönlendirerek kendi cikarlarini garanti altina aliyorlar.
Türkler,araplar ve farslar hergün bas bas bagirip duruyorlar. Kürtlerin devlet olmasi savas sebebidir diye.
Kürtler ne yapiyor?

Onlara karsi kendi savasini degil ,onlarin israile karsi savasini yine siz Kürtlere yaptiriyorlar.

Israile ne diye düsman olalim?
Bir akilli Kürt cikip bana cevap versin..
Israil yukarida saydigim kötülükleri biz Kürtlere yapmis mi?
Hayir.
Topragimizi isgal etmismi?
Hayir.
Dedemizi,babamizi,cocuk ve kadinlarimizi öldürmüs mü?
Hayir.
Yok Kuranda yahudiler üstün irkmisiz diyorlar..
Desinler bize ne..
Bu Kuran bir tek bizim kitabimiz mi?
Seni müslüman dahi görmeyen katli vaciptir diyen düsmanlarin Kurana sahip cikamazken, senin üstünde daha donun bile yok nasil Israile karsi Kurani savunacaksin?
Sonra Araplarin Israil düsmanligi din düsmanligi degil ki.
Toprak meselesidir.
O topraklarin eski sahibide israilogullaridir.
Araplar yok bir tek Israilli bu topraklarda yasamasin diyorlar.
Peki neden kendi topraklari üzerinde yasamasinlar?
Haksiz olan israil mi Araplar mi?
Eger dininiz imaniniz tam ise hakki teslim etmek istiyorsaniz dogruyu konusmakla mükellefsiniz..
Aksi halde münafiksiniz.
Hakki ve adaleti teslim etmek gerekir.



9 Ağustos 2017 Çarşamba

Devlet olmak mi iyi devletsizlik mi?


25 Eylülde yapilacak Referandum ile ilgili tartışmalar sürerken, Kürtlerin partilerinin tavırlarındaki belirsizlik endişe yaratmaktadır.
Referandum kararı alan IKDP ye bakılırsa referandum için pek hazırlık yaptığıda söylenemez. YNK de çatlak sesler çıksada referandumdan yana tavır alacağı kesin Goranda durumu  zaten içler acısı

Devlet mi devletsizlik mi?

Devletsizlik.
Kürtlerin son yüz yılda yaşadıklarını biraz irdelersek, devlet istemeyenlerin ne kadar zavallı bir durumda olduklarını ortada.
Bölgede koalisyon güçleri olmasaydı bölge sömürgeci devletleri on defa Güney Kürdistanı işgal etmişlerdi.

Kürtler icin devletsizlik

-Halepçedir,
-Cizredir,
-Surdur,
-Şırnak ve Nusaybindir.
-Tecavüz odalarıdır.
-Topraklarından göçertme mallarına ve namuslarına el uzatlmasıdır.
Bunlara rağmen devletsizliği savunmak ve Bağdat'a bağlı kalmak istemeleri büyük bir gaflettir.
Irak devletine bağlı yaşamak iyi ise yakın tarihte yaşananlar neydi ve kime karşı yapılmıştı?
Yıllarca kime karşı ve niçin savaşıldı?
Enfal ve Halepçe katlıamları niçin yapıldı?


Dünyada hangi devlette yolsuzluklar ve yönetim sorunları yoktur, yada gerçek bir demokrasi batılı ülkeler dışında dünyanın neresinde uygulanıyor?
Sömürgesi olduğumuz devletlerin yönetimlerinde bunların bin katı olmuyor mu?
Sömürge ulusun halklarının devletsizlik iyidir dediklerine hiç şahit oldunuz mu?
Bu ülkelerde büyük çoğunluk açlık sınırında olmasına rağmen devletleri için nasıl çabaladıklarını hepimiz görüyoruz.
Işte milli bilinç ve ruh budur.
Bu güvensizliğin bütün suçluları Kürt partileri ve yöneticileridir.
Parti ve siyasi  cikarlarini halklarinin cikarlarindan daha cok önemsiyorlar.

Madem çok demokratsınız önce devletinizi kuracaksınız, bu sorunlarıda kendi içinizde mücadele ederek çözmeye çalışacaksınız.
Yüz yıllık devletler dahi birçok sorunununu hala çözememişken,  bu belirsizlik içinden çok demokratik talepler öne sürerek karşı koyuyorsunuz.
M.Kemal1940 lara kadar belki onbinlerce muhalifini ortadan kaldırdı.
Saddam keza öyle.
Iran seytan Cumhuriyeti derseniz o daha kötü, hiçbir sorununu çözmemiş.
El insaf!
Kürdistan yönetimi bunların hiçbirini halkına yasatmamış.
Peki ne istiyorsunuz?




Devlet olmak ise 
Tank,
Top,
Helikopter,
Uçakların hepsine sahip olmak ve ordulaşmaktır..
BM lerde kürsü sahibi olmaktır. 
Hiçbir devletin sana saldırmaması demektir.
Katliam ve soykırımların önünü kesmektir.
Dünya halklar ailesi içinde onurluca yerini almaktır.
Kendi zenginlik kaynaklarını kendi işletmektir.
Kendi insanına yaşam hakkı tanımaktır.
Yeniden inşa demektir.
Yabancı yatırımcıları ülkemize çağırmak ve yatırım yapmaktır.
Kendi petrolünü dünyaya kendin pazarlamaktır.
Bu maddeleri dahada uzatabiliriz..

Şimdi sormak istiyorum,
devlet olmak mı iyi yoksa devletsiz kalmak mı?
Hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Kürt halkı bütün olumsuzluklara rağmen bu sınavdan alnının akı ile çıkacaktır.


7 Ağustos 2017 Pazartesi

Kürdistan gerçeği ve Referandum


Bu kısa günceyi dün gece gece vardiyasında birlikte çalıştığım eski bir YNK li Peşmerge olan Halapçeli Jaffer Hasibin referandum değerlendirmesini olduğu gibi aktarıyorum.
Ben 1983 te Üniversite egitimim icin Bagdattaydim. Baas rejimi tarafından Bağdatta alı konulduğumda henüz 18 yaşında idim. Günlerce çırıl çıplak işkencelerden geçtim.Gözlerim kapalı nerede tutulduğumu dahi bilmiyordum. Gözlerimiz baglı günlerce Bağdattan uzakta bilinmeyen bir bölgede aç susuz tutuldum. Gözlerim açıldığında ıssıy bir çölde buldum kendimi. Günlerce kacma planı üzerinde yoğunlaştım. Genç ve güçlü hissediyordum kendimi öbu esaretten sağ salim kurtulmalıydım.
Bir gece tutuldugumuz yerden fırsatını bularak uzun bir yolda ne çıkarsa bahtıma diyerek yürüdüm.
Takatsız bir halde üzerimde sadece donumla bir yolun üzerinde baygın halde uyurken bir arap soför tarafından alınmış ve gözlerimi arabanın içinde açmıştım. Şoförle samimi konusmam sonuç vermiş, bana eskilerini giydirerek beni Diyalaya yakın bir köyde indirmişti.
Göz altında iken kurtulursam Peşmergeye katılmaya yemin etmiştim. Ilk yetiştiğim YNK nin Peşmerge makarında Peşmerge elbisesi giyerek tamı tamına 15 yıl Peşmergelik yaptım.
Kendisine Halepçeye kimyasal atıldığında neredeydin diye sorduğumda,
Halepçeye gaz atıldığında silahı omuzunda Peşmerge arkadaşlarımla yakın tepeden uçakların yoğun bombardımanını izleyen eli kolu bağlı o an hiç birşey yapamayan genç bir partizandım. Bu acıları yaşamış hiçbir Kürdün referandumda karşıt olabileceğini sanmıyorum.
Referandum Kürtlerin tarihinde yakalanmış en büyük firsattır aynı zamanda her Netewistin namus sınavıdır.
Partilerin tavrını sorduğumda bana cevaben,
Peşmergesi olduğum YNK dahil ,hiçbir Kürt partisi Kürt halkının arzuladığı bir yerde değildir..Buna rağmen her Kürt Halepçeyi, Enfali ve Kürdistana yapılan yüzlerce düşman saldirilarını bir kez daha gözünün önüne getirmeli ve öylece sandığa gitmelidir.

Halepceli Jaffer Hasib

20 Temmuz 2017 Perşembe

Dr Sait

Hani her hayatın bir hüzünlü hikayesi vardır derler ya, ama kimi insanın bir değil onlarca hüzünlü ve yürek burkutan hikayesi vardır. Her acı olgunlaştırır,serpiştirir,pekiştirir ve nasırlaştırır yüreklerini. Her hayat kendine benzer hayatlarda, hikayelerde hayat teselli ve avuntu bulur.
Kişinin hayata karşı dirençli,dirayetli ve metanetli olmasının yollarından biride avuntu ve tesellileridir. Bu avuntu ve tesellilerin bir hayat boyu devam ettiğine inaniyorum.
Dr Sait ve ailesinin hikayeside böyle bir hayat.
Dr Sait Cürükkaya´nın şehadetinden sonra kendisi hakkında elim bir türlü kalem tutmadı ki yazayım..Onun yurtseverliğini,yiğitliğini,cesaretini ve insan sevgisini birçok kişi yazdı ve hepimiz buna aşinayız.
Ben onun siyasi cizgisi ve yükselişini yazmayacağım..
Onunla paylaştığım bir iki anıyı yazmayı daha uygun buldum. Çünkü insanlar arkalarında bıraktıklari izler ve anılarıyla hep anılır ve yaşatılırlar.
Dr  2001 de Güney Kürdistandan Almanyaya uçtuğunda, kendisini Franfurt havalimanından almak üzere iki gün önce Wuppertal´e gelen agabeyi Selim ile  yine birgün önce kardesim Yilmaz’ı aynı havalimanından Selim ile birlite almıştık. Ertesi gün gelecek olan Dr Sait’i beklemeye koyulduk..Ertesi gün gelecek olan Doktoru almak icin ben,Selim,kardeslerim Yılmaz , Orhan ve aynı sabah Bremenden gelen yeğeni Ferman ve belki yasal bir engel çıkar diye Köln´den Berivan Aymaz’ıda alarak yola iki araba ile çıktık.
Evimizde de birgün öncesinden başlayan hummalı çalışma, gelecek misafirleri ağırlamak için yapılıyordu. Doktoru öglen saatlerinde havalimanından alarak Wuppertal’e geldik. Yemeklerimizi yedikten sonra sohbet koyulaştı. Dr her zaman olduğu gibi espiriler yaparak anlatıyordu. Daha çok çocukluğunda yaşadığı bir anısı beni çok güldürmüştü.
Bunu anlatmamın sebebine gelince.
Bugün akşam saatlerinde Bingölde çekilmiş bir videoyu izlerken, yoldan geçen ağabeyi Necmettin´i görünce aklıma esti yazayım dedim.
Necmettin bildiğim kadarıyla Dr.un anıt mezarını yapmak için Bingöl´de bulunuyor.
Gelelim Dr’un anlatımlarına..
Bana hoca biliyormusun, bizim Necmettin, biz henüz cocukken bize çok zalim davranıyordu..
Kendisine ,Necmettin evinizin bütün yükünü omuzlarında yıllarca taşıdı öyle deme , bana yok o anlamda demiyorum dedi..
Anlat bakalım ne zalimliği vardı?
Anı:I
Her zaman ki gibi o duru ve temiz duygularıyla anlattı..
Birgün evimiz misafir doluydu.
Annem bir tepsi dolu kavurmalı yumurta yapmıştı. Bende çocukken en çok kavurmalı yumurta yemeğini seviyordum. Canım yemek istiyordu , ancak Necmettin ikide bir bana göz ediyor dışarı çıkmamı misafirlerle oturmamamı istiyordu.
Bende Necmettin abime o çocuk aklımla, ben yemiyorum sadece bakıyorum dedim. Tabi sesimi duyan misafirler bana yer açarak benimde yememi sağladılar. Çok mutlu olmuştum.
Sonrasinda ne oldu?
Valla hicbirşey olmadı.
Necmettin sana sonra kızmadı mı?
Yok
Herhalde öyle unuttu.
Ani:II
Yılmaz grubu ile Güney Kürdistana gelmişti .O zamanlar tecrit altında kimseyle görüştürülmüyordum. Yalnız Yilmaz’ın geldiğini uzaktan gördüm. Etrafını akbabalar hemen sardı..Çünkü Yılmaz’da epeyce yüklü miktarda para olduğunu biliyordum. Amacım kendisine ulaşmak ve o parayı akbabalara kaptırmamaktı. Çünkü örgütten ayrılmayı düşünüyor ve kuzeyden gelen arkadaşlarımı bekliyordum. O an nihayet gelmiş çatmışti. Ayrılmak için para gerekiyordu. Parayıda ayrıldıktan sonra arkadaşlarla barınacağımız alanda giderlerimizi karşılamak için kullanacaktık. Ancak Yılmaz’a ulaşamadığım için parayı ondan çoktan almışlardı. Tam 370 bin Mark.
Paraları teslim eden Yılmaz´la birkaç saat sonra buluşmuştuk..O beni görmeye gelmişti..Kendisine inşallah parayı vermemişsin dediğimde ..
Benden yetiştiğim anda Cemil ve Duran, beni odaya alarak partinin emanetlerini teslim etmeniz gerekir dediler..
Bende teslim ettim..
Bilseydim vermezdim üzerimde herhangi birşey yok derdim, yada çok az bir miktar verirdim dedi..
Tabi iş işten geçmişti ne yapabilirdik ki..
Paranın yerini biliyorduk ancak ulaşma imkanımız yoktu.
Hatta birkaç deneyimimiz başarısız oldu böylece vazgeçtik..
Bilindiği gibi Mayıs 2000 de ilk büyük grup olarak 28 kişi Dr Sait Cürükkaya´nın komutasında ayrıldı. Insiyatif olarak kendilerini kamuoyuna duyurdular. Sonraki gelişmeler daha çok Güney Kürdistan´lıları zor durumda bırakmamak kaydı ile çalışmalarını avrupaya taşırarak devam etmek istedilerse de, avrupada sürekli gözetim ve gözaltılar sonucu insiyatif dağıldı.
Dr Sait her zaman içindeki o Kürdistan aşkı ile sanki avrupada misafir gibiydi. O aksine diğer Kürtlerde olmayan ruh ile hep yaşadı. Ta ki İŞİD Güneye saldırıncaya kadar.
O kapı Dr için aralanmıştı.
Ve Dr bu aşkını Kürdistanın özgürlüğü için kullandı.
O ruhunu artık Kürdistan anaya teslim etmişti..
Nur icinde uyu !
Kürdistanın yiğit evladı.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Yılanların dansı

Ortadoğuda kim düşman kim dost belli olmuyor bu günden güne değişebiliyor. Ortadoğuda Kürtlerin dostu kesin yoktur.
Yok Türkiye istedi diye referandum yapılıyor..
Ulusal talebi olmayan hareketler ulusal kongre istiyor.
Türkiye istemezse Kürdistan Bagimsizlik ilan edemez vs abuk subuk söylemler..
Bu bilgi kirliliğine inanıpta tartışan büyük bir Kürt kesimi var..
Ben bunların hiçbirinin ne dogruluguna nede bunları başaracak güçlerinin olduğuna inanmıyorum..
Irakta paradigmayı oluşturan  halen varlığı ve yaptırım gücü ile en güçlü aktör ABD’dir..
ABD varken, Türkiye referandum yapınız biz arkanızdayız diyebilir mi?
Hemde dünyada en son Kürdistan isteyen bir ülke olarak..
Buna inanıyor musunuz?
Yarın ABD Erbilde bütün Kürt yönetimini hizaya çekse ve dese ki ,
Türkiye size bu kadar iyi idi se, ben ortadoğuya gelmeden önce niçin size devlet kurun demiyordu, KYB nin buna cevabı ne olur sizce?
Kürtlerin bugünkü yönetiminin varlık nedeni olan ABD ye karşı koyma iradeleri zaten yoktur..
Hepimiz bunu az çok biliyoruz. ABD den olmasaydı farslar,araplar ve türkler on defa KYB yönetimine son verip ortadan kaldırmışlardı..Bütün planları bugüne kadar boşa çıkaran tek güc ABD’dir..
Evet Güneyde yaşanan sorunlar yeni değil yılların birikimidir.
Hala eski alışkanlıklar ve Güneyde yaşanan bir takım olumsuzluklarıda eklersek, bu çelişkiler düşmanlarımız tarafından körüklendiği açıktır. Aralarındaki çelişkileri Kürtlerin kendileri kaldırmaları en doğru olanıdır..Bunu Kürt halkı ıstemeli ve kendini dayatarak aşabilir mi bence orası belirsizdir.
Gelelim Kongre isteyenlere,
Kim istiyor?
Basta PKK,Goran ve YNK..
YNK ve Goran daha öncede statü yanlısı bir programa sahiptiler..Şimdi KYB ile yaşadıkları çelişkiler yüzünden böyle bir tavır içinde oldukları kesin. KYB ile yakınlaşmaları halinde bunun aşılacağına inanıyorum..
Ya PKK?
Bağımsızlığı çoktan çöpe attıklarını defalarca söylediler .Hatta devlet istememelerinin nedeninide “devlet bir baski ve zulüm aracıdır” diyerek red etmiyorlar mı?
YNK ve Goran hareketi ise KYB yönetimi ile sorun yaşadıkları için herkesle görüşüp duruyorlar .Bu aynı zamanda bir çıkış aramadan çıktı diyebiliriz. İzlenen yol ve yöntem yanlıştır.
Yakınlaştıkları hareketlerden biride PKK dir. PKK nin gücüne biat ettikleri gibi güveniyorlarda. Belki PKK ile KYB yi hizaya getiririz diye düsünüyorlar.
Bu yaşananlar bölge sömürgeci statükoların çıkarına olduğu için, ortadoğuya yeni düzen vermeye çalışan ABD buna asla müsaade etmeyecektir.
Tabiri caizse, ABD orada arsa alacak başkaları gelip üzerinde ev yapacak.
Yaparlar diyenler yanılıyor..Şayet öyle olsaydı ABD Suriyede Türkiye’ye rağmen YPG ile yola devam etmezdi.
Bir başka nedenide hazır Güneyde ezeli düşmanı İranın burnu dibinde böyle bir oluşumu yaratmış buna Rojavayıda ekleme gibi bir durum hazır mevcutken, bunu bozmaya calışanlara müsaade etmez..
ABD son dönemlerde ortadoğuda ağırlığını iyiden iyiye his ettirmeye başladı. Bütün bu gelişmeler sonuç almaya yönelikken böyle absürd gelişmelere inanmak siyaseti bilmemektir. 
Bu belirsizlik bir süre daha devam edecek ve Kürtler kendi aralarında gel gitler yaşayacaktır..Ta ki Suriyede paradigma belirleninceye kadar…
Suriyede yeni paradigma belirlenmeyinceye kadar Güneyin durumuda netlik kazanmayacaktır. Böyle bir beklenti içinde olanlar yanılıyorlar..
Kanaatimce ABD Suriyede Kürdistanın Akdenize açılacağı koridoru eninde sonunda açacaktır..Kürdistan ancak o zaman selamete kavuşacaktır..
Buna Türkiye,Iran ve bölge ülkeleri dahil hiçbiri güç getiremeyecektir. ABD Kürdistanda kuracağı üslerle bölgeyi korumaya alacaktır.
Devlet kurmak kudret sahibi güclerin isidir.
20. yüzyilda kurulan devletlerin ortadoğuda Iran hariç tamamını emperyal güçler kurmuştur.
Bu arada Kürtlerin sağduyulu davranmaları kendilerinin lehinedir.