Çırê Musyon

30 Kasım 2016 Çarşamba

ANKARALI NEÇİRVAN



Güney yönetimi ne zaman Türkiyeye siyasi bir ziyarette bulunsalar, kuzeyli Kürtler arasinda sert tartismalara neden oluyorlar..

Gectigimiz aylarda Mesut Barzani Türkiyeye geldi..Bazi cevreler hemen kirli propagandalarla Mesut Barzaniyi yipratmaya calistilar..
Bunlarin basinda PKK nin yayin organlari ve kurumlari basta olmak üzere son dönemde baska bazi cevrelerde bunlara eklenerek bu saldirilarini sürdürdüler..
Yok efendim MIT'e gitti Kürtleri jurnalledi,
isbirlikcidir,
ayni zamanda AKP nin güneydeki ayagidir,
namusuzdur,
Türkiyede parasi ve yatirimlari var..
Neden Türkiyeyi kuzeydeki katliam ve yikimlardan dolayi elestirmiyor vb söylemlerle kendilerine haklilik payi,aklinca Barzaniyide yipratmaya calistilar..

Iki gün öncede Necirvan geldi..
Bremen mizikacilari gibi yine ayni cevreler sahne aldilar, hatta bazilari agzini kirleterek agza alinmayacak cümlelerle hakaretlerde bulundular..
Ne olursa olsun kisilerin sahsina yapilan cirkin saldirilar asla siyaset dili olamaz..

Gelelim biraz saadete!

Isbirlikci,ajan,devletin adami,AKP nin ortagi ise onlardan böyle tavirlari beklemenizin bir anlami vede geregi varmidir?
Önce siz ne yapiyorsunuz biraz konuyu acalim...
Basta ANF,
MED NUCE ve calisanlari,
Lekolin org,
Özgür Gündem,
Özgür Politika ve daha bircok yayin organlarinizdan adamlara agza alinmayacak iftira,karalama ve hakaretlerde bulunuyorsunuz..
Yetmezmis gibi,
Sengalde,
Kerkükte,
Süleymaniyede,
kismi karsitlari olan kismende yabanci güc sayilan(Hesdi Shabi), yine Bagdat ve Tahran yönetimleri ile Güney Kürdistana karsi bütün kirli ve düsmanca planlar icinde varsiniz..
Yine Kandildeki MIT görevlileri gün gecmiyorki Güney hakkinda bir karsi iddiada bulunmasinlar...
Bu yakici ve yikici siyasetinizi hic konusmuyor, utanmadan zeytin yagi gibi su yüzüne cikiyorsunuz..
Güneyliler sizden cektigini düsmandan bile cekmiyorlar..

Sen ona hem ajan,isbirlikci,namussuz,haysiyetsiz,onlarin adami diyorsun, hemde niye kuzey icin sesini cikarmiyorlar diyede sitemde bulunuyorsun...
Peki !
siz niye ajan,isbirlikci,TC nin adami ve namussuz dediklerinizden böyle birsey demelerini bekliyorsunuz?
Bu sifatlari olanlardan bence böyle bir beklentiniz olmamalidir..
Adamlar senin dediklerini diyeceklerse ne diye ziyarette bulunuyorlar ki..
Hewlerden bu istediklerinizi pekala yapabilirler Türkiye ilede bütün iliskilerini askiya alirlar...


Deveye sormuslar boynun neden egridir, demis nerem dogruki boynum olmasin...

Gelelim isin diger bir boyutuna..

Madem bu kadar TC ye düsmansiniz, ne isiniz var onlara ait parlamentolarinda?
Niye oradan vekilleriniz maas aliyor?
Niye devlete ait kurumlara(Belediyelere) seciliyorsunuz?
TC ye karsi hibir yaptiriminizda yoktur..
Yakin zamanda on tane sehir ve kasabamiz yerle bir oldu,0n bine yakin insanimiz katledildi, bunlari uluslararasi kurumlara sikayette bile bulunmadiniz..Utanmadanda biz isteseydik TC yi zor duruma düsürebilirdik diyordu vekilleriniz..
Bunlarin hicbirini kendin yapmayacaksin, kalkip Güne Yönetimi niye Kuzeyde olanlara sesini cikarmiyor diyeceksin...
Onlar size yardimci olmaya calistilar, siyaseten yanlis yapiyorsunuz dediklerinde,
siz degilmiydiniz bizim ic islerimize karismayin diyen?
Onlarda karismiyor iste!
Bütün bunlardan sonra hala Türkiye halklarina gidecegiz,
AKP hükümetini devirecegiz,
meclis calismalarina katilmayacagiz gibi bos ise yaramayan söylemlerle halki kandirmaya calisiyorsunuz...


Bence onlarda yanlis yapiyorlar..
Diplomatik bir dille bu antidemokratik ve Kürtlere karsi gelistirilen konseptlerden dolayi TC yi pekala uyarabilirler, yapmalilarda...
Ama!
Onlara bunlari yapacak gerekceler sunmuyorsunuz ki..
Bu konuda elleri zayif kaliyor vede yapamiyorlar...

7 Ekim 2016 Cuma

TÛNNÊDÎ

Vanî tunnêdî qinê daykê xo dîbi pê êcêb mend bi..
Na mersela zî bîya ê şinasî ma ..

Yew şinasî ma bibi mehmur garbid zevicyab û welat xonimê xo di xebîtyenî..
Xwîr perê nabî pîyera yew tomafîla kihun girotibi...
Aşmê rocê Remezunîd pa qicon xoya pê tomafîlê omebî welat...
Tomafîlê xwî ver bon yinid bîn darê Tûyerid parx kenû..
Germ imnonîd daykê xora vûn cillon mi emş sêr holid rak, ez sêr holid kueno ra..Mexsed yi şev zî tamaşê tomafilê xo bikir..
Imnon zaf germo, tûyerra tûy darisayê rişyên sêr tomafîlê yi, warzeno lehîf xo gen benû erzeno sêr tomafîla û agêreno sêr cilê xo bê lehîf kueno ra..
Daykê embaz nimac sibê warzena nimac, yena sêr holî desmac bigerû..Çi bivînû lacê yî bê lehîf  şîyu hona..
Dayk vûna qe lehîf yi holî serra gino êrd..Şina bîn holî gêrena lehîf nivênena, ucad cilê qatirê yin bîn holîd yena yê dest û gena una uncena lacê xo ser..Tij vêcîyena roc ben berz dadî şina sêr holî çi bivînû, eg cilê qatir ha sêr lac yê unte..
Dadi vûna ;
ero wurdquar to lehîf sekerd?
Ina cilê qatir sêr sibê çîm mi zor abîn, bin holid ina cil kot mi dest,  bê hêmdîra mi arda unta to ser..
Lacê yê beno aya..
Vano dayê , şev mi dî tûy şîrîn he rişyên sêr tomafilê mi, mi wa  wa tomafîlê mi nê xetîko, mi berd êşt sêr tomafîlê xo...
Bon ci lehîf ho sêr tomafîlid..
Dadî sina lêhîf bîyar, ci bivînû,lehîf şîrê tuyanra bîyu zê çalpik..Mêyes hê ser kay kênî..
Dadî vûna ;
lêr rî ma bi sîya..
Şar pê bihêsîyu ma şarî ra vûn se?
To rezîlê arda çaqê..
Bê to tomafîlê kês çinika..

26 Eylül 2016 Pazartesi

XALİS AXAY SİPKÎ

Xalis axay Sipkî, şêrî Agirîd yew şerwanû pîl bi..
Dima kotibi êf vera..
Axa 1950 ra pê Demokrat partîra bibi wekîl..
1960 di waxtag askêr dest na idarî ser..
Xalis axay tepîşên bên Yassîada..
Xalis axa rind tirkî zî nizonênî..
Mudeomomî mehkemê orfî idarî, derheq Xalis axay di idom wazêna..
Suc Xalis axay zî,
rêy dabî semedê yew qanûna.
Hakîm mehkema axayra persenû..
Vano yew vatê to esto yan nê?
Xalis axa vano:
Mi şima tirkanra têwe fam nêkerd..
Mi şêr Agirîd bêlya 100 tene esker kişt, na devlet mi af kerd ez kerda wekîlîz..
O semedê yew qanuna mi dest kerdo berz..Ekê zî ha idom mi wazêna..
Vûllay ez şaş bîya menda..
Na devletîr yew vatê mi hîn nêmendo...

11 Eylül 2016 Pazar

Yurtsever Meho..





Yil 1981, Piranin Salori köyünde calisiyordum..
Köy bir zaza köyüydü..Insanlari cok muhafazakar ancak kürdi degerlerine siki sikiya bagliydilar..1925 hareketinede köyden katilim olmus, o dönemi yasamis ve bilen yasli insanlari ben tayin oldugumda bir kaci hala yasiyordu..

1980 darbesinin ilk yiliydi..
Ilce Jandarma komutani bir yüzbasi,kaymakam ve Ilce Milli Egitim müdürü okulumuzu denetlemeye gelmislerdi..

Kaymakam ve Milli Egitim Müdürü kenara cekilmis,yüzbasi elinde bir tahta parcasi ile cocuklari isaret ederek sorular soruyordu..
Birinci sinifimizin en büyük ögrencisi Meho, o zaman 11 yasindaydi..
Meho diyorum, cünkü isminden dolayi kisaltilmis adiyla cagriliyordu..

Isyankar ve aykiri bir cocuktu..Bazen evdekilerden küser komsu mezrada günlerce akrabalarinda  kalirdi..Ta ki biri onun gönlünü alana kadar,, ancak öyle köye dönerdi..
Mehonun babasi genc annesinden ayrilmisti..Meho babasiyla birlikte agabeyinde kaliyordu.. Türkceyide diger birinci sinif ögrencilerim pek bilmezken o cok iyi konusabiliyordu..
Ben köye tayin oldugum yila kadar okula kaydi oldugu halde devam etmemisti..
Mehoyu okula gelmeye ikna ettim..Ancak hergün gelemiyeceginin pazarliginida yaparak..
Anlasmistik artik.. 
Sürekli olmasada haftanin ancak bir iki günü okula ugruyordu..Amacim Mehoya ilerleyen yasindan dolayi sinif atlatarak diploma vermekti..Okuma yazmayida cabuk ögrendi..Cünkü yasi egitim ögretim caginin bitimine yakindi..
Tesadüfe ya!
Bu üclünün geldigi gün Mehoda okuldaydi..
Sadece Mehonun aykiri davranacagini bildigim icin, onu ve diger cocuklari bes dakika icinde olsada uyarmistim..Buna ragmen beni ancak Meho yaniltabilir kaygisinida tasimiyor degildim..
Cünkü bu tür sorulari soracaklarindan adim gibi emindim...
Yüzbasi en arka sirada oturan Mehoyu isaret edince Meho ayaga kalkti..
Yüzbasinin ilk sorusu duvardaki bayragi göstermek oldu..
Yüzbasi Mehoya bu bayrak kimin cocugum diye sordu..?
Meho duvardaki M.Kemali isaret ederek bu bayrak onundur dedi..
Hepimizin degilmi diye sorunca, Meho'dan yine ayni cevabi almisti..
Sorusunu yüzbasinin yine kendisi cevaplayarak bu bayrak bütün Türklerindir demisti..
Ikinci sorusu, M.Kemalin duvardaki portresini isaret ederek bu kimdir diye sounca,
Meho o Atatürktür dedi..
Peki sen onu seviyormuusun diyince..
Meho,
valla ben onu hic sevmiyorum dedi..
Korktugum basima gelmisti...
Peki neden sevmiyorsun onu?
Babam diyor o bizim dedelerimizi idam etti..Bende onun icin sevmiyorum..
Bu defa suc babanin üzerinde kalinca rahatladim...
Kaymakam,Yüzbasi ve Ilce Milli Egitim Müdürü adeta dillerini yutmuslardi..
Bende basima gelecekleri zihnimde kurgulamaya baslamistim ..
Nitekim!
devreye Milli Egitim Müdürü girdi..Komutanim ilcemizde 1925 yilinda baskaldiri oldu biliyorsunuz degilmi?
Yüzbasi evet dedi..
Bu köydende o isyana katilanlar oldugunu duymustum..
Hatta yaslilar arasinda hala o dönemleri yasayanlar var diyince, yüzbasi bana dönerek bu cocugun babasi kac yasinda ..?
80 yasinda dedim..
Ikna olmustu..
Basini salladi..
Ilcemizin tümünü yediden yetmise egitime almak gerekiyor diyip köyden ayrildilar...
Bu benim meslek hayatimda gördügüm ve unutmadigim bir anidir..
Atatürksever Kürt siyasetcilere ithaf olunur..
Kürt halkinin yigit Meholara cokca ihtiyaci var..


Yukaridaki resimde solumdaki cocuk....

9 Eylül 2016 Cuma

Sömürge ulusun ögretmenleri



Her sürgünün bir ancak benim onlarca hikayem vardir.
Meslek hayatimi hep sürgünler yasayarak gecirdim..Sadece 1990 ile 98 arasinda dört sürgün yasadim..
Ilk sürgünüm 1990 yiliydi...
Bingölde, o dönemde IHD ve HADEP'in ortaklasa düzenledikleri bir salon Newrozuna icabet etmistim..O gece benim disimda onlarca devlet memuru olmasina ragmen piyango sadece bana cikmisti..
Sürgün yerim ise Konyanin Cihanbeyli ilcesiydi..Biraz olsun yüregime su serpilmisti.Cünkü Cihanbeylide nüfusun % 50 niden fazlasinin Kürt oldugunu biliyordum..Ancak öyle bir devlettirki Cihanbeylinin en fasist Belediyelik olan bir Türkmen kasabasina tayin edilmistim.. Kasabanin 5 bin nüfusu vardi icinde ise üc tane ülkü ocagi subesi bulunuyordu..
Yani her mahallenin bir ülkü ocagi vardi..
Tam bir yil bu köyde kaldim bana sinif bile verilmedi..Günübirlik hakkimda raporlar ilce Milli Egitim ve Kaymakamliga gittigini yine bir ögretmen arkadastan duymus  hicte umursamadan gün boyu Ögretmenler odasinda zamanimi Kitap ve mecmualar okuyarak geciriyordum..
Hafta sonlarini iple cekiyor ,Cihanbeyli merkezde bulunan Kürtlerin  icinde soluk aliyordum..

O süre zarfinda birkac kez tayinimi tekrar Bingöle yapmak icin Ankaraya gitmistim..Ögretmen olarak degil düz memur olarak ancak tayinimi tekrar Bingöle almistim..Akabinde 3 ay sonra tekrar Ankaradan yeni bir kararname ile meslege gecis yapmistim...
Bu sevincimde ancak 6 ay sürdü, ardindan ikinci sürgünüm geldi..
Bu defada Denizlinin Mugla sinirindaki yeni ilcesi Beypazarin bir yörük köyüne sürgün edilmistim...
Ancak gitmeden önce Ankaraya ugramis, ilimiz vekili Haydar Baylasin yogun temaslari sonucu görev yerimi Izmir olarak degistirmistim..
Izmir en uzun süre kaldigim sürgün yerimdi..
Buradada sürekli gözetim altindaydim..
Zaman zaman sivil polisler okula kadar gelerek, eften püften gerekcelerle almak istedilersede, okul yöneticilerimin bana sahip cikmalari sonucu kisa gözaltilar sonucu birakiliyordum..

Basimdan gecen cok ilginc olayi anlatayim..
Ankarada HADEP kongresinde yasanan bayrak hadisesinden birgün sonra terörle mücadele ekibi beni okuldan almak istedi..
Hakkimda isnat edilen suc ise,güya bayragi  kongrede ben indirmisim..O hafta sonu Aliaga ögretmen evinde okul müdürüm ile o gün sans eseri birlikte oldugum icin, bu büyük tehlikeyi atlatmistim..
Birgün sonra Kemalist bir türk ulusalcisi olan müdürüm beni makamina cagirarak ,,bu durumu anlattiginda benden cok kendisi devletinin nasil bir ceberrut devlet oldugunu,, bu olayimdan dolayi kanaat getirmisti...
Gelen ekibe,
Insaf ya demis!
Gelenlere dün ben bu adamla iki saat ögretmenevinde beraberdim demis..
Memurumuz sürgün geldigini ilimize daha gelmeden, Milli Egitim Müdürlügüne cagrilarak memurumuz hakkinda bilgilendirildim..
Bahsettiginiz gibi bir fiili olsaydi ,sizden önce yetkilileri ben bilgilendirirdim demis..Ama bu adamin bu saatten sonra sussuz olduguna hakkinda isnat edilenlere artik bende inanmiyorum demis ve ekibi ikna ederek geri yollamis..

Anlasilan Kürt isen devlete zaten dogustan muhalifsin....
Neyse!

Bu sevincimde ancak 2,5 yil sürdü..
Sürekli sürgünlerle bu is olmaz diyen fasist devlet, beni ebedi sürgün olarak cezalandirarak yurtdisina cikmaya zorladi...Tam 18 yildir yurtdisinda sürgündeyim..

Kisa sürgün hayatimi yazmamin sebebi dün Bingölden aldigim haberlere göre 170 in üzerinde ögretmen görevinden alinmis...Hala alinacak ögretmenlerin oldugu söyletileride herkesin dilindeymis..

Ben bunu 26 yil önce yasamis bir emekci olarak, bütün meslek arkadaslarimin bugün icinde bulunduklari ruh hallerini cok iyi anliyorum..
Bu nedenle genc meslek arkadaslarima önce gecmis olsun dileklerimi iletiyorum..
Devletsiz halkin magdur cocuklari olarak gelecek hayatlarinizin bugünkü Türkiyede garanti altinda olmadiginida düsünüyorum..

Her ne kadar ajan ve muhbirlerin ihbarlari sonucu atildiginizi düsünüyorsanizda yaniliyorsunuz..
Devlet sizin güvenlik sorusturmalarinizi meslege girdikten sonraki calisma pratiklerinizden yola cikarak zaten hazirliyordu..
Cogunuzun bundan haberi bile oldugunu sanmiyorum..Sizin sicil dosyalarinizda mülki amirlerinizin tuttugu raporlarda bunlar mevcuttur..
Ayrica devletin aile gecmisinizden tutun cevrenizdeki iliskilerinizi sürekli mercek altinda tuttugunu bilmenizi isterim..

Evet,
devletsiz halkin magrur cocuklari..
Inaniyorumki cogunuzun illegalite ile hicbir iliskiside yoktur..Ama devletin Terörle mücadele dairesinde kirmizi kalemle isaretli dosyalarinda bu raporlariniz mevcuttur..
Bu raporlariniz ilerki yillarda cocuklarinizinda önüne cikacagi kesindir..

6 Eylül 2016 Salı

KÜRTLERİN ZORUNLU İŞBİRLİĞİ VE SAVAŞLARI


Dibêjin Şam şekire, lê Welatêm şîrin tir e.
Dibêjin Şam şekire, Kurdistan şîrin tir e.
Şer bikin hember romî, lê pişta xwe nedin şamê.
lu me çêkir  me çêkir
Şivan Perwer

Son dönemlerde özellikle Güneyli Kürt liderlerin sömürgecilerle olan  iliskileri en cok konusulan siyasi konularin basinda geliyor.....
Örnegin: Barzaninin Türkiye iliskileri yine YNK ve Goran'in Iran ve Irakla olan iliskileri..


Bu iliskilerin cok dogru irdelenmedigi kanisindayim..
Sömürgecilerin Kürt partileri üzerindeki etkisi yadsinmaz bir gercektir..
Gecmistede simdide bu iliskilerin zorunluluktan kaynaklandigi bircok siyasi cevre tarafindan dile getirilmiyor..Tartismalar daha cok sig bir cercevede savundugu görüs yada bagli oldugu ideoloji dogrultusunda sürüp gidiyor..
Aman ha !
Türkiye yada Iran düsman devletler degilmidir..Bunlarla iliskilenenlermi bize özgürlügü getirecekler gibi bir takim laflar..
Kürt siyasi partileri gecmistede simdide kendilerine sürekli acik bir kapi birakmak istediklerinden kaynakli bir durumdur vede zorunludur..
Gerek disa acilmalarinda, gerek kendilerine bagli toplulugun gereksinimlerini ve ihtiyaclarini karsilamada ve rahat bir nefes alabilmek icin bunu yapmalari gerekiyor..
Kürtlerin ne denizi nede baska bir ülkeye acilacak bir baska sinirlari yoktur..Mutlaka bu sinirlardan birini asarak dünyaya acilmak zorundadirlar..
Bu hakikatler dogrultusunda biraz olsun vijdani davranmak gerekiyor..

2003 öncesi ve sonrasina bakmakta yarar vardir..
Güney Kürdistanin tamami sömürgecilerin sinirlari ile cevrilidir..
Güney Kürdistanda 5 veya 6 milyon insan yasamaktadir..Bu insanlarin temel ihtiyaclarini nasil ve nereden saglayacaklar, hic düsündünüzmü?
Bu insanlar yiyecek,icecek dahil diger gereksinimlerini acik bir kapi üzerinden yapmak zorundadirlar..
Her partinin bir sömürgeci kapiya yaslanarak, kendilerine bagli topluluklarininin ihtiyaclarinida karsilama zorunlulugu vardir..
Cünkü onlarin kurtulus örgütü veya partileridirler..
Hicbir parti veya örgüt kendisini destekleyen toplulugun can güvenliklerini,barinmalarini ve temel ihtiyaclarini karsilamadan varligini sürdürmesi imkansizdir..
Gecmiste kurulan bu iliskilerin günümüzde devam etmesi normal bir durumdur...Sömürgecilerin, Güneyli güclere bagimsizliktan uzak durmalari ve sürekli toprak bütünlügünden bahsetmeleri arkasinda yatan en büyük neden, onlara actiklari bu kapilardan dolayidir..
Dikkat ediniz!
her sömürgeci mutlaka bir parti ile siki iliskiler icindedir..Bölgenin Kürt siyasetinide kendilerine bagli bu hareketler üzerinden yapmaktadirlar..

Sömürgeciler zaman zaman bu partileri karsi karsiya getirerek savasmalarinida sagliyorlar..Gecmiste KDP ve YNK arasindaki catismalar, kesinlikle bu partilerin ve onlara bagli halkin istedigi bir durum degildir..Bu catismalar tamamen düsmanlarin istegi dogrultusunda gelismistir..Onlarin birbirlerine yönelimleride bu zorunluluktan kaynakli bir durumdur..
Halende Kürtleri karsi karsiya getirmek icin sürekli bastirmalarina ragmen günün kosullari buna imkan vermemektedir..

1990 larda bu durum ABD nin Iraka gelmesiyle degismeye basladi..
ABD nin Güney Kürdistanda ucusa yasakli bölge ilan etmesiyle,yine ABD nin istemi ile Özal hükümeti tarafindan Barzani ve Talabaniye diplomatik pasaport (kirmizi) vermesiyle birlikte Güneyin makus talihide degismeye basladi..Cogu siyasetcilerimiz verilen Türk pasaportlar üzerinden cok spekülatif tartsimalar baslatsalarda bu Türkiyeninde cok isteyerek karsiladigi bir ihtiyac degildi..Bu imkanlar neticesinde baslatilan diplomatik ataklarla büyük bir mesafe kaydedildigide asikardir...2003 te ise Kürtler özellikle disariya acilmayi asmis bir durumdalar..Dis dünya ile Ankara ve Tahran üzerinden saglanan ulasim, bugün Hewler ve Süleymaniye üzerinden kolaylikla saglanmaktadir..


Yine PKK nin KDP ve YNK ile olan savaslarindada sömürgecilerin rolü yadsinmaz bir gercektir.. 
1992 ve 96 yillarinda PKK KDP yine 2000 lerde PKK YNK savaslarida sömürgecilerin insiyatifinde gelisen savaslardir...
Hicbir Kürt partisi ve lideri biz hakliyiz, savasi karsi taraf istedi diyemez..Mutlaka sebeb ve sonuclari vardir...

Sömürgecilerin bu politikalari Kürtlerin bagimsizligi ve özgürlügü önünde en büyük engel gibi görülsede, bölgede son 25 yilda yasanan gelismeler Kürtler lehine ümit vericidir..Kürtlerin bugün icinde bulundugu durum bölge sömürgeci devletlerin engellemelerine ragmen elde edilen bir kazanimdir..
Yeni Ortadogu paradigmasini belirleyen küresel gücler, eski statükolarinda degisimini beraberinde getirecegi icin fazla karamsar olmaya gerek yoktur kanisindayim..
Önümüzdeki sürecte elde edilecek kazanimlarin büyüklügü ve kücüklügü üzerinde mutlaka tartismalar olacaktir..
Hersey istedigimiz gibi olmayabilir hatta cok kücükte olabilir...
Hersey Kürtlerin ic ve dis dinamiklerine baglidir....

3 Eylül 2016 Cumartesi

Türkün Kürde duydugu nefret!

Kürtler Menbici İSİD katillerinden temizlendi diye, Türkiye hükümeti hemen tehditler savurmaya başladı.
Nasıl olur siz İSİD'i yenersiniz diye..!

Yeryüzünde yenilmeyen  güc yoktur....
Gün gelir Amerika bile yenilir...



Neyse, gelelim asıl meseleye..
Kürt güçleri ilerledikçe siz rahatsız oldunuz.. Menbic ISID'in elinde kalsaydı  sesinizi  cikarmaz ve Suriye'ye girme gereği bile duymazdınız..
25 milyon Kürt vatandaşınız var..Bu vatandaşlarınıza hiç değilse biraz saygınız olsun.. Vatandaşlarınızın akrabalarının yönetimi ele geçirmesi çıkarlarınız gereği sizide sevindirmeliydi..

Hani etle tırnak gibiydik ve kardestik.
"Türk Kürt kardestir istemeyen kallestir"diyorsunuz ya..
Sizinki düpedüz kalleşliktir..
Insan kardeşinin başarısına sevinmezmi?
Sahi, biz Kürtler hep sizinle beraber yürümedikmi ,en zor anlarınızda bile?
Siz ne yaptınız?
Ayağınız sağlam yere basar basmaz Kürdü red ve inkar etmeye başladınız..
Kürdü dağ Türkü yaptınız.
Kart kurt ses çıkaran millet yaptınız.
Eşkıya,haydut,harami,sergerde, en sonda terörist yaptınız..
Bu kadar aşağılanmaya kim dayanır, siz olsaydınız bunları kabul edermiydiniz?
Sizin kabul etmediğinizi biz niye kabul edelim?

Bize ait olan herşeyi tasarufuna alacaksın,bize dilini zorla konuşturacaksin, ama benimkine yasak koyacaksın.
Dilinden çocuklarimıza eğitim vereceksin, benim dilimdede eğitim  yasak olacak.
Bizim köy,kasaba ve şehirlerimizin adınıda değiştireceksin,yetmezmiş gibi dağlarımızın,ovalarımızın,nehirlerimizin,adınıda değişeceksin,eskiye yani bize  ait olan herşeyi yasaklayacaksın..
Hatta Istanbul,Ankara,İzmir,Antalya,Bursaya çalışmaya,okumaya ve gezmeye gelen insanlarımız kendi dilinden konuştuğu zaman linç edeceksin, gece yatarken benzin döküp yakacaksın..
Dünyanin neresinde bir Türk varsa yardimına koşacaksın,kürdün burnunun dibindeki akrabasını öldüreceksin,şehir ve kasabalarını bombalayacaksın, gerektiğinde sürgün edeceksin..
Dünyanin neresinde devlet kursaniz yikarız diyeceksin,bütün bu kötülüklerinden sonra utanmadanda Kürtlere kardeşlerimiz diyeceksin..


Kürtler kendi topraklarını katil sürülerinden geri aldıkça..
Siz üzülüyorsunuz ..
Kürtler kendi toprakları üzerinde özne olmak istiyor..
Siz olmaz diyorsunuz.
Kürtler kiminle dost olmaya kalksa, gidip rüşvet verip o dostluğu hemen bozuyorsunuz..
Yeryüzünde bir halka kardeşim deyip ona kötü davranan sizden başka bir millet varmidir?
Dünya alem sizi I.Cihan harbinde terketti..
Kürtler sizi yine terketmedi, keşke etseydiler. Hiç değilse bu zulmü yaşamayacaktılar.
Bugün Ortadoğuda Kürtlere yeni bir fırsat doğdu..Onuda ortadan kaldırmak için elinizden ne geliyorsa yapıp engellemeye çalışıyorsunuz...
Kötülük tanrısına bile rahmet okutursunuz..


Hata sizde degil bizim eşeklerde..
Bütün aşağılamalarınıza rağmen size kapikulu olmaktan vazgeçmiyorlar..Sizin hizmetinizde olmalarına rağmen  onlarada terörist diyorsunuz..
Sizden saygı falan inanın beklemiyoruz, biraz insan olun yeter..
En çokta sizin kuyruğunuz olan size hizmet eden karaktersiz Kürtlere kızıyorum..
Bu kadar burunlari yere sürüldüğü halde  arlanmıyorlar..
Onlara kökünüzü getireceğim diyorsunuz, onlar eline bayrak alip sizin icin nöbete kosuyorlar..
Bazilarida ortak vatan diyor, hatta yetmezmis gibi Musul,Kerküküde Misak-i Milli icine alacağız diyorlar..

Siz onlarin kökünü kaziyorsunuz , onlar hala  sizden ayrilmayiz diyorlar..
Bütün bu yaşadıklarına rağmen
Kusur sizde değil size sülük gibi yapışmış biz Kürtlerdedir....


28 Ağustos 2016 Pazar

Ez çê Ga nîyu!



1960 di Şex Tahar şinû yew dewê Pali..
Sêr çirrê(Yenê) dew di cini dewicon dorê aw ser dun pîyor..
Qalon bê edeb"un yew binanra dunî.
Yew cenî vana mi miyerdê xo eşt to ser..
A biniz vuna mi camerd na dew pîyor est to ser..
In qal ben derg berdevam kênî..
A hêl Şex Tahar efendi û dima yew qeflê insanan yên nizdê hênî..
Ê cênonra yew çim ginena Şex vuna mi Şex eşt to ser..
Na qal şina Şex goşa..
Sex Tahar yarun yew merdim bi..
Dew di yew merdim estibi  namê ey Êl Şek bi..
Yew çutê gayûn yi estibî..
Gay yi namdar(êsayê) bî.
Şex xob xo huyenû vunû:
Ez çê gay Êl Şek nîyu bêrz şima ser.
Dunû ra û hênî verra vîyerênî...

27 Ağustos 2016 Cumartesi

ABD Kürtleri satarmi?



Carablus meselesinden sonra Kürtlerin aralarında tartıştığı en önemli gündem maalesef bu..
Bazı Kürtlere bakılırsa, bu iş bitmiş ve büyük tufanda Kürtleri bekliyor..
Ne diyor bu Kürtler?
1975 Cezayir hatırlatmasında bulunarak, gördünüzmü ABD oldu ikinci kez Kürtleri satıyor..
Gerçekten satmışmı?
Bence hayır, korkarım Kürtler ABD yi statükocu sömürgeciler için satsınlar..Ve böylece kendi elleriyle ayaklarına kurşunuda sıkmış olurlar..
Çünkü bölgede şu an itibariyla ABD nin güvenerek dayandığı tek güç Kürtlerdir..
Bölge sömürgecilerine karşı defalarca hatırlatmada bulunarak bu güvenceyi vermiştir..Kürtler eğer bugün rahat bir nefes alabiliyorlarsa, bu ABD nin hem korumasından hemde politik ve askeri duruşundan dolayıdır.
Herkes önce aynada kendine baksın...
Biz Kürtler ABD ye ne kadar güven veriyoruz?
Suriyede PYD eğer bu kadar çok mevzi kazanmışsa bu ABD nin hava desteği sonucu olmuştur..
ABD bakar ,
PYD onun politikalarına ne kadar cevap oluyor ve PYD ile ne yapabilir.?
Çünkü PYD bölgede ABD önceside sonrasıda birçok güç ile ilişkilidir.
Ve ilişkileri halende devam ediyor..Bu güçlerin büyük kısmıda bölgede ABD politikalarına karşı duran güçlerdir..
Hem ABD hemde diğer güçlerle ortak olacağım dersen, yok ben hem ABD hemde diğerleriyle kaldığı yerden devam etmek istiyorum dersen,
ABD de sana orada dur der..
Bu nedenle önce net olacaksınız..
Sonrada taleplerinin arkasında durmasını bileceksin..
PYD ben savaşıyorum ama Kürtler için bir statü istemiyorum, yeterki Suriye demokratik olsun derse, ABD TC yide hatta bir baskasınıda Suriyeye davet ederse haklıdır..
Sonra,
ABD Suriyede size devlet kuruyorum sözü verdimi?
Yok!
Sen istiyormusun?
Yok!
Peki bu nasıl bir satıştır ki ABD seni satmış?
ABD yarın derse Demokratik bir Suriye olacak..
Bu senin talebini karşılıyor mu?
Evet!
Sana TC veya bir başka güçten saldırı olmayacak diyormu?
Diyor!
O zaman mesele nedir?
Suriyede Paradigmayı ABD mi belirliyor yoksa Türkiye mi?
Tabiki ABD..
Birak o zaman Türkiyeninde gazını biraz alsın..
Bakın bugün iki Türk tankı Suriyede vurulmuş..
Düşünün birkaç cenaze yarın geldiğinde, siz o zaman görün ne kıyamet kopacak ..

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Vefasiz kitleler ve kudsanan ölümler..

Kürtlerde gördügüm kadariyla ülke sevgisinden cok lider ve parti sevgisi agiriktadir.
Bakiyorsunuz, bir parti veya örgüt kadrosu inanci ve pratigi ile en önemli varligi olan canini ortaya koyuyor.
Herkes ona hayranlik duyar,hatta liderden daha cok sevilir.
Sevilen kadro parti ve liderin gazabina ugradiginda durum 180 derece degisir.
Dünün iyisi sevgilisi birden hain oluverir.
Peki neden?
Cünkü lider öyle istedigi icin.
Yani iradesizler gruhuna cevrilmis parti ve örgütler.
Demokratik isleyis yoktur,
ancak demokrasiden hep bahsedilir.


Bir dönemler Balic ailesinin firtinasi esiyordu PKK icinde.
Sahin Balic ,
1987-91 yillari arasinda Balic Botanda adindan en cok bahsedilen,devletin hedefindeki en önemli gerilla lideriydi.
Balic bekaa'da Öcalan tarafindan hazirlanan komplo ile tasfiye edilince,
ailenin diger fertleri örgüt icinde ititle kakila yürütüldüler.
Bu konsept bütün Balic ailesine karsi yürütüldü ve halen kalanlar icinde yürütülmektedir.
En son kurbanida Osman Balic ve 3 yasindaki kizi oldu.
Osman Balic ve kizinin hunharca katledilisinin  yildönümü nedeniyle kendilerini saygiyla yad ediyorum ..
Inanin en cok kudsanan PKK kadrolarindan Mazlum Dogan veya Hayri Durmus'un faraza aile bireylerinden biri PKK ile ters düssün. Bu kitle ertesi gün anti Mazlumcu ve Hayrici olur.

Bir dönemler Semdinci,Balicci, degilmiydi bu kitleler, ne oldu?
Canlarini bu mücadelede ortaya koyanlara karsi kitlenin vefasi hicbir zaman olmamistir.
Yazik!
Bir halk davasinda emekcisine vefasizsa, o halk asla muvaffak olmaz.

4 Ağustos 2016 Perşembe

IMAMLARIN KAVGASIDA KANLIDIR..!



Dün Tayyip Erdogan özelestirisini yaparken, Feto icin biz buna egitim ve kültür hizmetlerinden dolayi yardim ettik diyordu..
Böyle oldugunu bilmiyorduk diyordu..
Inanalim mi?

Özelestiri ve özür dilemek erdemliliktir..
Cünkü büyük bir tehlike atlatmis adeta ölümden dönmüstünüz...
Ben sizin Fetoyu tanimadiginiza inanmiyorum...
Hani kendinizi dünya lideri görüyor ve Ortadogunun efendisi ben olacagim diyordunuz ya..
Bunun icin cok akilli ve zeki olmaniz gerekirmiyormu?
Ilerisini hatta gözünün önündekini göremeyenler, nasil dünyaya ve Ortadoguya hükmedebilir?
Ben bu cahil halimle görüyor ve biliyordumda siz büyük bir lider olarak nasil bilmiyordunuz?
Üniversite ve özel okullari hak edipte giremeyen, yüzbinlerce ögrencinin hakkini gaspeden , onlarin gelecegini karartan Feto iblisi kadar günahi seninde günahin var..
Yine KPSS sinavlarinda yüzlerce kisi kopyelerle 100 cekerken bunudami bilmiyordun?
Niye sinavlari iptal etmek cokmu zordu?
Biliyordun biliyordun..
Ama isine gelmiyordu...
Bütün bunlari sen küllahima analat Recep!
Feto ne zamanki nasirina basti iste o zaman fikrin degisti..
17-25 Aralik yolsuzluk ve MIT tirlarina dokununca kükremeye basladin..
Aslinda tehlikenin büyüklügünün farkindaydin..
Cünkü iktidarina göz koymus, kendinden emin senin sonunu geldigini düsünüyordu...
Artik kabina sigmiyordu..40 yilda ancak hazirladigi koltuga gecmek istiyordu..
Ancak muvaffak olamadi..
Sen simdiye kadar hicbir haksizliga tepki vermemis , nasil olduysa bu defa tepki veren halka dua et..!
Yoksa simdi onlarin yerine sen kodeste idin..

Eger bu özelestiri ve özür gecmiste hak gasbina ugramislarin magduriyetlerini giderdigin taktirde ancak ifadesini bulur..

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Harami haydutlar!

Seyh Mehdi efendi Seyh Said efendinin kücük kardesiydi..
Ömrünün son yillarini ölünceye kadar Piranda ikamet ederek gecirdi..
1969 yilinda da Piranda vefat etmistir.
Liceli Fehmi Bilal onun icin bir deha saskiniydi ifadesini kullanmisti..
1930 larda cikan af'tan yararlanarak Suriyeden döner..Kisa süre sonra aile tekrar Trakya'ya sürgüne yollanir..
Sürgün yillari cok zorlu ve acilidir..
Devlet yerlestikleri kasabalardada onlari rahat birakmiyordu.. Halka onlara karsi kiskirtarak isyan sürgünleri olarak kasaba halkinin baskilarinada maruz kaliyorlardi..Halk onlara kuskuyla bakiyordu..
Kisa zamanda kendi agirliklari ve etkilerini Trakya halkinada yansitirlar..
Halk tanidikca onlara olan saygi ve sempatide artiyor, tabi pravakatörlerde bu arada bos durmuyormus..
Seyh sürgünde de düsüncelerini korkusuzca dile getirmeye devam eder...
Sürekli gözetim altinda tutulur,ilceyi terketmesi izne baglanir...
Seyh ile ilgili kisa anekdotu aktarmak icin kisada olsa onu tanitmaya calistim.
Seyhimiz!
Birgün ilce karakoluna cagrilir..
Karakol komutani ona sorar..
Siz askerlerimizi niye vurdunuz?
Seyh,
tesbihte bulunarak..
Bak komutan ,
biz Kürtler yoksul bir halkiz.
Köy ve kasabalarimizda tas ve topraktan evlerimiz var, birkac keci ve birkac kümes hayvani besleriz..
Evlerimizin etrafi cali cirpi ceperlerle cevrilidir.
Askerlerinize gelince,
gelip ceperlerimizin dibinde dolasip dururlardi.
Bu durum bizi cok rahatsiz ederdi.
Uyarilarimiza ragmen bu durumu sürdürüyorlardi.
Bizde evlerimizi gözeten ve bizi evimidede rahatsiz eden o cocuklarinizi haramidir, hirsizdir diye vurduk ...
Biz nereden bilelim onlar askerdi?
Biz askeri üniformali ceperlerin arkasinda saklanmayan cocuklar olarak biliriz..Harami ve hirsizlar gibi gizlenen olarak degil..
Bu sözlerinden dolayi 6 ay hapis yatar..

29 Temmuz 2016 Cuma

Kürt Memo Nöbete..!




Celladina asik olmussa bir millet,
ister ezan ister can dinlet,
Itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktir ona her türlü zillet...

Ömer Hayyam


Bu yaziyi Türkiyede son siyasal gelismeler, Kürtlerin durusu ve tavirlari üzerine yazma geregi duydum..
Gercekten Kuzeyde biz Kürtlerin hali icler acisidir..Siyaset ve politikasizliktan adeta kiriliyoruz...son 40 yilda oldukca savrulan bir türlü akillanmaya gerek bile duymayan aymazligi üzerimizden bir türlü atmis degiliz...
Büyük cogunlugumuz nelerin döndügünden ve gelecekte halkimizi bekleyen gelismelerden bihaber savrulmus gidiyoruz... 



 Bu gelismelere örnek olsun diye icinde bulundugumuz durumun daha iyi anlasilmasi icin ,gecmis tarihimizden birkac anekdot sunmak istiyorum..

1925 harekati sonrasi Bin Xêt'e giden Kürt savascilardan, 1929 da cikarilan af kanunu ile bir cogu geri döner..
Bir kismi devlet tarafindan katledililirken bircoguda sürgün edilir..

Devletin kendisine karsi duranlari ve mücadele edenleri af ettigi görülmemistir..
Söyle veya böyle kücük vaatlerle kandirarak getirtigi Kürtleri sonradan cezalandirmistir..

Ders cikarmamiz gereken bir örnek,,
Ramanli Emînê Perîhanê ,1925 te bin xêt'e siginanlardandi..
Eminê Perîhanî devletin 1929 da 25 harekati savascilarini ele gecirmek icin kurdugu ilk tuzakti..
Af'i duyanlardan biride Emînê Perîhanedir ve arkadaslarina ülkeye dönecegini söyler..
Toplanan arkadaslarindan bir kismi dönme karari alirken cogunluk dönmeyi red eder..
Yine, bin xet'e sonradan göcen Xaco Aga devletin ihanetine ugrayanlardandi..Xaco Aga 25 te devlete hizmet ettigi halde devletin ortadan kaldirmak istedigi asireti ve genis cevresi olan bir Kürttü..
Xaco Aga güven olmaz gitme desede Perîhanê kararinda israr eder..
Xaco Aga ellerini kaldirarak "El Fatiha" der..
Buna sasiran Emînê Perîhanê ne diye Fatiha okuyoruz der..
Xaco Aga senin taziyene gelemeyecegimiz icin Fatihani simdi okumamiz lazim der..
Buna ragmen, Perîhanê döner..
Her affin icinde devlete hizmetin bir karsiligi mutlaka vardir..
Kardeside 25 mahkumlarindandir..
Devlet Emînê;
onu ikna edip teslim etmesini ister..
Emin kardesini ikna edemez, ancak ihbar ederek kardesini yakalatir..
Kardesi gözleri yasli abisine dönerek;
"Ben öglen yemegi isem sende aksam" der ve götürülür..
Devlet Emin'in kardesini idam eder, ardindan kendiside idam edilir...
Kürtlerin tarihinde bunun örnekleri coktur..
Bedirhanilerin nasil Yezdanseri,,Seyit Riza ve Aliserin Reberi varsa,,
Perihanîlerinde Emînî vardir..
Devlet amacina ulastiktan sonra kendi halkina ihanet edenleri asla afetmez...

Yine Seyh Sait'in kardesleri Seyh Mehdi,Seyh Tahirde ülkeye dönerler..Devlet kendilerine yer ve arazi verir, ancak bir süre sonra Trakya'ya sürgün olmaktan kurtulamazlar..

Bir baska hadisede Norsin Seyhlerinin basindan gecer..Onlarda 25 hareketine katilmaz ve devletle birlikte hareket ederler...Devlet kendilerine bu hizmetlerinden dolayi yüklü miktarda altin verdigi söylenmektedir...Harekat bastirildiktan sonra verilen hediyelerde misli ile geri alinir ve Konyaya sürgün olmaktan kurtulamazlar...

Konyada iken zamanin Bitlis valisi Kazim DIRIK Konyaya vali olarak tayin olur..Seyhler vali bizi taniyor gidip sürgün olma nedenimizi konusalim belkide ülkeye geri dönmemiz icin bizlere yardimci olur düsüncesiyle valiyi makaminda ziyaret ederler..
Seyhler;
Vali beyin konagina giderler..Kendilerini kapiciya takdim ederler ve valiye geldiklerini söylemesini rica ederler..
Vali onlari kabul eder..
Seyhler valiye:
Biz devlete yardimci olmamiza ragmen bizleri yine sürgün ettiniz, bizim sucumuz neydi diye sorarlar..?
Kazim DIRIK onlara taviz vermedigi gibi onlari asagilar..
Siz halkiniza ihanet ettiniz, yarin bize ihanet etmeyeceginiz ne malum?
Bu sözleri üzerine Norsin seyhler enselerini kasiyip makami terkederler..

Sözü günümüzde yasananlara getirmek istiyorum...
Bu devlet Kürtlere asla inanmazda güvenmezde..
Istediginiz kadar barista kardeslikte deseniz, devlet yine size güvenmez..

Nitekim 90 yildir Kürtlere karsi devletin politikasi,  hep havuc ve sopa olmustur..
Bazi Kürtlerin eline havucu tutusturmus, kendi halklarina karsi kullanmistir.. Devlete göre yaramaz Kürtler ise,, ona karsi duran ve halkinin talepleri icin mücadele eden bu kesimleride sopa ile sürekli dövmüstür..
Eline havuc tutusturulan Kürtler maalesef Kürdün kendi makus talihini yenmesine hep engel olmuslardir.
Bugün bu aymazlik had safadadir..


Yakin zamanda Türkiyede bir darbe girisimi oldu...
Maalesef !
Kürtlerin akillandigi pek söylenemez..
Türkiyedeki darbelerin asil nedeni ,bir türlü cözümlenmeyen Kürt meselesinden kaynaklidir...
Onlarin iktidar kavgalarinin nedeni Kürt meselesi ise ,,onlarin iktidar kavgalarinda Kürtlerin taraf olmasida gerekmez..Cünkü onlar ulusal cikarlari söz konusu oldugunda zaten sorunsuz bir araya gelerek anlasabiliyorlar..
Yakin zamanda 10 a yakin sehir ve kasabalarimizi Ucak,ve tank gibi agir silahlarla yerle bir ettiler...
Kim etti!
Bugün kavga edenler ortaklasa yaptilar bunu...
Onlarin agzi ile en az 8 bin insanimiz katledildi..Bunun ezici cogunluguda kadin ve cocuklardan olusan her kesimden sivil halkimizdi..

Kürt Memo nöbete!

Onlar birbirlerine iktidarlari icin hasim oldular, biz Kürtler ise sanki bizim kavgamizmis gibi taraf olmaya ve onlarin nöbetcileri olarak kendimize paye cikariyoruz..
Adam darbeyi engelledi, siz nöbetci Memolari yine görmedigi gibi  tesekkürüde Türklere etti... 
Ne haber amma!

Ama biz Kürtler ne yapiyoruz?
Bizi katleden sehir ve kasabalarimizi yikanlarin nöbetini tutmanin yani sira protestolarida sabahlara kadar hala sürdürüyoruz..
Peki!
Qamisloda barbarlar dün 50 nin üzerinde insanimizi katleden bombalari patlatirken, nöbetini tuttugunuz bu egemenlerin agzindan birakin kinamayi, bir tek laf bile ettilermi?
"Esek olunca semer vuran cok olurmus"
Peki bu sehir ve kasabalarimiz viraneye cevrilirken insanlarimiz katledilirken kac kisimiz nöbet tuttu vede protestolarda bulundu?
Iste akil tutulmasi budur...
Bunun adi ayni zamanda mankurtlasmadir..
Yani kendi degil bir baskasi olmamaktir...

Dün kardeslerini katleden sehir ve kasabalarini yikanlar,, ayaklari saglam bastigi andan itibaren tufanin en büyügü bizi bekliyor...