Çırê Musyon

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Bu adamda benım babam!






Bugün,

4 yil önce kaybettiğim babam Zoxpali Hêci Keko'nun ölüm yıldönümü.
Babam annesini hiç görmedi, 9 yaşında iken  babasınıda kaybetmiş.
Çile dolu bir çocukluk geçirdini bildigimiz halde, birgün olsun bize yaşadıklarından bahsetmedi.
Hep yakınlarımızdan ve köylülerimizden duyduk yaşadıklarını.

Harbi ve dobraydı,
kimseye eyvallah etmezdi.

Hep derler ya!
ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar.
Aksine benim babamda ağlardı.

Ben üc sürgün yasadim!
İşte o zaman gördüm babamın ağladığını..
Her üçünde de gözyaşlarını ne kadar gizlesede ağladığına şahidim...

Her insanın bir hüzünlü hikayesi vardır, bizimkide böyle işte.
Son onbeş yılını üç çocuğundan uzakta, sürgün çocukların babasiıolarak yaşadı...
Çocuklarına eşit mesafede duran ,sevecen, şevkatli, bütün görevlerini yerine getirerek ayrıldı aramızdan.
Hemde çocuklarına en çok ihtiyacının olduğu bir zamanda..

Biliyorum!
seni çok üzdük...

Nur icinde yat babam!

21 Ağustos 2015 Cuma

Özerklik mi istiyorsunuz?



Son günlerde peş peşe Demokratik özerklik bir diğer adıyla Özyönetimlerin ilanı ile , Kürdistanda halkı sokaklara döküp sonra çekilen, ve halkı devletle karşı karşıya getiren PKK , yaşanan kaosun birincil derecede sorumlusudur...
Eğer amaçlanan Demokratik Özerklik ise, bunun yöntemi onlarca gencin eline silah tutuşturarak kasabaları viraneye çevirip , onlarca ölüme sebebiyet vermek ve sonrasında çekilmek değildir....
Yeryüzünde hangi halklar nasıl bir yol izlemişse sizde o yolu izlersiniz..

Eğer samimi iseniz, yüzden fazla Belediye ve seksen milletvekili ile bunu demokratik zeminde akılcı bir yolla kan dökmeden ,yakıp yıkmadanda yapabilirsiniz.. Bağımsızlık değil bu bir özerklik talebidir..
Bunu kimden talep edeceksiniz?
Tabi ki egemen sistemin parlamentosundan..
Çünkü sizlerde o parlamentonun bir parçasısınız..O zaman o parlamentodan bunu talep edeceksiniz..Sokaklarda eline bir bildiri alarak özerklik ilanımı olur?
Sokak filmi mi çekiyorsunuz?
Valla böyle ilan edilen özerkliğe ben ilk kez şahit oluyorum..
Bunun adida kendi kendine özerklik ilan etmek olsa..
Kimsenin ne tanıdığı nede tınladığı vardır..Zaten ilanlarınızin ömrüde akşamdan sabaha kadardır..Akşam sokakları işgal edersiniz ,ilanınızı yaparsınız.,sabah oluncada cekilirsiniz..

Sonra ne oluyor?
Sabah erkenden devlet müdahale ediyor yakıp yıkıp öldürüyor..Özerk yönetimin ilan edilen  yöneticilerini tutukluyor ve böylece özerklik son buluyor..
Ne kadar komik?

Madem bölünmeye karşısınız, o zaman bu sorunun çözüm yeride meclistir..Hem o meclisin üyesi olacaksınız hemde kararları meclis dışında sokaklarda ilan edeceksiniz..Bu hangi kitapta yazıyor..?

Yapacağınız tek şey ,80 milletvekiliniz önce bulundukları meclise, biz Özerklik istiyoruz bunun mecliste görüşülüp karara bağlanmasını talep ediyoruz diyecekler..
Büyük ihtimalle meclis red edecektir..
Ondan sonra yapılacak tek şey yüzünü Kürdistana dönmektir..
Vekiller istifa edecek...Diyarbakırda kendi yerel meclisinizi oluşturacaksınız..
Dünya Parlamentolarına ve basınına bu ilanı , böyle bir talepte bulunduğunuzu, ancak bunun red edildiğini duyuracaksınız...
Tabi maaşlarınızdan ve rantınızdan feragat edecekseniz...Bunları bildiğiniz halde bilerek böyle bir yöntemi esas almamaktasınız..O zaman ciddi değilsiniz..

Peki amacınız nedir?
Savunmasız halkı öne sürerek Kasabaların yıkılmasına harap edilmesine sebebiyet vererek, halkımızı terörize ederek mağdur ediyorsunuz...Dalga geçerek özyönetimler ilan ediyorsunuz..
Çocuk oyuncağımı bu?
Bu iş Bakkal dükkânı açmaya benzemiyor...
Ortada işlettiginiz bir halk var..
Ben Özyönetim ilan ediyorum diyerek üç beş figüranı öne sürerek bir kesim halkı kandırabilirsiniz..Ama eskisi gibi artık kimse yutmuyor bilesiniz..

Daha önce Aysel Tuglukta sözlü olarak Özerklik ilan etmişti..
Ne oldu, nerede o özerklik?
Şimdiki Özerklik ilanlarınızda Tuglukunkinden pek farklı değildir..
Kaç kişi konuşuyor Tuğlukun özerkliğini?
İlan ettiniz sonra pek söz etmez oldunuz...
Peki özerkliği kim için istemiştiniz?

Bu saçmalığa bir son verin, eğer samimi iseniz, adam gibi yol ve yöntemine uygun hareket ederek talepler öne sürünüz , bakın göreceksiniz halk nasıl arkanızdan akacak...
Ama sizin amacınız bu değildir..
Bu yaşananları sizin istediginizide sanmıyorum..
Bunu İran istiyor diye yapıyorsunuz..
Çünkü sizin zaten iradeniz yoktur..
İran ve Türkiye Suriye sathında siyasal ve taktik savaşı veriyorlar..Sizde bu taktik savaşın figüranlar rolünü oynuyorsunuz...Ölen insanlarımız ,yıkılan kasabalarımız, İran ve Türkiye hesaplaşmasına kurban gittiler..
Peki sonuç?
işte ortada!