Çırê Musyon

15 Ekim 2014 Çarşamba

Kürtler tekrar Hewlerde toplandi!


Kobani kusatmasiyla Uluslararasi gücler ve Kürdistanlilar arasindada yogun bir görüsme ve toplanma trafigi yasanmaktadir.
Kürt tarafinda yasanan gelismeleri sebeb ve sonuclarini iyi irdelemeden, olasi gelismelerin uzun süreli ve kalici bir sonuca varmasida pek mümkün degildir.

Yasanan gelismelerin birazda zorunluluk geregi oldugunu düsünüyorum, özünde fikirsel olarak bir degisim yasanmamaktadir.

PYD Suriyedeki PKK nin degisik adidir.
Bunu yeryüzünde bilmiyende yoktur.

PKK'nin bu savasta,  ta basindan beri yanlis ata oynadigini hep söyleyip durduk. Bir tarafta statükoyu koruyanlar, diger taraftada statükolari dagitip yeniden olusturma mücadelesi veren gücler vardi.
Kimdir bu gücler?
Statükoyu savunan Türkiye,Suriye ,Iran ve Malikiydi. PKK bunlarin safindaydi.
Karsisinda ise statükoyu degistirmek isteyen basta ABD olmak üzere batililar ve Barzaniydi.
Bilindigi gibi Barzani bu savasin arefesinde 17 Kürt partisi ile Erbilde bir protokol anlasmasi imzaladi.
Eger bu protokole uyulsaydi, ABD ve batililar dört yil önce Suriyedeki savasa müdahil olurdu.

PKK veya PYD ne yapti?
Suriye'ye gecince hemen protokol karsitligini ilan ederek adeta diger Kürtlere karsida savas ilan ettiler.
Öldürme,tutuklamalar ve göcertmeler dahil bütün uygulamalari Kürtlere dayattilar.
Suriyede rejimin yaninda yer alarak bütün Suriye muhalefeti ile savastilar.
Ta ki!
Esat'in kolu kanadi kirilincaya kadar.
Sonrasi gelismeler ise malum, PYD nin iktidarini ilan ettigi topraklar ISID tarafindan kusatildi.


Bu duruma nasil gelindi?
Suriye,Iran ve Maliki gidince PYD ortada kaldi. Bir tek gidecekleri yer kalmisti o da Ankara'ydi. Bilindigi üzre öncesinde Demirtas Türkiye bize silah yardimi yapsin dedi.
Sonrasinda da Salih Müslim hemen Ankaraya kosarak yardim dilenmeye basladi.
Peki Ankara ne dedi?
-Basta kanton ve özerk yönetimden vacgececeksiniz.
-Esat adina savasmayacak, daha önce savastiginiz ÖSO ile birlikte hareket edecekseniz, size karismayiz dedi.
Aslinda Suriye'de PYD nin  diger Kürtlerle barisip , ayrica Türkiyeninde PYD ye silah vermesinden yanaydi.
Buda gerceklesmeyince, geriye calmak icin bir tek kapi kalmisti, o da Hewlerdeki Kürtlerin kapisiydi.
PYD bu zorunluluktan dolayi Hewlerdedir.
Herkes biliyor ki Salih Müslim'in iradesi yoktur.
Iddia ediyorum!
Salih Müslime, Kandil Hewlere git gitmistir.
Cünkü yeryüzünde hicbir devlet PYD yi ne destekliyor nede güveniyor.
Uluslararasi güclerin ta basindan beri düsündükleri plan ise, PYD yi Suriye koparip, Barzani ile ortak hareket etmesini saglamakti.
Uluslararasi gücler Barzani'nin yaptigi basarili diplomasi ile bugün Suriye'de müdahil oldular.
Eger batililarin düsünceleri dogrultusunda hareket edilmis  olsaydi,
bugün Güneybati ile Güney Kürdistan birlesmis ve özgürlüge bir adim daha yaklasmis olacakti. Cünkü uluslararasi güclerin planida bu dogrultuda isliyor olacakti, Kürtler özgürlüklerine, statükolar ise param parca olmaya mahkumdu.
Bunlarin hicbiri olmadigi gibi PKK satükolari yikmak isteyenlerin karsisinda saf tuttu.
Kürtlerin özgürlügünün önünede böylece set cekmis oldu.


Sonrasinda neler oldu?
PYD Güneyde kantonlar olusturarak, özyönetim dedikleri, icinde Kürtlerden ziyade arap,asuri ve baska halklardan insanlari kanton yönetimlerinin basina getirildi.
Ve Rojava devrimi diyerek bunu dünyaya ilan ediyordu.
Dünyada buna inanan sadece PYD ye yakin olan kesimlerdi.
Cünkü PYD tek partililik istiyordu.
Onlarda ayni fikirdeydi .
Tek partililik fasizimdir diktatörlüktür.
Yeryüzünde bunun sadece iki örnegi kalmistir.
-Küba ve Kuzey Kore
PYD Güneybatiyida Küba ve kuzey Kore gibi yönetmek istiyordu.
Buna müsaade edilmedi ve edilmeyecekte.
Peki buna destek verenler kimlerdi?
Ilginctir!
Ne kadar Kürt düsmani devlet veya örgüt varsa.
Basta Iran olmak üzere kantonlari destekliyoruz dedi, ardindan Türkiye ve Avrupadaki sol ve kominizm adina hareket eden kesimler anti emperyalizm adina desteklediler.
Her ay onlarca Kürdü daragacinda idam eden ceberrut bir devlet olan Iran, Kantonlara sahip cikiyordu.
Düsünün, statükolarin yaninda yer alan bir diger kesimde solcular ve koministlerdir.
Kürtler özgürlüklerine kavusmasin diye statükocularla, ta basindan beri hareket ediyorlar.
Suriyede diktatör Esat'i destekleyen, yine gecmiste saddam'a anti emperyalist diyenler ve ona kalkan olanlar yine bu kesimlerdi.
Sizce bunlar Kürtlerin dostumu?
Kim Kürtlerin özgürlügünü savunuyorsa o dosttur.
Solcular, koministler düsman safinda yer almis, emperyalist dedikleri ise simdi Kürtlerin yardimina kosanlardir.
Sizce dostlarimiz kimlerdir?
Özgürlügümüzü isteyenlermi, özgürlügümüzün karsisina dikilenlermi?



Gelelim bu en sondaki Hewler toplantisina !
Kürtlerin birlesmesini istemeyen namerttir.
Ama bu birlesme Kobani kusatmasi kaldirilana kadardir.
En büyük temenim! uluslararasi gücler en kisa sürede Kobanide sonuc alir ve Kürtlerde topraklarina en kisa zamanda  dönerler.
Ancak iddia ediyorum!
Yarin Kobani kusatmasi kirilsin, PYD nin ayagi yere bassin, hersey yine eskiye dönecektir.
Bunu neye dayanarak söylüyorum?
Yukarida da belirtmisim.
PKK tek parti fikrinden vazgecmedigi sürece ortak hareket etmeyecektir.