Çırê Musyon

29 Ağustos 2013 Perşembe

ÜÇÜNCÜ BİR YOL YOKTUR

Suriye'ye batılı güçlerin müdahalesinin arefesinde yaşanan yoğun tartışmalarda, antiemperyalist güruh olarak kendini ad eden grupların aslında birer Eset sever olduklarını biliyoruz.
Bu bağlamda Suriyedeki savasın emperyalist savaş yaygarası külliyen yalandır.

Suriye dinleri ve etnik kimlikleri cok olan sinirlari emperyalistlerce cetvelle çizilen onlarca Arap ülkesinden sadece biridir.
Emperyalistlerin kurduğu ve 30 yil Fransiz mandası olarak kalan bu ülkede, iktidara gelenler demir yumrukla Suriye halkını yönetmişlerdir.
Iktidar sultanlık esasına göre babadan oğula icabet etmiş bir ülkenin yönetimine, batılılar müdahale ediyor diyerek kendince arka çıkan Türkiyeli kemalist sol ile bölgedeki ardılları, bu despot ve zorba rejimin yaşamasından yanadrlar. Çünkü bu despot ve zorba rejim dönemsel olarak kendi çıkarlari gereği onlarada şemsiye açtığını bilmeyen yoktur.

Kürtler için Suriye rejiminin kalmasının hiçbir gerekçesi yoktur.

İki milyona yakin Kürdün yaşadığı bu ülkede despot rejimin, vatansız,kimliksiz,mülksüz,okulsuz,hastanesiz,politikalarının kurbanı olarak yaşamaya devam etmesi daha iyidir diyorsanız, batılıların müdahalesine karşı durabilirsiniz.
Onların antiemperyalistliğinin perde arkasında anti Kürtlük yattığı için, zorba diktatörün Suriye halklarına on yıllarca yaptığı haksızlığı ve zulmü görmezken, Batılılar bu zorba katili istemediğinden ayrıca  emperyal oldukları için onlara göre haksızdırlar.
Onlara göre zorba ve despot olmak sorun değildir, emperyal olmak çok büyük sorundur.
Peki siz bugüne kadar hiç bu zorba ve despot rejimin politikalarına karşı koydunuz mu veya eleştirdiniz mi?

Bu çevreler propagandalarında hepEl Kaide ve diger islami grupları sürekli işlemektedirler.
Diğer Surıye muhalefetinden hiç bahsetmezler. Bu gibi örgütlerdense Eset kalsın daha iyidir diyorlar.
Kısaca Suriye muhalafeti sanki hepsi islamcıymış gibi bir görütü vererek Kürtlere korku salmak istemektedirler.


El kaide mi, ÖSO mu yoksa Eset mi işgaldir?

Islami örgütlerin ve ÖSO'nun basına düşen görüntü ve haberlerini sürekli yayınlayarak Kürt halkını korkutmanın bir anlamıda yoktur.
Bunun arkasında Eset'e arka çıkma kurnazlığı yatmaktadır.

Batılı güçler eğer Suriye ye operasyon düzenlerlerse, Eset gibi El kaideninde kıçına bir tekme vurmasınıda bilirler. Çünkü islami kesimleri Mısır örneğinde olduğu gibi istemeyecekleri kesindir.
Evet savaş kötüdür savunulacak tarafıda yoktur.
Şartlar eğer sizin açınızdan olgunlaşmış  ise, Özğürlüğünüz açısından kazanan tarafın safında yer almişsanız  kazanımınız kesindir.

Üçüncü bir yol kesinlikle yoktur kimse kendini kandırmasın.

Bu arada Salih Müslim iki defa Türkiyenin gönderdiği özel uçaklarla Türkiyeye gitti.
Türkiye Müslime ÖSO ya katılın baskısında bulundu. Müslim ise sizde El Kaide ye destek vermeyin diyerek Türkiyenin önünü kesti. Bu Esat'ın fikriydi çünkü Esat ın bilgisi dahilinde Türkiyeye gitmişti.
Peki Esat ne yaptı?
Hemen Derika Hamo'yu uçaklarıyla vurmaya başladı.  Halka yönelik saldırılar olmasada göç için bir uyarıydı. Siz eğer ikili oynarsanız bende sizi böyle döverim demek istedi.
Bu saldırılar halkın bilinçli şekilde göcertilmesini sağladı. Bu nedenle Güney Kürdistana göçte böylece başlamış oldu.
El Kaide ve yan örgütü El Nusra ile Kürtleri korkutarak ve hergün bu söylemlerle yatıp kalkmak kurtuluş degildir. 
Bu olsa olsa bir yanılsamadır, çünkü Kürdistanda işgalci güç Suriye rejimidir.
Şunu unutmamak lazım,bütün kapılar uluslararası güçlere dogru çıkmaktadır. 

Bu güçler ortadoğuda statükoları çıkarlarına göre yeniden düzenliyorlar. Gelecekte yeni Suriye paradigmasınıda onlar belirleyecektir.
Eger Kürtler bu yeni paradigmanın içinde olacaklarsa kesinlikle bu güçlerle ilişkileri üzerinden değerlendirileceklerdir.
Kurtulus sömürgeci bölge statükocularının yanında saf tutarak olmaz.
Gelecekte Suriye yeni paradigması içinde Kürtler statüleri ile temsil bulma şansını bulacaklardır.

Eset gibi bir zalimi korumanın hiçbir gerekçesi yoktur. Eset Kürdistanın bir işgalcisidir.
Eset'in Suriyesinde Kürtler hiçbir hakka sahip değildirler. Bu açıdan Eset gitmelidir.

Suriyede nasıl bir hükümet kurulur diye sorarsanız,

Bu hükümette Nusayri, Hiristiyan topluluklar, sünni Araplar ve Kürtler temsil edilecektir.

Istediğiniz kadar çırpının safınızı doğru belirlemediğiniz sürece sizinle kesinlikle olmayacaktır. İsteyenler bunu bir tarafa yazabilirler.

Irfan KAYA

25 Ağustos 2013 Pazar

PWD' lilere geçmiş olsun



PKK onlardan ayrılan eski yol arkadaşlarına yönelik saldırılarına uzun bir aradan sonra, tekrar aynı yöntemleri hayata geçirerek saldırılarına kaldığı yerden devam edeceğe karar verdiği anlaşılıyor. Bu nedenle her muhalif için aynı tehlike devam etmektedir.

Sömürgeciler tarafindan donatılarak desteklenen ve bu imtiyazlardan palazlanarak Kürt halkının yurtseverlerini,aydin ve düsünürlerini tek tek bazende toplu olarak yok etmek onların varolus ve çıkis nedeni olsa.

 

Bu saldırıda bütün PKK yönetiminin payı vardır. Bu saldırıları zamanla ya kendileri işlemiş yada işlenen saldırıların bire bir savunucuları olmuşlardır.

Hatta bazıları ayrıldıktan sonrada bu ve benzer saldırıları halen savunabilmektedir.

şünün birileri PKK den ayrılıyor ve kendisi ile aynı konumda olanlara yönelik bir saldırıya alkış tutabiliyor. Bu nasıl bir ruh hali diye insan kendine soramadan edemiyor.

Oysa PKK literatürüne göre ayrılan herkes istisnasız haindir. Yapıda demokratik bır işleyiş yoktur ben demokratik hakkımı kullanıp ayrılmak istiyorum diyemezsiniz. PKK de zaten böyle bir hakta yoktur.

Önce bütün PWD'lilere gecmis olsun diyorum.

Dün bu saldırı ile ilgili eski bir PKK yöneticisinin olay ile ilgili yazdığı bir yazıya yorum yapan bazı eski PKK lilerin saldırıyı nasıl olumladıklarına şahit olunca, bu ruh haliyle bu insanların normal olmadıkları kanaatine bir kez daha vardım.

PKK den ayrılmış eski bir PKK li ile aramızda geçen polemiği aşağıya çıkarararak bu ruh halini sizlerle paylaşmak istedim.



Kaya Begler-Kaya Irfan Cok vahim bir vakiadir.PKK düsmanina baris eli uzatirken kendinden ayrilan muhaliflerine saldirmasinin anlasilacak bir tarafi yoktur. Düsman Kürdü öldürüyor bunu anliyoruz düsmandir yapar diyoruz,peki Kürdün Kürdü öldürmesini nasil anlatacagiz birbirimize? Burada saldiriyi olumlayan arkadaslar siz neye ve kime hizmet ediyorsunuz? Yetmedi mi Kürdün eliyle Kürdün kaninin dökülmesi? Yaziklar olsun bunu bu dönemde yapanlara lanet olsun.

13 saat önce · Beğen · 1

Mahmut Temel yaw kımse saldırıyı olumlamıyor bızde pkk den ayrıldık ama nıye pkk bu arkadaslara saldırsın saldıracak cok sey varken bu ısın ıcınde bır provakasyon var tıpkı rojavada oldugu gıbı bırılerı adeta koyun cesmesıne sıcmaya calısıyor orta hıc bır sey yokkennıye kalkıp pkk yı lanetlıyorsun kardesım baska ısınız yokmu

13 saat önce · Beğen · 1

Mahmut Temel vala kardesım ben kendı adıma konusayım osman ve gıbılerını hıc bır zaman kurt mucadelesıne hızmet edenlerın arasına koyamam hızmet edenler var ama hızmet edenlerın sırtından kazananlarda var bunlarda herhalde kendılerını bılıyorlar

13 saat önce · Beğen · 1

Kaya Begler-Kaya Irfan Mahmut bra sen PKK yapmadi diyorsun bende yapanlara lanet olsun denmisim.Madem ki yapmamis peki niye aliniyorsun?

13 saat önce · Beğen

Mahmut Temel bos konusup bır orgutu lanetlıyorsunuz kardesım kımse net bısey bılmedıgı halde lanetleyıp bırde sıddetı olumlayanlar dıye yakınıyorsunuz yoksa yanlısmıyım

13 saat önce · Beğen

Kaya Begler-Kaya Irfan Kim yapmissa lanetliyorum ne var bunda?

13 saat önce · Beğen

Mahmut Temel o zaman bekle kım yaptıysa acıga cıksın ondan sonra beraber lanetleyelım

13 saat önce · Beğen

Kaya Begler-Kaya Irfan Taş, "Bunların PKK'li olduğunu biliyoruz. Bunda hiçbir şüphe yok. Çektikleri görüntülerden PKK'li oldukları anlaşılıyor. Başkalarının provokasyonu değil, bu doğrudan PKK kadrosudur. Başarsalardı aslında toplu katliam gibi bir şey düşünmüşler. Evlere baskın öncesi, keşif yapmak isterken tesadüfen yakalandılar. Olay direkt bize yönelik" diye konuştu." Nizamettin Tas söylüyor.kendilerine saldiranlardan birinide yakalamislar.Buna ne dersiniz?

13 saat önce · Beğen

Mahmut Temel o zaman bırak tas bıraz daha netlestırsın

13 saat önce · Beğen

Kaya Begler-Kaya Irfan Simdi birileri sanada saldirsa bir Kürt olarak lanetlerim. Bir yanlisi lanetlemek kötü birsey ise susalim ne dersin? Ayrica bende PKK den ayrildim diyorsun. Peki senin cok sevdigin bu örgütünden ayrilma gerekcen neydi söylermisin? Hem ayrildim diyeceksin hemde ayrildigin örgütü savunacaksin. Bu ne cifte standartt degil mi?

13 saat önce · Düzenlendi · Beğen

Mahmut Temel sen once bos konusma ne ıcın ayrılmıs ısem senı ılgılendırmez ayrıca yedıgın tabagada sıcmamayı pkk den ogrendım

13 saat önce · Beğen · 1

Kaya Begler-Kaya Irfan Sende ayrildigina göre saldiriya ugrayanlarla konumun aynidir. Sanada böyle bir saldiri olabilir herkesin sevinmesi mi gerekir? Ayrica cok sevdigin ve ekmegini yedigin örgütünü arkadan hancerlemissin kalkip buradada örgüt adina kabadayilik yapiyorsun. Yok yedigi canaga sicmazmis hadi ordan bukelemum. PKK icin sende bir hainsin neyin savunmasi icindesin anlamis degilim.

13 saat önce · Düzenlendi · Beğen

Mahmut Temel haınler her yerde bellıdır bana saldırmadıklarına gore demekkı haın degılım oyle dusunenlerın sorunudur artık hıc bır zaman ben boyle bır ıhtamı pkkden hıc bır arkadasada yapıldıgını gormedım ama olanlarda kendılerını ıyı bılırler namusumuzla gıttık ve oylede geldık ve oylede yasıyoruz bırde hoca olacaksın bıraz analız gucunu yukselt bence cok basıt bır adama benzıyorsun

12 saat önce · Beğen

Kaya Begler-Kaya Irfan ;)) bak sorduklarima bir tek cevabin yok kalkmis bana nasil hoca olmussun diyorsun.Demekki iyi bir hocayim ki basit sordugum sorulara bile verecek cevabin yok. Cünkü salliyorsun yapma bak onlarin konumda sende olabilirdin. Bunun garantisi yoktur. Bir hareket ömrünü hareketine vermis sonradan ayriliga düstüler diye yavrularini yiyor. Sende kalkmis eski arkadaslarina silah sikanlari savunuyorsun ayip olmuyor mu? Onlar hainse örgüte göre sen nesin peki?

12 saat önce · Beğen

Mahmut Temel senın sorularına hepsıne cevap verdım ama sen duymak ıstedıgını duyuyorsun ben pkk nın boyle bır yonelımını yapacagına ınanmadım ve ınanmıyorumda tasın soyledıgıne ne kadar ınanıyorsun benım anlatmak ıstedıgım bu hoca

12 saat önce · Beğen

Mahmut Temel cun ku bız bıraz kendı malımızdan ıyı anlarız kumasın kalıtesıne bakar ona gore fıyat bıcerız

12 saat önce · Beğen

Kaya Begler-Kaya Irfan Sevgili Mahmut amacim sizinle polemik degildi fakat ilginc cevaplar alinca sana dost temelinde temennilerde bulunmak istedim.PKK literatüründe ayrilan herkes istisnasiz haindir.Sende örgütünden ayrilan biri olarak eski arkadaslarina yönelik böyle bir saldiriyi olumlamaman gerekirdi.Eger beni dinliyorsan burada keselim sende böyle bir tavir icinde olmamalisin diye düsünüyorum.Selem ve sevgilerimle

12 saat önce · Beğen · 2

Mahmut Temel ben boyle bır yonelımın olmadıgından emınım ve o arkadaslarımla her yıl newruzda b ır araya gelırrız o arkadaslarımıza karsıda hıc bır kın ve ofkemızde yok ama ısın gercegı cok fazla sevdıgımız kısılıklerde degıl ama bıl fııl onlara yapılan herhangı bır saldırıyıda kabul etmeyız ama ben bu saldırının olup olmadıgından emın degılım sen ne kadar yapıldıgından emın sen bende tam tersını dusunuyorum sanada sonsuz saygılar hocam

12 saat önce · Beğen

20 Ağustos 2013 Salı

Malla Gilêyin (Mallê Safarûn)

Nome ê mîyan şarî ma di Mallê û gilêyin bi.
Gijik ê (por) derg bi, nê qesnênî û zê keynon kerdîn gilê û bestini.
Ucara enê nomê girotib.

Nomê yî êsil ,Mallê kêy kekûn.

Vatişan gorê kê kekûn hiri bray bi..
Yew bra Kelaxsidi monenû,yew Çirraxirab'id yew zî mazrê kelaxsî Safarun di ca dunû xwi.
Enê hiri hemê dew, ke kekûn nê pîyêra..

Malla dîndar yew merdim bi.
Hot (7) rê zewecya bi.
In zewac Malê ra zaf qîj amêbî dinya.
Kes nêzanên çend qîj yî estibî, vatişan gorê en tay nizdê 40 qîj tera amê dinya.
Kê mallê pa tornun û qijon êya eyro nizde 300 kes rêhat estî.
Safarûn têna dewê mallê û qijûn mallê ya .

Mi vaştig ez yew hadisê Mallê û raştiyê êy ser binusî.

Vatişan gorê hiri lacê mallê şini rahar yew Heciyonic birnênî û ey darb kênî.
Heciyonic şinû huqmat di gerre kenû.
Mudeomomî Heciyonic ra vunû:
- Şahad to esto se dawa akir.
Hecîyonic mudêomomî ra vunû:
- Şahadê mi esto.
Zano kê sarê mallê  tera bikir, raşti ra şaş nebeno.
Mallê genû şahad mocnen ra.

Inê sera
Huqmat müfrezê finên û rahar.
Müfrezê şinû Safarûn, hiri lacê mallêy tepişênî û unî Darehêni û vecênî mehkema.
Mudeomumî kirar tepiştiş hêps wazenû, hakim zî qirar tepiştîş dunû.

Roc mêhkema yenû.
Celb huqmat kueno mallê dest, Malla şinû mêhkema.
Merdim mallê vanî:
-Malla, ti ifade bidi lacûn tuê toqif kênî, ti bê vatê ma bik ifadê medi?
-Malla vunû:
Şima sarê mi terakî ez raştira şaş nêbena.
Siba ez çi riya şina huzurê homay?
Malla qirar xo ra tepiya nê ageyreno, mêhkemad vera lacan xo vêciyeno.

Mudeomomî Mallê ra persenû û vunû:
Ni merdim derheq lacanê to di gerecîyo , vano hiri lacê Mallêy amê verniyê mi ez darb kerdo, Malla zî şahad mino ti vanê se?
-Malla vunû:
Mudeomomi beg, in merdim raşt vano.
Lacê mi bilaheq û sebeb şiy in merdim vernî û merdim darb kerd, mi pê ene çiman xoya di.

Mudeomomi û heqim, ifadê Mallê sera mêhkema erzênî tepîya.

Bacê merdîm mallê şinî heciyonic vênênî, xo miyandi Heciyonic kênî razî, Heciyonic zî şinû gerrê xo tepiya genû..Mêhkemê diyinid lacan mallê veradîyênî.
Huma rêhmê xo pê bikû. Eyro dinyad niyû.
La belê zê mallê insan eyro ina dinyad zaf kêmî.

Merselê Mallê zî in qede bî.

Irfan Kaya

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Güneybati üzerinde oynanan oyunlara dikkat

Son iki gündür gündemi Güneybatı Kürdistandan göç eden Kürtlerle ilgili haberler teşkil etmektedir.

Yakın tarihimizde ,Güney Kürdistanlıların 1990 lı yılların başındaki göçü ile birlikte, aynı dram ikinci kez tekerrür etmektedir.

Güneybatıdan Güney kürdistana göç eden Kürtler can korkusundan bunun farkında olmayabilirler, ancak onları göç ettirenler bunun çok iyi farkındadırlar.

Geride bıraktıkları topraklarına ve evlerine bir süre sonra Araplar yerleştirilecek.

Gelecekte tıpkı Kerkük, Musul ve birçok yerleşim biriminde yaşayan Kürtler gibi, aynı sorunlar ile karşı karşıya kalacakları aşikardır.


Halende Irak merkezi hükümeti ile yaşanan sorunlar yüzünden  ve Kürt siyasetçilerin pasif davranmaları sonucu , yerine yurduna dönemeyen Kürtlerin olduğu herkesçe bilinmektedir.

Aynı durum ile şimdi Güneybatılı Kürtler karşı karşıyadır.
Bu durumda yapilması gereken kendi topraklarını mecbur kalmadıkça terk etmek yerine, orada kalarak kendini ve topraklarını savunmaktır.

Mümkün oldukça Kürtler öz savunma güçlerini pekiştirmeli ve bu göçün önüne geçmelidirler.

Önlem alınmadığı takdirde ileride çok büyük siyasi ve hukuki sorunlar yaşanacağı kaçınılmazdır.




BDP heyetinin dokuzuncu görüşme adı altında Imralıya yaptıkları rutin ziyaretlerinde, Öcalandan getirdikleri yeni inciler bir hayli tartışılacağa benzemektedir. Gerci Öcalanı bilenler Bilir ya o bunu hep yapar.
Biz yinede kisaca bakalım ne inciler döktüğüne.

Öcalan konumundan oldukça şikayetçi;ve ekliyor.


'Araçsal görevim bitmeli stratejik bir konuma getirilmeliyim' Bu sözden ne anlıyorsunuz diye sorsam ,bilen az olmakla beraber bilmeyenler yığınladır.

Bunun anlamı, devlet beni araç olarak kullandı yani açıkça itiraf ediyor.


Araç kelimesinin karşılığı, eşya alet edavattır. Yani elinizde kullanarak iş meydana getirdiğiniz bütün nesnelere denir.

Öcalan bu sözleriyle açıkça devletin bu güne kadar kendisini kürt halkına karşı bir araç olarak kullandiğını kabul ediyor.

Peki bahsi geçen ve istediği stratejik konum nedir?

Güney Kürdistan'ın de facto bir konumu var. Ben dışarıda olsaydım bunu kesin engellerdim.

Defalarca güney ile ilgili kinini görüşme notlarında kustuğu ve niyetinin iyi olmadığı herkesçe bilinmektedir.

Yakında güneybatı Kürdistan'ın konumuda büyük ihtimalle güney gibi bir De facto durum olacağını iyi hesaplamaktadır. Hiç yoksa bunu bari engelleyeyim düşüncesi içinde olduğu kesindir.

Dışarıda ve stratejik bir konumda olursam bunu başarabilirim diyerek sesinin devlete duyurulmasını istiyor ve ekliyor; ben stratejik bir konuma getirilirsem bunları engellerim demek istiyor.

Yani demek istiyor ki devlet beni bugüne Kadar bir işçi olarak kullandı çok iyi iş çıkaramama rağmen bu yeterli değildir, söz veriyorum beni şef yaparsanız daha büyük işler cikaracağım demek istiyor.
 
Ruhen bitirilmiş bir toplumu bir daha öldürmek büyük zalimliktir.Anlaşılan Öcalan hızını tam almamış olacak ki, tam öldürmek için yeni bir görev daha istemektedir.
 
Irfan KAYA

 

16 Ağustos 2013 Cuma

KÜRTLERIN NÜFUSU NE KADARDIR?

Ape Musa Nazli Ilicak'ın da konuk olduğu bir panele katılır.

Moderatör  Ape Musa'ya, Türkiyede yaşayan Kürtlerin nufusunun ne kadar olduğunu sorar.

-Ape Musa 40 Milyon der,  Nazlı Ilıcak ise Türkieye de yaşayan Kürtlerin nufusunun 4 milyon olduğunu iddia eder.

 Panelin soru cevap bölümünde bir genç söz hakkı alır ve şu soruyu sorar:

Musa amca konuşmasında ,Türkiye de 40 milyon, Nazlı hanım ise 4 Milyon Kürdün yaşadığını söyledi.
Iki rakam arasinda uçurum var.
Acaba bizlere gerçekten Türkiye de ne kadar Kürdün yaşadığını istatistiklerle izah edebilirler mi?


Musa amca söz hakkı alır.

Ben gencimize çok çok teşekkür ederim, çok güzel bir soru sordu  der.

Ardından:  ‘Biliyorsunuz, Türkiye cumhuriyeti, biz Kürler hakkında istatistik tutmamış, biz Kürtlerinde istatistik tutmamıza müsaade etmiyor.
Bu yüzden ben gencimize istatistikle cevap veremem.  Eğer müsaade ediyorsanız bir fıkra ile Kürtlerin nüfusunun ne kadar olduğunu ispatlayabilirim.

Musa amca fıkradan söz edince  bütün dinleyiciler pür dikkat dinlerler.
Durumdan memnun olan Musa amca fıkrayı anlatmaya başlar.

’Bir gün çok güzel bir kız sokakta yürüyormuş, genç bir oğlanda kızın ardına takılmış. Laf atmış kıza, demişki; senin o kiraz dudaklarından öpmek isterim.

-Kız  oğlana bakmış, ayağının topuğunu göstermiş, "bak bununla kafanı kırarım demiş", Oğlan kıza bir adım daha yanaşmış, kızım ben çok üstten istedim, sen çok altan gösterdin, en iyisi gel ortasında anlaşalım’  demiş.

-Salonda kahkahalar kopunca, Musa amca taşı tam gediğe koymak için Nazlı Ilıcak’ a bakmış :
-Bu benimle Nazlı Hanım’ın meselesine benzedi der.

Ben çok üstten söyledim o çok alttan gösterdi en iyisi ortasından anlaşmamızdır dedi. 
Rivayet edilir, denir ki Nazlı hanım: ‘terbiyesiz herif ‘ deyip paneli terk etmiş, izleyiciler ise gülmekten adeta bayılmışlar.


Irfan KAYA

13 Ağustos 2013 Salı

İşbirlikçi kafalara Ape Musa tekmesi




Rahmetli Musa ANTER 1950 li yılların başında Istanbul iken, dönemin bakanlarından Kürt Cihat Baban , ilerleyen yaşı nedeniyle ANTER'e , oğlum Musa görüyorsun işte yaşlıyım, hayatta hiç kimsemde yok, ölümümden sonra olur ya  bürokratik işlerimle  ilgilenmen için sana bir vekalet bırakmak istiyorum der ve gereğini yapar.

Cihat Baban öldükten Istanbulda bir mezarlığa defin edilir.
Istanbul belediyesi bir süre sonra mezarlık yerini değiştireceğini, mezarlıkta yatanların yakınlarına yazı göndererek, yakınlarının istediklerinde bir başka mezarlığa ölülerini nakil edebileceklerini söyler. 

Belediyenin nakil işleminde ölü yakınlarına yardımcı olabileceğini bildirir.
Ape Musa vekaletıyle mezarlıktaki müdürlüğe gider. Belediye dozer ve kepcelerinin mezarları tahrip ettiğini görür.

Rahmetlinin mezarını arayıp sağlam yıkılmamış bir şekilde bulur.
Mezarı açar ve rahmetlinin kemiklerini bir torbaya koyarak başka bir mezarlığa gömmek için tam ayrılacağı esnada birde ne görsün.
Osmanlının  eski Musul valisi ve Türk edebiyatının yazar ve şairlerinden Diyarbakırlı Kürt  Süleyman Nazif'in mezarına gözleri ilişir. 
Süleyman Nazifin mezarının yıkık ve kafatasının mezardan çıkmış bir vaziyette ayakları önünde bulur.

Süleyman Nazif 1910 lu yıllarda Musul valisi iken, Mella Mustafa Barzani'nin abisi Abdülselam Barzaniyi, Musul meydanında ,Mella Mustafa Barzani'ninde meydanda halkın arasında olduğu esnada idam etmişti.
Ape Musa etrafına bakınır 'ey allahım sen nelere kadirsin der'  Hizmetlerinden dolayı düşmanın kendisine verdiği kıymet demek bu kadarmış der ve Süleyman Nazif'in kafatasına tekmeyi var gücüyle savurur.
Düşmanı'nın hizmetinde olan herkesin kafatasınında , birgün başka bir Kürt tarafından Ap'e Musa gibi tekmeleneceği biline.

Irfan Kaya

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Işbirlikcilik ve Kürtler üzerine

Kürtlerin gündemi günlerdir sınır kapısı ve ardından Salih Müslim'in İran ziyaretiydi.

Bu kadar çok spekülasyonun arkasında, Türkiye, Esat ve mütefiki Iran vardır.
Bu güçler Güney'in  Rojava Kürtleri ile ilişkilenmesini kesinlikle istememektedirler.

Smelka üzerinde yapılan spekülasyonlar gerçeği yansıtmamaktadır.
Bu köprü aslında sınır kapısı değildir. Güney yönetiminin sonradan ihtiyaç üzerine Fırat üzerinde inşa ettiği , tam sınırda Suriye ile bağlantı sağlanan bir köprüdür.
Bu köprü üzerinden çok kirli propagandalar yapılınca, Barzani yaptığı açıklamalarla son noktayı koydu.
Açıklamasında bu köprü üzerinden rojava için gerekli temel ihtiyaçlara izin verildiğinin ardindan, halende açık olmadığı iddiasındadırlar.

Kim Rojava Kürtlerinin yardımına koşacaksa buyrun diyen Barzani , bu iddia içinde olanları deyim yerinde ise sürklase etti.

İrandan dönen Salih Muslimin basına yaptığı açıklamalarda, Iranla her konuda anlaştıklarını söyledi.
Ne hikmetse,
-Kimse sormuyor hangi konularda anlaştınız?
-Yada Iran sizin hangi ulusal talebinizi destekledi?
-Yeni Suriye paradigmasi icinde Iran Kürtlerın nasıl bir statüleri olsun istiyor?

Bütün bu soruların cevabı orta yerde dururken,
Müslim rojavada hala peşmerge dahil hiç bir kürt partisinin gelip savaşmasını istemiyoruz diyebiliyor.
Bu görüşmelerden dolayı memnun görünen Müslim'e bakılırsa, Türkiye,Esat ve Iran'in peşmergenin Rojava'ya girmesini istemedikleri kesin.

Gelelim KCK ve ardılı PYD ye,
Güney olmasaydı, yıllarca lojistik desteği nereden alacaktınız?
Unutulmamalı, her sıkıntıda güney nefes aldığınız bir alandır.

Güneye düşmanı sokmak için geçmişte denemediğiniz parvakasyon kalmadı,
Barzani ve Talabani'ye kalmadık hakareti yaptınız. Ayrıca
düşmana defalarca güney'e karşı işbirliği teklifinde bulunduğunuzuda cümle alem biliyor.

Bir dönemler liderinizin Güneyliler için söylediklerini hatırlatmakta fayda var,
Bir görüşme notunda "Güneyde milliyetçi bir devlet kuruluyor. Bu Türkiye için büyük bir tehlikedir. Bunun panzehiride biziz diyordu Öcalan.
Bu şu anlama geliyor, bize destek verin biz bu oluşumu engelleyelim demek istiyordu.
Bu kadar açık düşmanlık besleyen Öcalan ve şurekası ,şimdi de utanmadan Barzani'yi işbirlikçilikle suçlayabiliyorlar.

Peki yıllarca Türk genelkurmayı ile işbirliği içinde olan, müteakip defalar Güney'e karşı savaş kararı dahil her türlü müeyyide uygulayan Öcalan'a, güneylilere bunlar nicin yapılıyor diyeniniz oldu mu?

Yine 2004 te genelkurmay'ın emir ve talimatları ile AKP ye karşı savaş kararı alan Öcalana,
ordunun en üst kurumu emir veriyor, bu partiyi biz sevmiyoruz siz bunlarla savaşın diyordu. PKK de yıllarca  savaştığı bir kurumun emri ile yine bir Türkiye partisi olan AKP  ile savaş kararı alıyordu.
Savaş bir ülkenin ordusu ile yapılır,  siyasi partisi icin savaş kararı alınmaz.

Nitekim Türkiyede ilk kez ordu iktidardan düşüyordu ve ilk defa bir parti AKP tam iktidar oluyordu.
Öcalan firsatı kaçırır mı hiç, hemen AKP ye bu askerler beni kandırdı ve size karşı bizi kullandılar.
Size söz veriyorum hiç birşeyde istemiyorum, ne derseniz onu yaparım diyerek AKP ye yanaştı.
AKP eşek midir ki bu fırsatı kaçırsın.
Şimdide AKP'nin adamı olan Öcalan, hiç bir talep öne sürmeden AKP nin bütün isteklerini yerine getirmediğini hiç kimse söyleyemez.


Gelelim Güneylilerin işbirlikçiliğine,
2003 te de facto durum sonrası batılı müttefiklerin ortadoğu politikalarının icrası için, TC ile zorunlu siyasi ve ekonomik işbirliğine giren Barzani işbirlikçi oluyorken, Öcalan'ın düşmanı adına kendi milletiyle savaşacak kadar ileri derecedeki işbirliği ise yurtseverlik oluyordu.

Gönül arzu ederdi ki, Kürtler ulusal çıkarları gereği ince eleyip sık dokusunlar.

Konjutür gereği,
şartları ve koşulları uluslararası eğemen güçler belirlediğine göre, yine kendi insiyatifi ile tavır alamayacağını düşünürek Türkiye ile yakınlaşan Güney yönetimi birçok çevrelerce eleştirilmektedir.

Yok mu güneylilerin hataları?
Offfff ! o kadar çok ki saymakla bitmez.
Bütün bunlara rağmen başta Rojava Kürtleri olmak üzere bütün Kürtlerin içinde bulunduğu bu zor dönemden ulusal kazanımlarla çıkabilmeleri , ancak ortak bir ulusal programla mümkündür.

Irfan Kaya

7 Ağustos 2013 Çarşamba

PKK nin tehlikeli oyunu

Suriyede yaşanan iç savaş tüm hızı ile Güneybatı Kürdistanada sıçradı.

Başta Selefiler olmak üzere muhalefetin akıl almaz saldırıları, başta gayrı müslüm topluluklar olmak üzere degişik toplum kesimlerini Esad'ın yanında saf tutmaya zorladı.

Bu duruma başta ABD olmak üzere batının selefilere karşı olan tavırlarından dolayı sessiz kalmaları, selefileri destekleyen başta Türkiye olmak üzere diğer müttefiklerininde gerilemesine neden olmuştur.

Batilıların Afganistan,Pakistan,Irak,Libya olmak üzere birçok coğrafyada savaş halinde olmaları nedeniyle kaygilarının olması normaldir. 

Esat ve rejim karşıtı bütün grupların, YPG ile catışmalara başlamasının ardından Güneybati kürdistan tam bir savaş alanına dönmüştür.

Bu yetmezmiş gibi güneye yönelik psikolojik savaşla PKK ikinci bir cephe daha açmış oldu.

Hemde ulusal kongre calışmalarının konuşulduğu bir dönemde yapılan sert açıklamalar sonrası ulusal kongrenin toplanmasının önüde şimdiden kesilmiş oldu. Bütün bu gelişmeleri PKK kendi istediği biçimde  baltalamış bulunmaktadır. Gerçi ulusal hiçbir politikası olmayanların ulusal kongreye katiıması ne kadar dogru , o boyutuda ayrı bir sorun.

Mesûd Berzanî’nin Hewlêr anlaşmasının garantörü olarak, PYD baskılarını eleştirmesini ve kürdler arası birlik için çaba sarf etmesinden rahatsız olan PKK ve ona bağlı yayın kuruluşları, yoğun propaganda bombardimanı ile  “Barzanî Rojava’yı karıştırıyor” diyecek kadar pervarsızlaşarak saldırılarına devam etmektedirler.

Güneybatı Kürdistanlı partileri ve örgütleri terör estirerek sindiren onları etkisiz kılan PYD nin,
YPG dışında hiçbir askeri güce izin vermemesi,
katliamlara engel olamayınca bu defa karalama kampanyalarını hızlandırarak alabildiğince bilgi kirliliğine başvurmaktanda geri durmadıkları görülmektedir. 

Şimdide Güney niye müdahalede bulunmuyor,
Güney bugünler için yoksa ne zaman vardır.
Kürtler nicin birlik olmuyor,
yine Barzaniden hic ses cikmiyor gibi tamamen halki kandirma ve aldatmaya yönelik propagandaların arkasına sığınarak kendi eksik ve yetmezliklerinin üstünü kamufle etmek, başarısızlığın faturasısıda Barzani'ye keserek baskın çıkmaya çalışmaktalar. 

Güneyin eğittiği, rojavalı Kürtlerden olşturduğu peşmerge birliklerini sınırdan içeri sokmayacaksın,
hatta gönderilen yardımlarıda kendi depolarında tutarak halka dağıtmayacaksın,
YPG dışındaki bütün güçleri düşman ilan edeceksin,
kuzeyde Kürt halkının topladığı yardimlarıda  utanmadan götürüp Kızılaya teslim edeceksin.
Kara propagandalarlada haklı olduğunu söyleyeceksin, bu kadarınada pes doğrusu.

Günlerce PDK sınır kapısını açmıyor propagandası yaptılar. 
PDK li yetkililerin açıklamaları sonucu yalan olduğu ortaya çıkınca,
bu kez Cemil Bayık'ın açıklamaları mevcut bilgi kirliliğinin dozunu dahada yükseltmeye arttı  hatta yetti bile.

Bayik'ın neler söylediğine bir bakalım.

Bayık,Güney Kürdistan’ı, ÖSO çetelerine yardımcı olmakla suçlamaktadır.
Güney Kürdistanlılarında  bu çirkin ve edepsizce saldırılara yönelik verdikleri tepkilerde,
Güneybatıda savaşan kardeşlerimiz istedikleri takdirde,
sekiz taburla yardıma amade olduklarını açıkça dile getirdiler.

Ayrıca basınada düşen haberlerinde,  El Nusra'ya gönderilen sivillere yönelik saldırılara son verilmediği takdirde müdahil olacaklarınıda söylediler.
Güney içinde bir tehlike olmasına rağmen , hatta böyle bir fiillerinin uluslararası hukukta zorluklari bilindiği halde yapılan açıklamalar bu minvalde.
Yaşanan gelişmelere bakılırsa büyük tehlike bir kez daha kapımızda. Bütün bunların Kürtler üzerinde oynanmak istenen büyük bir komplo olduğuda kesindir.
Türkiye ziyaretleri sonrasında Iran ziyaretlerinin başladığınıda belirtmeden geçemeyeceğim.

Bu arada Rusya'nın Kürt sevgisine ne demeli?
Güneybatıda Kürtlere yönelik saldırıları birlesmiş milletleri acil toplanmaya çağıran Rusya'nin Kürt aşkının birden depreşmeside bir o kadar ilginçtir.
Rusya'nın bu atağı müttefiki Esat için yaptığınıda unutmamak lazim.
Yoksa Kürtler hic kimsenin umurunda bile değil.

İrfan KAYA
















6 Ağustos 2013 Salı

Rojavada neler oluyor?

Son günlerde Rojava Kurdistan üzerine çıkan yazılardan dolayı korkunç bir bilgi kirliliği ile karşı karşıyayız.

Gün geçmiyor ki paylaşım sitelerine bir katliam haberi düşmesin. Çogu asparagas veya eski olan bu videolarla psikolojik bir savaş yürütülmektedir.

Toplum kime inanacağına adeta saşırmış durumda.

Bu propagandaların çoğu siyasi çıkar amaçlı olduğu kesindir.

Bunun dışında yalan yanlış bir haber bombardımanı altindayız.

Örnegin: Barzani ile ilgili yapilan spekülasyonlarla Barzani ve ailesi adeta linç edilmek isteniyor.

Yok sınır kapısı kapalıymışda yardım Rojavaya gitmiyormuş.

Barzani ne yapmak istiyor gibi haberler almış başını gidiyor.

Güneyliler hakikaten bu kadar basiretsizmi ki?

Nitekim dün Güneyli yetkililer kapının hiçbir zaman kapalı olmadığını duyurmalarına rağmen halen bu iddia içinde olanlar maalesef var. Başta PKK yöneticilerinden Cemil Bayik olmak üzere birçok PKK li kapı meselesine böyle bakıyor.

Şimdi soruyorum,

kapının kapalı olmadığını birinci dereceden yetkililer söylüyorsa , onlarin söyledigine mi yoksa Kandilden aşağı hiç inmeyen Cemil Bayik'a mı inanacağız?

Bu konuda iki gün önce yine yazmıştım.

PKK ne yapmak istiyor Allah aşkına?

Bunun böyle olmadığını şahsen ben imanım gibi biliyorum.

Neden diye sorarsanız,

Rojavalı peşmergeleri eğiten Barzani'ydi. Bu peşmergeleri sınırdan içeri sokmayanda sizdiniz.

Yine Barzani Rojavalı muhalefeti Hewler de bir araya toplayıp ortak hareket etme kararı almadımı hatta ortak protokol imzalamadınız mı?

Bütün bunları yapan biri nasil oluyorda kapıları kapatıyor?

Böyle bir derdi olsaydı niçin Peşmergeyi eğitip Rojavaya yollamak istesin?

Neden Hewler de muhalefeti toplayıp ortak hareket etme protokolünü imzalatsın?

Insanda biraz haya olur. Bu kadar alenice şmanlığada pes dogrusu.

Öyle karanlık bir tablo ciziyorlar ki, zannedersin şimdi Kürtler karşı karşıya gelecek. Bereket Kürtler geçmiste yaptıkları hatalarından dolayı buna pirim vermiyor.

Sormazlarmı,

Ya siz Rojavaya saldırıda bulunanlarla zaten başınız belada, başka derdiniz yok mu sizin?

Rojavaya gelen her gücü düşman ilan edip savaşırız diyende sizsiniz.




Rojavaya niye yardım edilmiyorda ne demek?
Allah aşkına siz ne istiyorsunuz?

Yanlış anlaşılırız diye neredeyse sesimizi çıkaramaz olduk. bu arada yazdıklarımdan dolayı çok yakın çevremdende eleştirel mesajlar aldığımıda söylemeden geçemeyeceğim.

Yahu Rojavada devrim oluyorsa karşı çıkan namert oğlu namerttir.

Yeter ki başka Kürtlere düşmanca olan tavırlarınızdan vazgeçin.

Yine Salih Müslüm'ün Türkiye ziyareti sonrası yaptığı açıklamalar daha taze iken, El Kaide bağlantılı örgütleri Türkiye'nin desteklediği kesin iken, Salih Müslüm'e bu yönlü sorulan sorulara tam destekliyor diyemem demesine ne dersiniz?

Ya destekliyor ya da desteklemiyor böyle ağızda gevelemede ne oluyor?

Rojavada devrim olacaksa en büyük paye yine sizin olsun, fakat bırakın Kürtler Rojavaya peşmergeleriyle aksın ,Rojava halkını korusun onlara yardımcı olsun.


Herkesi engelleyerek ne yapmak istiyorsunuz?
Bu yazıyı gelişen tepkilerden dolayı kaleme aldım.


Selam ve hürmetlerimle.

Irfan Kaya