Çırê Musyon

29 Nisan 2013 Pazartesi

MÛŞERÊ DAR'ÛN





MÛŞERE DAR'UN 

Şewûn ra yo şew, ruec'un ra yo ruec..

Tij ser kuê Çebaxcur'ra viyert şi..!

Dişmên dar ome!

Bin  dar'a verîn'id nişt ruê.

Rasne xo eşt ard..

Tûêrzîn xo sêr kerona nê rûe..

Pe yo omîda,pawit rûec newe vêco.

Dar'a pîr venda dar'ûn bînanid..

Yin'ra va !!

In qêde nibeno,

Wextag şima di tûêrzîn ome,

Honc zê vêrî,,

sarê-ma yo yo ser'ra birnenî,,

Ma xo mîyan ra yo dara bêlûkerde bivicîn,,

wa şêr î  tûêrzîn'id qal bikîr...

Wa omîdê  ma biyar zuvan ser...

Homa rêhm yin zerê finû, pîzê êyn marî biveşû..

Mûşere ra pê, daran xo mîyan ra yew wêkîl vet...

Dar'a pîr veng xo kerd berz,

Êyn'ra va.!

Hîn bes nyû!?

Reûna şima he ma sarê'ra birnênî.

Kuek ma şima  bin'ra uncênî.

Ma  darû  mazêr!!

Holê  ma  şimarî, dar'an bînan'ra hîna zêdê wo.

Daran bînani'ra insan ser'id yew  rê lêzet vêneno.

Şima,  mar'a ser'id,  hîri û çahar waxt  lêzet vînênî.

Balî , mazî  û gezmin !!

Pel ma benu wêr  Bizûn...

Bir ma , tendûr'ûn şimad  beno adir!!

Kolî  ma zimiston, şima  kênî  germin!!

Ma bênî  dar û mirdeq  bûnun şima,,

Kuek ma,  co  xore'ra  awê  xo gênî,,

Guên dani yegon û yenon  şima,

Tuêrzîn vano !!

Şima tim xapîyênî,,

Şima qayîl rehm ma zerokû,,

Şima zanî,  rehm ma zered çîna!!

Ya bîn,,  ma quwêt xo şima ra gênî,,

Sarê şima , tim pê deston şima'ra tira beno,

Şima dim ma nêdî !!

Ferq ma û  yew kera zê  cîyo,,

Na  mesela, meselê  milletê  Kirdona ,

Dêrd  ma wo vêrîn!

Ma mîyanid , şit heremnayê estî..

Ma mîyanid oladî  nunquar zêde  ray ...

Kam dêst dişmên tepişû, êyn ra paşt bigerû!!

Tim bindest û neçar monenu....!

Fehmi Bilalî Liceyic

Ni niştê Fehmî Bilal mi çarna zonê ma.

Irfan KAYA-Almanya

"Liceli Fehmi Bilal'in kaleme aldigi Agaclarin söylesisi"




Ağaçların Söyleşmesi  (Türkçe)

Gecelerden bir gece, günlerden bir gün
Güneş Çapakçur dağını aşıp gitti
Oduncular gelip
Yaşlı bir meşe ağacının altına oturdular
Kıldan yapılmış urganını yere,
Ve baltayı da bir taşın üzerine bıraktılar.
Umutla yeniden yeniden gün ışığının yükselmesini beklediler.
Yaşlı meşe ağacı çevredeki ağaçlara seslendi
Onlar dedi ki,
“Bu böyle olmaz
İşte gene balta geldi
Birazdan, her zaman olduğu gibi
Her birimizin başlarından kesmeye başlayacak
Bizler aramızdan bir yönetici seçmeliyiz
Ki gidip balta ile
Konuşsun
Kendisinden ricada bulunup, beklentilerimizi dillendirsin
Belki bize acır”
Çevredekiler bu büyük ve yaşlı ağacı kendilerine vekil seçtiler
O meşe ağacı yüksek sesle dedi ki;
“Beyim artık yetmez mi?
Yıllar yıldır başlarımızı
Kesiyorsunuz
Köklerimizi yerlerinden söküyorsunuz
Meşe ağaçları olarak bizler,
Tüm diğer ağaçlardan daha yararlıyız!
Ötekilerin yılda tek ürünleri varken
Bizlerin yılda üç dört ürün verdiği oluyor
Mazi,gangol, giji şepik, berzi
Yapraklarımız keçilere yem olur,
Dallarımız tandırların yakacağı olarak kullanılır
Odunlarımız kış ocaklarının yakacağıdır
Düzgün dallarımız damların örtülmesinde kullanılır
Köklerimiz suyu toprağın derinliklerinden alır
Bu ekinlerimize, tarlalarımıza hayat verir.”
Balta yanıtlamakta gecikmez
“Sen iki yönden de yanılıyorsun
Bir kere benim insafa gelmemi bekliyorsun
Ne yazık ki bu benim özümde yoktur.
İkincisi ben gücümü senden alırım
Başını senin ellerinle keserim her zaman
Sen bana sap vermezsen eğer,
Benim taştan bir farkım kalmaz!”
Bu Kürtlerin de sorunudur.
Tüm dertlerimizin kaynağıdır, ilkidir.
Kimilerimiz haramzadedir
Kimilerinin nankör evlatları var
Kürtler düşmanlarıyla el ele tutuşup onlara destek oldukça
Boyunduruk altında, çaresiz ve zavallı kalacaklardır.

Fehmi Fırat (Lice)

10 Nisan 2013 Çarşamba

Her milletin dünyası bir, KÜRDÜN dünyası başkadır.



Kürtler arasi kavgalar meşhurdur. Küçük bir kıvılcım kendi kanlarini dökmeye yeter artar bile.

Ismail Beşikci hocanın 1990 'ın  başında yazdığı "Devletlerarası sömürge Kürdistan" eserinde Kürtlerle ilgili sosyolojik tesbitleri her kürdün okuması ve aklını başına devşirmesi gerekir.

Son günlerde Kürt gençleri arasında Dicle üniversitesinde başlayan olayları okuyunca aklıma Beşikçi hoca geldi. Eserindeki sosyolojik tesbitleri Dicle Üniversitesinde kavgaya tutuşan Kürt gençlerinin ruh halinin, hocanın eserindeki haklılığını ve Kürdün ruh halinin dışavurumudur.

Beşikçi hoca eserinin bir paragrafında Kürtçe Kuran-ı kerim okuyan ve Kürtçe vaaz veren imamlarda yurtseverdir. Çünkü sömürge ulusun yasaklanan dilinden Kuran-ı ve vaazlarinda halkın anladığı dilden verdiği yani sömürgeci egemen ulusun dilini red ettiği içindirki yurtseverdir.

Sol ve egemen ulusun argümanlarınca bu Kürt imam gerici yada yobazdır. Peki neden?

Çünkü egemenin dilini konuşmadığı için, ona olan tepkisinden dolayi gerici ve yobazdir..

Egemen ulusun solcusu ve milliyetçisi kendi islamcısına pek tepki vermez. Islamcısıda solcusuna ve milliyetcisine. Söz konusu Kürt islamcı olunca Kürdün solcusunu ve milliyetcisine islamcısına karşı kırdırır, islamcısınıda solcu ve milliyetçisi ile karşı karşıya getirerek birbirine kırdırır. Bugün Dicle üniversitesinde yaşananlar buna en iyi örnektir.

Kürtler kendi reklerine , farklılıklarına ve kimliklerine niçin bu kadar düşman olabiliyorlar, bunu anlamak zor olmazsa gerek.
Sömürgeciler kürdün bu yumuşak karnını sürekli kaşıyarak, Kürdü adeta birbirlerine karşı  ötekileştirdiler.
Dicle üniversitesinde yaşananlar bu ötekileşmenin tezahürüdür.
Peki Türk ,Fars veya Arap versiyonlarımızda bunları görmek mümkün mü? Çünkü hepsi kendi uluslarının çıkarı söz konusu olduğunda hemen millileşebiliyorlar.
Bizde bu böyle midir?
Tabiki hayır!
Şimdide bibirlerini sömürgecilerin işbirlikçileri olarak suçluyorlar.
Bana sorarsanız her iki kesimde bu işbirlikçilik rolünü çok güzel oynamaktadırlar. Peki bu çatışma ve kaos ortamından kimlerin çıkarı olabilir? Tabiki sömürgecilerin.

Kürtler bunu aşmadıkları sürece uluslaşma sürecini tamamlayamaz ve özgürleşemezler. Devletleşen uluslar bu farklılıkları özümsemiş ve bunları aşarak özgürleşmişlerdir..

Düsünce farkliliklarini hic mi hic özümsememişiz. Oysa  fikir ve düşünceler bibirinin zıt'ı üzerinden gelişeceğini, yine bu hoşgörü ve özümseme ile demokratik kültüründe oluşacağını ve toplumun ancak böyle değişip dönüşeceğini bilmemiz gerekir..

Bütün bu olumsuzluklar kendi iktidar alanlarının kayacağı kaygısından kaynaklandığını biliyoruz.
Oysa kendi toprakları üzerinde iktidar hiç değilken, kendi fikir ve düşüncesinin düşman işgali altındaki topraklarda iktidarını koruma kaygısı ,kendi kanını dökmesi için yeterli neden olabiliyor. Şunu unutmamalıyız fikir ve düşünce farklilığımızdan dolayı kavga etsek bile sömürgecinin gözünde hepimiz kürdüz.

Sömürgeciler sizi birbirinize kırdırarak güçten düşürmek için her yolu deneyebilirler.
Kürtler bu oyuna gelmemeliler.
Sömürgeci size islamcı,solcu veya milliyetçi gözü ile bakmaz. Onun gözünde hepiniz aynısınız ,yani Kürtsünüz.
Solcuyu islamcıya,islamcıyı solcuya karşı sürekli kötüleyerek karşı karşıya getirmek isterler. Aranızda çelişkileri derinleştirerek bibirinizden nefret etmenizi sağlayabilirler. Çünkü onların iktidarları sizin parçalanmışlığınız ve güçsüzlüğünüz üzerine kurulmuştur.

Ezilen milletlerin sagcısının ,islamcısının,milliyetçisinin birbirlerine karşı haklılığı olamaz. Ezilenlerin ortak paydası özgürlükleridir.

 Özgürlüğümüz için tek yol vardır: Kendi aramızdaki tüm fikrî ayrılıkları bir kenara bırakıp, düşmana karşı birleşmek. Kürtlerin farkli fikir ve düşünce taşıyan kesimleri bunu bilince çıkarmalıdırlar.
Düşmanınızın size vereceği her hediyeyi zamanı geldiğinde fazlasıyla geri alacağınıda unutmamalıyız.

Komşu kızına yan bakmakla namus helak olmaz,fakat düşmanın sözüne kanarak tecavüzüne maruz kaldın mı namus hergün helak olur.
Bu cümlede ifade etmek istediğim solcu islamcıyı ve milliyetçiyi,milliyetçi solcu ve islamcıyı,islamcı her ikisinede üstünlük sağlayarak özgürleşemez. Bütün bu zenginliklerin olmasi gerekmektedir. Birinin olmaması bile eksikliktir.
Her fikir zıddı üzerinden gelişir.

Irfan Kaya