Çırê Musyon

17 Kasım 2012 Cumartesi

Biz bu tiyatroyu cok izledik!



"Kişinin iştir aynası lafa bakılmaz"
Açlık grevlerinin böyle neticeleneceğini sağır sultan bile biliyordu.
Herşey Imralidaki hazret'in göndereceği vahiy'e bağlıydı nitekim öylede oldu.
Hazret, bugün kardeşi Memo ile vahiy gönderdiö eyleme son verin dedi ve eylem sona erecek.

Öcalan , BDP ve PKK nin bütün eylemlerini hep böyle sonlandırmıştır.Biz Kürtler buna zaten aşinaydık. 
Kuru kalabalik yapmanin halki terörize etmenin ne anlami vardi?

Biliyormusunuz! bu eylemlerden dolayı ne kadar ögrencinin tutuklandiğını veya okullarından uzaklaştırıldıklarını, yazık değil mi? 
Imrali ve devlet Kürtleri bilinçli harekete geçiriyor ve Kürtlerin gazini alip, sonrasinda da böyle neticelendiriyorlar. 

Herkesin bu oyunlari artık görmesi lazım.
Biraz hafizamızı zorlarsak hatırlayabiliriz hep böylede olmuştur. 
Iradesizlerin başlattığı eylemleri neden hep Öcalan bitiriyor?
Geçmişte yemin törenine katilmama eylemi yapildi,dendi ki meclise gitmeyeceğiz anadilde yemin edilmezse. 
Hatirlayin ne olmustu.
Öcalan hemen gidin yemin ediniz yeni bir kriz cikarmayinız demisti ,tıpış tıpış gitmişlerdi.
Iki yıl önceydi sanırım Millet-i sineye döneceğiz dediler, Öcalan yine ne millet-i sinesidir lan zirtoluk etmeyin, gidin meclise demişti, yine tıpış tıpış gitmediler mi?
Bugünde açlık grevlerini sonladırın demiş.

Sormak lazim,
-Kendisini ilgilendiren talep mi karşılandı?
-Anadilde eğitim hakkı mı kazanıldı?
-Sadece anadilde savunma hakkiniz vardır, ancak onuda kendi paranızla tercüman tutarsanız  size mahkemede  tercüman olabilir yasasi meclise gönderildi .
Devlet zaten bir aydır bunu yasallaştıracağız diyordu nitekim yasallaşacakda.

Degerli okuyucular böyle komik bir tiyatro hic izlediniz mi?
Bir kişiye endekslenmiş bir eylem icin yüzlerce kişi acliga yatiyor,bitirin diyor bitiriyorlar.
Kürt halkının haklı talepleri için eylem yapın desinler yapmazlar. Yarin benim icin yine greve girin dense tekrar açlık grevine yatacaklarından hiç şüphem yoktur.
Bir halkin hakli davasi bir kişiye endekslenerek bu kadar manipüle edilemez edilmemelidir.
Lanet olsun bu oyunu oynayan ve oynatanlara.
Tek tesellimiz bundan sonra bu eylemden dolayi kimsenin ölmeyeceğini bilmemizdir.

Selamlar.

13 Kasım 2012 Salı

Kerwati


Yew Kird û yew Arminî bênî kerway yewbinan.
Kird ma tim şinu kê kerwe xo. Kerwe ê cir tim kufton û werû weş pocênu unû ê ver.
Kird zi musaw wer û weş qe vindenû zedera şinu kê kerway xo.

Cêne Armini vuna merik ti zî rocek şuê kê kerway ma.
Arminî cêne xo ra vunu:
-Honim ez î qayilai rocek meyman kerway xo bi.
Yo tim yenû ma nêşk"e şêrî kê kerway xo.

Armeni sodê xo kenû heqbê xo û kueno rahar hetê kerway ho ya şinu.
Hettan a ruec kes meyman nêşibi kê Kirdê ma.
Armini yenû kê kerway xo , cêne kerway xo şaş kena û vuna:
-Merik ti şi kuftê xo mird werdî. kerway ma omê û ma cir çi pocênî?
Kird cêne xora vunû:
Honim ti vuna ma nêşkêni kerway xo razi bikeri?
Şar bergul awk di pocenû ma kerway xo ri ruen di pocenî û ver nunî rue.
Cêne kerway ruen dekena xillê xo û Bergul kena ver û pocena.
Bergul benu zêy esti. cenê kerway nuna sêr sini û bena kerway ver di nona rue.
Armeni kocik dun bergul û benu xo fek, onênû bergul biyu zêy esti û dindon ê purê nişinû.
Arminî vunu:
-kerway ni çinaw ?
Kird vunu:
-Kerway tori holê zî nibena.
Şar bergûl awk di pocen ma to ri ruen di pot, to gore yew qusir ma esto se vacê?
Arminî fam kenu hettan a ruec kes nêşiyo kê kerway ey.
Kerway ê zaf qimmet dawu ci labelê kerway ê biyu qirbon nezanê xo.

Irfan KAYA

4 Kasım 2012 Pazar

Aclik grevleri ve devletin tutumu


Bir devlet düşünün red ve inkar ettiği dilden yayın yapan Televizyon ve radyolar açsın, ve açtığı bu yayın organlarıyla red ve inkarı kaldırdıklarını her platformda sık sık tekrarlasinlar.Ancak aynı devlet serbest bıraktığı dili kullananlara karşı yasalarından dolayı hala cezai müeyyideler uygulamaktadır.
Hem olmayan dilin var olduğunu söyleyeceksin hemde hakimlerin ve savcıların bu dilden savunma yapmak isteyenleri on yıllarla cezalandıracak."Bu ne lahana bu ne perhiz" Yeryüzünde bu çağda kendi verdigi hakları mahkemeleri tarafından geri alınan bir başka ülke örneğine rastlayamazsınız.

Türk Savcıları ve hakimleri devletlerinin bu yasakları kaldirdığından sanki haberleri yokmuş gibi davranmaktadırlar. Bu devlet için utanılası bir durumdur. Devletin eğemenleri ise pişkin bir edayla Kürtce diliyle savunma hakkının yakinda yasallaşacağını söylüyorlar.
Red ve inkar kalktığına göre bu dilin kamunun her alanında serbest olması gerekirdi.
-Peki Televizyon ve radiolarda bu dilden yayınlarına devam etmesi neyin nesi oluyor?
-Bu kadar cok çelişkiyi bir arada yaşayan bir devlet acaba var mi?

Nitekim dün Adalet bakanı Sadullah ERGIN bir yasa taslağını meclis plan komisyonuna gönderdiklerini ve son şeklinin bugün yarın verileceğini söylüyordu. Açlik grevlerine yatırdıkları bu insanların talep ettikleri maddelerden birçoğunu yerine getirdiklerini şimdiden söylemeye başladılar bile. Eğitim müfredatına Kürtce seçmeli ders de koyduk.Üniversitelerde Kürt dilinde kürsülerde actik. Hemen hemen taleplerinizin büyük oranda karsilandigini söyleyip açlik grevlerıne son verilmesi yönünde şimdiden seslerini yükseltmeye başladılar bile.

Bu yaşananlar Imralı.Kandil ve esgüdüm içinde çalışan devletin bir oyunudur.Tezgahlayan hayata geçirende kendileri son verecek olanda kendileri olacaklardır. Akabinde bir başka merkezden(Qandil) yapilan açıklamada grevin henüz amacina ulaşmadığını bundan dolayı devam talimatini veriyordu. Bu devlet Öcalan ile görüşüyorsa sizinlede görüşüyordur. Osloda ve daha öncesi Qandilde devletle mütaakip defalar görüşülüldüğünü bilmeyen kimse kalmadı.

Oynanan oyun açıktır.Devletin uygulamaya koyduğu konsept tutmayınca, tekrar Öcalanı piyasaya sürerek, Kürtleri Öcalan'in yörüngesinde tutmak ve isteklerini Öcalan vasitasiyla Kürtlere kabul ettirme planini yürürlüğe koydular. Kandil ise biz olmadan tek Öcalan ile yürütülen çabalar sonuç vermez diyerek müdahil oldu. Öcalan ve devlet istesede Kandil istemedikten sonra bu açlık grevleri devam edeceğe benziyor. Burada  asıl düşündürücü olan bence şudur. Kandil üzerinde etkili olan dış dinamiklerin(Esad ve Iran) buna onay vermedikleri sürece  sonuç alınmayacaktır.
Devletle ayni safta olan Öcalan ile Esad ve Iranla ortak hareket eden Kandil'ın durum bu. Bunun bedelini ise açliga yatirdikları insanlar ödeyecek. Bu hep böyledir.

Gelelim açlık grevi için öne sürülen taleplere,

bu açlik grevi için öne sürülen taleplerden, anadilde eğitim en önemli ve benım için  baslıca taleptir.Bu bütün Kürdlerin ayni zamanda vazgeçilmezidir.
Ana dilde savunma hakkıda bir o kadar önemlidir. Peki  bu taleplerin en birincil olanı bu muydu? tabiki hayır,asıl amaçlanan Öcalan'in serbest bırakılma zemininin hazırlanmasıdır.Her tutsak gibi Öcalaninda bir an önce özgürlüğüne kavuşması benimde temenimdir.

Ancak Kürtler tarafindanda Öcalan için öne sürülen talep pek rağbet görmemişe benziyor. Hakli olarak Kürtlerin özgürlük anlayışı buradada öne çıkmaktadir. Öcalan'ın ilişkilendiği güçlerin sürekli değiştigi, her türlü işbirliğine Kürdün ulusal taleplerini hiçe sayarak pazarladığıda herkesin malumudur.Öcalan'a Türkiyenin en ayrıcalıklı mahkumudur demek daha doğrudur.

Zaten kendisi  dememişmiydi bagimsiz Türk mahkemelerine güveniyorum,benim yargilanmamda en adaletli kararida vereceklerine inaniyorum demişti.. Kendi söylemlerinden yola çıkarsak güvendiği mahkemelerin Öcalan'a  verdikleri karara Öcalan dahil bütün PKK lilerin saygılı olmasi gerekir. Peki şimdi bu açlik grevi için öne sürülen onun özgürlüğü ve üzerindeki tecrit talebinin sizce haklı bir gerekçesi kaldımı?
Ayrica geçen yıl en son görüşme notunda beni hem Kandil hemde hükümet kandırıyor dememişmiydi?
Görüşme taleplerini kendisi istemedıği için yapılmadığıda biliniyor.

Biz bunlari söylerken bazi çevreler bize Öcalan'a karşı düşmanca bir tavrınız var deniliyor. Hayir biz Öcalan'ın düşmanı  degiliz, biz oynanan kirli oyunları deşifre ettiğimiz için bazı çevreler rahatsız oluyorlar.
-Yukarida Öcalan'ın yargılandığı dönemde mahkemede söylediklerini duymayan Kürt varmıdır?
-Peki biz nasıl oluyorda ona düşman oluyoruz? Kendisi kendi ağzıyla bunları itiraf etmiş yedi cihanda bunu duymuştur.
Oynanan oyun devletin bütün Kürtleri tekrar Öcalan'ın kontrolü altına almasından başka birşey degildir. zaten Öcalan en son geçen yıl biz devletle her konuda anlaştık dememişmiydi? Barış konseylerini oluşturun hemen calışmalara başlansın diyende kendisiydi. Peki devletle anlaştığını geçen yılın temmuz ayında beyan eden Öcalan'in koşullarının kötü oldugunu düşünebilirmiyiz? Ancak Öcalan'in üzerindeki tecritin son bulmasina yönelik talepleri meşru ve haklı taleplerdir. Bu taleplerın şimdiye kadar karşılanmasıda gerekirdi.Devletin zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerekir.Öcalan'in ailesi ile düzenli şekilde görüşmelerine tekrar kaldığı yerden başlamasi gerekir.Devletin koster bozuldu gibi basit yalanların arkasına saklanarak işi sulandırmaktan vazgeçmesi gerekir.

Bundan dolayı zaten mahkum olan , iradesi olmayan bu insanlari açlığa ve ölüme sürmekte neyin nesi oluyor? Dişarıda bunu destekleyenlerde açlik grevine başlasınlar dendiğinde kıyameti koparanlar, bu kirli oyunun
figürani olmaya  bir an evvel son vermelidirler.Selamlar

Irfan KAYA